İçeriğe geç

Benim Değil Onun Hikayesi

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Benim Değil Onun Hikayesi

Bölüm 4

Ben Sana Aşığım

Bölüm 3

Ben Sana Aşığım

Onu ilk gördüğüm günden beri, sanki dünyamda hep o vardı.

Dikkatim, farkında olmadan sürekli ona kayıyordu. Ne yaptığına, nasıl davrandığına, neyle meşgul olduğuna bakardım. Her derste gözüm onu arar, çoğu zaman fark ettirmeden onu izlerdim.

Bazen sadece onu görmek bile yetiyordu.

Her sabah okula erkenden giderdim.

Sırf onun bisikletiyle okula gelişini görebilmek için…

Onun bundan haberi yoktu.

Ben ise okul bahçesinde, onun geleceği anı beklerdim.

Eren zaten çok cana yakındı. Benimle de çok konuşurdu. Onun bakışları ise bana hep farklı gelirdi. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama bana öyle baktığında sanki her yerde binbir türlü çiçek açardı.

Neşeliydi.

Onu üzgün gördüğüm zamanları hatırlamak bile zor.

O yaşlarda aşkı gerçekten bilmiyordum.

Bazen dizilerde sevgili olan insanları görür, aşkı anlatan filmler izlerdim. Ama aşkın gerçekte nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum.

Bir gün bir yerde, insanın hayatında yalnızca bir kişiye âşık olabileceğine dair bir şey duydum.

Buna inanıyordum.

Çünkü ben zaten Eren’i seviyordum.

Onun yanındayken hissettiğim mutluluğu biliyordum. İçimde oluşan o heyecanı, sanki ayaklarımı yerden kesen o duyguyu biliyordum.

Ama yaşadığım şeyin adını koyamıyordum.

Belki de bazı duyguların adını, onları yaşarken değil; zaman geçtikten sonra öğreniyoruz.

Ben de henüz bilmiyordum.

Ta ki yedinci sınıfın yazına kadar…

Bir gün sınıftaki kızlardan biri bana:

“Peki, sınıfta kimi hoş buluyorsun?” diye sordu.

Hemen Eren’in adını söylemedim.

Birkaç dakika sustum.

Sonra söyledim.

“Eren.”

Bana Eren’in başka birini sevdiğini söyledi.

Şok olmuştum.

“Öyle bir şey yok,” dedim kendi kendime.

Sonradan öğrendim ki o kız da Eren’den hoşlanıyormuş. Bana bunu kendi hisleri yüzünden söylemişti.

O zamanlar onun Eren’den hoşlandığını bilmiyordum.

Sonra yaz tatili bitti.

Sekizinci sınıf başladı.

Son yılımızdı.

Hep aynı okulda olmuştum. Arkadaşlarım, sınıfım, bildiğim koridorlar… Her şey aynıydı.

Ama artık ilk kez başka bir okula gidecektim.

İlk kez lise sınavına girecektim.

Zaten zor bir dönemden geçiyordum. Ama bütün bunların arasında kalbimde ve aklımda tek bir düşünce vardı:

Eren olmadan ne yapacaktım?

Onsuz dersler…

Onsuz sabahlar…

Onun muhteşem sohbetleri olmadan başka bir hayata merhaba demek…

Bunu düşündükçe içim sıkışıyordu.

Çünkü onu çok özleyeceğimi daha o zamandan biliyordum.

Belki de bu yüzden artık hislerimi söylemem gerektiğini düşünmeye başlamıştım.

Ama utangaçtım.

Özellikle son sınıfta bu utangaçlığım daha da artmıştı.

Bir gün en yakın arkadaşım Rüya’ya hislerimi anlattım.

O da bana duygularımı ifade etmem gerektiğini söyledi.

“Yosun, söylemezsen yarın öbür gün çok pişman olursun. Ben senin için Eren’i okulun bahçesine çağıracağım. Sen de hislerini söyle.”

Haklıydı.

Korkuyordum ama kabul ettim.

Rüya, Eren’i çağırdı.

“Eren, bir dakika gelir misin? Yosun seninle konuşmak istiyor.”

Eren geldi.

Okul bahçesinin biraz kenarında durduk.

Nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum.

Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

Sonra bütün düşüncelerimi susturdum.

Ve hiç dolandırmadan söyledim:

“Ben sana aşığım.”

Hayatımda ilk kez birine bu cümleyi kurmuştum.

Eren’e baktığımda gülümsediğini gördüm.

Sonra:

“Düşünmem lazım,” dedi.

“Yarın sabah konuşalım. Ben okula gelince.”

O gün kendimi çok tuhaf hissediyordum.

Sanki içimde binlerce kelebek uçuşuyordu.

Öyle mutlu ve heyecanlıydım ki, annem beni yemeğe çağırdığında yemek bile yiyemedim.

Ertesi sabah yine erkenden okula gittim.

Onu bekliyordum.

Yine bisikletiyle geldi.

Bir süre sonra bana:

“Yosun, şu karşıdaki banka gidelim. Orada konuşalım,” dedi.

“Tamam,” dedim.

Bankta oturduk.

Konuşmaya başladık.

“Sen çok iyi birisin ama kafam çok karışık,” dedi.

Ben de onun için çizdiğim resmi ve birkaç tane eriği çıkardım.

“Bunları sana getirdim,” dedim.

Aldı.

Sakladı mı, ne yaptı, bugün bile bilmiyorum.

Konuşmamız böylece bitti.

Ama benim için o günün anlamı bitmedi.

Çünkü sonradan öğreneceğim bir şey vardı.

Yedinci sınıfın yazında, bana sınıfta kimi hoş bulduğumu soran o kızla Eren, benim ona aşkımı itiraf ettiğim gün çıkmaya başlamışlardı.

Benim bundan hiç haberim yoktu.

Eğer bilseydim…

Belki o gün Eren’in karşısına geçip hislerimi hiç söylemezdim.

Çünkü benim o zamanki tek isteğim onun mutlu olmasıydı.

Sonra aynı sınıfta üçümüz bir arada kaldık.

Ben Eren’i sürekli o kızla görmeye başladım.

Hep onun yanındaydı.

Gözümün önünde…

Eren’in doğum gününü sınıfta kutladılar. Pastayı o kız yapmıştı.

Ben ise bütün bunları sessizce izledim.

Ama tuhaf olan bir şey vardı.

Eren, onunla çıkarken bile bana yakın davranmaya devam ediyordu.

Benimle konuşuyor, yanıma geliyor, benimle vakit geçiriyordu.

Bazen bunun nedenini düşünürdüm.

Belki Eren’in kafası gerçekten karışıktı.

Belki de bana karşı tamamen boş değildi.

Bilmiyorum.

Zaten bunu Eren’den başka kimse bilemezdi.

Benim bildiğim tek şey vardı:

Ben onu seviyordum.

Ve o zamanlar, hissettiğim şeyin adını yeni yeni öğreniyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.