Korku ile çocuğa bakarken , sert şekilde gözlerime bakıyordu.
-Noldu lan Akşin? Baka kaldın.
Almina yanıma gelip camdan aşağıya baktı. "Eee bir şey yok",dedi. Çatıya baktığımda kimse yoktu. Nereye gitti bu? Daha demin gördüğüm şey halisünasyon muydu? Evet, evet öyledir. "Bir şey yok dalıp gitmişim. Camı kapatayım, soğuk geldi". Pencereyi kapatıp geri yatağa oturdum. Mikili oyuncağı elime alıp "Bana versene bunu. Her zaman küçükken Mikili oyuncağım olmasını isterdim",dedim. Almina elimdeki oyuncağı alıp "Olmaz, sarılıp uyumaya alışmışım",dedi. Burukça gülümsedim. "Şaka yaptım. Büyüdük artık, çocuklukta kaldı işte",dedim. Ağlamak istiyorum şuan ya. Neyse Akşin, bozma moralini.
Küçükken her zaman böyle oyuncaklarım olmasını isterdim. O zamanlar durumumuz yoktu. Babam alamıyordu. Annemin diktiği oyuncaklarla oynardım. Uzun sürerdi o oyuncakları dikmesi, sabırla beklerdim. Tamamladıktan sonra da bana verirdi. Gerçi hala daha saklarım bebeklerimi. Benim için değerlidir. Ama yine de işte içinde bir şeyler kalıyor.
Umay yanıma gelip sarıldı.
-Akşin'im aşağıya inelim biz senle.
-Tamam.
Almina bavulunu boşaltmaya devam ediyordu. Umay ile odadan çıkıp aşağıya indik. Koltuğa kendimi bıraktım. Bazı yaralar kapanmıyordu. "Abarttım, boşver beni. Evde ekmek kalmamıştı. Ekmek almaya gidiyorum",deyip koltuktan kalktım. Umay "Bende geleyim mi?",diyince başımı olumsuz anlamda salladım.
Spor ayakkabılarımı giyip evden çıkış yaptım. Market zaten yakındı.
Markete gidip geldim. Kapıyı çaldığımda açan yoktu. Israrla kapıya vurmaya devam ettim. Nereye gitmişlerdi? Kaşlarım otomatikman çatıldı. Yahu anlamıyorum, nereye uçtu bunlar?
Arka tarafa geçip camdan salona baktım. Evin içinde kimse yoktu. Cebimden telefonu çıkarıp Sinirli Hatun'umu aradım. Cama daha çok yaklaşıp sesin gelip gelmediğine baktım. Telefonun sesinin içerden çalması ile endişelendim.
Kapının oraya geçip ittirmeye çalıştım. Başarılı olamadığımdan camın oraya geçtim. Yerden aldığım taşla cama attım. Gürültüyle kırılan cam parçaları etrafa saçılırken eğilip bana gelmesine engel oldum. Tekrar bir taşla kırıkları temizleyip kenarlardan tutunup içeri giriş yaptım. Salonda hiç kimse yoktu. Mutfağa geçip yere düşen bıçağa baktım. "Ha s*kt*r". Yukarı odaya koştum. Kapıya dokunmamla elimin yanması bir oldu. Acıyla elimi tutarken kapı kolundaki sıcaklığın sebebini anlayamamıştım. Kapı çok sıcaktı ve kitliydi. "UMAY, ALMİNA",avazım çıktığı kadar bağırdım. Lakin beni duyan yoktu.
Yardım çağırmak için arkama dönmemle. Parkta bizi kurtaran çocukla göz göze gelmem bir oldu. Korku ile çocuğa bakarken ne yapacağımı şaşırmıştım. "Sen", diyebildim sadece. Dilim tutulmuş. Olanlara anlam vermeye çalışıyordum. "Ben", dedi aynı şekilde.
Beynimin çalışmaya başlaması ile diz kapağının üstüne tekme atıp yere kapanmasını sağladım. Ayaklanması ile parmaklarımı gözlerine sokup geri çektim. Acı içinde çığlık atarken hızlıca aşağıya kapıya koştum. Fakat kapının üstünde anahtar yoktu. Kırdığım pencereye doğru koşacakken aşağıdan inip üzerime koşması bir oldu. Hızla mutfağa girip kendimi koruyacağım bir şey aradım. Yerdeki bıçakla göz göze gelmemle elime aldım. O esnada tam karşımdaydı.
"Umay'a Almina'ya naptın?", dedim. Soru sormuştum, lakin cevabından korkuyordum. "Bir şey yapmadım. İyiler, merak etme. O bıçağı çek", dedi. "Komiksin", diyebildim. Elim titriyor. Aniden oluşan adrenalin başımı döndürmüştü.
Kapının çalması ile kapıya döndü. Tam o esnada masada kavradığım tencereyi başına geçirdim. Arkasını bana dönüp başını tuttu. Nasıl etkilenmedi? Bir kere daha vuracakken başımı tutup gözlerine bakmamımı sağladı. Gözleri koyulaşırken, başımın daha çok dönmesine neden oldu. Gözlerim istemsizce karardı...
-Günaydın
-Tanımıyorum Kayra falan evime gideceğim.
Öne doğru atıldım fakat kollarımdan nazikçe tutup odaya geri soktu. Kapıyı kapatıp üstüne bir de kilitledi. "Ya açsana kapıyı! Evime götür beni. Neresi burası? Alozya deyip duruyorsun", diyerek kapıya vurmaya devam ettim. Yorulmamla yatağa geri oturdum. Neyin içine düştüm ben!
Bir dakika bu an...
Bu an...
"SEN! HEMEN OLDUĞUN YERDE DUR!", duyduğum kalın sesle koşmaya başladım. Hızlı hızlı koşarken gördüğüm ilk odaya girdim.
Odaya göz gezdirip yatağın altına girdim.
Üstümdeki kıyafetle zor olmuştu. Kapı açıldı, gelen kişi sessizce adımlarını atarken etrafa baktığına emindim. Kapıyı kapatıp durdu. Bir anda eğilip göz göze gelmemle çığlığı bastım. Çıkacakken ayak bileğimden tutup beni yatağın altından çıkarttı.
Tipi çok değişikti. Elinden kurtulup kapıdan çıkacakken duvara yapışmam bir oldu. "Hayvan yavaş olsana", kaşlarını çatıp bana baktı. Arkasında duran oklar beni korkutuyordu. "Kimsin sen? Sarayda niye dolaşıyorsun?". Beni düşman falan mı sanmıştı?
-Bak ben neden burda olduğumu bilmiyorum. Buraya nasıl geldiğim hakkında da en ufak fikrim yok. Hatta bana yardım eder misin?
,içtenlikle gülümseyip gözlerine baktım. Gözleri beyazdı. Değişik biriydi. Kapıya itip ellerimi arkamda birleştirdi. Yüzümde ki sırıtış