İçeriğe geç

Beni Hatırla

Bölüm 10 · 7 dk okuma

Beni Hatırla

Bölüm 10

9.Bölüm : Şüphe

Daha dün akşam ona açılmayı, hayatımda ilk defa üniformamı unutup sadece 'Aras' olmayı planlıyordum. Kaderin bana oyunu ise çok başkaydı. Bir katilin yüzünü görmüştü. Hayatımı adadığım mesleğim, en çok değer verdiğim kadını namlunun ucuna sürmüştü. Artık bu dava benim için sadece bir iş değildi; Derin'i hayatta tutma savaşıydı.

Parkın köşesinde park edilmiş, arabadayım. Derin ile telefonda yazışıyor ve apartmanı, onun penceresini gözetliyordum.

Onu eve bıraktığımdan beri aklımda. Nasıl olduğunu öğrenmek istiyorum bir de onu nasıl koruyacağımı düşünüyorum.

Bu görev bana verildiğinde işlerin buraya kadar geleceğini düşünememiştim. Şimdi merkeze gidip bu durumu amire nasıl açıklayacaktım. Bir süre sonra sokağa iki siyah araç girdi. Beni görmemeleri için başımı eğdim, elime silahı aldım.Karanlıkta kalıyordum. Araçtan bir takım adamlar indi beklemeye başladı. Apartmandan ele başları arabaya binmeleri için işaret etti. Yukarıya baktım.

"Derin ! Senin orda ne işin var !"

Her şeye şahit oluyordu. Bir uyuşturucu kaçakçısı, katil, mafyanın görgü şahidi oluyordu.

Elim tetikte olanları izliyordum. Derin görünmemek için içeriye girdi. Adamlar da araça binip uzaklaştılar.

"Kahretsin ! Ne olacak şimdi bunu amirime nasıl rapor edicem."

Sakin ol Aras görev bilincini unutma bir an önce merkeze geçmem lazım.

Etrafa bakındım. Farları yaktım.Elim direksiyonda arabayı çalıştırdım.Evin önünden geçerken balkona baktım.

"Ah Derin ah ne olacak şimdi !"

Merkeze geldiğim de Kıraç devremle karşılaştım. Selamlaştık.

"Kıraç.."

"Aras devrem nasılsın ?"

Görev nasıl gidiyor birazdan odada amir toplantı yapılacak.

Yüzüm düşüktü, düşünceliydim. Omuzuma dokundu.

"Hayırdır Aras bir sorun mu var ?"

"Evet var. Kıraç devrem.."

"Nedir ? Söyle amire söyleriz bir çare bulunur.Tehlikede misin yoksa ?"

"Bir tehlike var evet ama ben değil."

"Kim ?"

"Derin.."

"Derin mi ? Derin ha senin kız arkadaşın yeni tanıştınız geçen gün bahsettin. Ne alaka ?"

"Ben onu dün akşam evenin sokağına bıraktım. Bir baktım takip ettiğimiz adamın evinin önündeyiz."

"Ne diyorsun ?"

"Nerede oturduğunu sordum. Evini gösterdiğinde dona kaldım ama belli etmemeye çalıştım."

"Aras bu nasıl iş ? Yiğenin okulunda tanıştığın bir öğretmen nasıl takip ettiğimiz evden çıkar ?"

"Kıraç bende bilmiyorum. Olaylar buraya nasıl geldi."

"Tamam kardeşim sakin ol. Amirle konuşalım bir çözüm buluruz."

Toplantı odasına girdik. Masada bir kaç polis arkadaşlar aralarında konuşuyordu. Amir gelince herkes ayağa kalktı. Ekip bir çete operasyonu için slaytları, dosyaları sundular. Organize olup amirle istişare ettiler. Amir ekibi görevlendirdi. Masadan kalkıp dosyaları toplarken Amir odadan çıkmadan önce bana seslendi.

"Başkomser Aras !"

"Amirim !"

"Seninle odamda konuşalım."

"Emredersiniz !"

Odadan çıktı dosyaları alıp masama döndüm. Düşünceliydim. Odasının kapısına gittim. Kapıda Emliyet Amiri Murat Korkmaz yazısına baktım. Derin bir nefes aldım kapıya vurdum. Gel sesi gelince içeriye girdim.

"Amirim !"

"Gel Aras kapıyı kapat,otur."

Kapıyı kapattıktan sonra sandalyeye oturdum. Teleşlı bir haldeydim ama yüzümden belli etmemeye çalıştım.

"Söyle bakalım Aras görev nasıl gidiyor bir gelişme var mı?"

"Amirim !"

"Aras ?"

"Evet bir durum var."

Amir bütün dikkatini bana kitlendi.

"Söyle bir durum dedin, tehlikede misin ?"

"Hayır amirim ama bir tanık var."

Düşünceli bir şekilde,

"Nasıl bir tanık ?"

"Amirim bakın ben bir kızla tanıştım yiğenimin okulundaydı. Bir kaç kez karşılaştık. Geçen gün evine bıraktım ve anladım ki takip ettiğimiz çetenin başındaki kişi kod adı Serkan olan aynı yerde oturuyorlar ve bu gece takip ederken kız balkondaydı. Arabaya binip gittiklerini gördü."

Amir ayağa kalktı eliyle çenesini sıvazladı.

"Aras bu kız iş birlikçileri olmasın."

"Amirim sanmıyorum ama tanışmamız, takip ettiğimiz yerde oturması, tesedüfler fazla."

Koltuğuna oturdu,ellerini kavuşturdu düşünceli bir şekilde bana baktı.

"Kızın ismi neydi, işi, mesleği ?"

"Derin Çağlar. Mimar Sinan Üniversitesinde Görsel sanat öğretmenliği okuyor. Yiğenimin okulunda da staj yapıyor."

"Aras bu kızı bir araştır. Yanında kalmaya devam et, biliyorum bu biraz seni zorlayacak özel hayatın sonuçta biraz vakit geçir, belli etme. Herhangi bir tehlike karşısında kendini, gerekirse tanığı koruma emri veriyorum. Bunu devam eden dosyaya sisteme geçirelim. Eğer şüphelendiğin bir durum olursa kızı getir sorgulayalım."

Ayağa kalktım. Baş selamı verdim.

"Emredersiniz amirim !"

Kapıdan tam çıkarken seslendi.

"Başkomser Aras.."

Geriye döndüm, ayağa kalktı, omuzuma dokundu.

"Aras sana güveniyorum. Bu gizli görevin üstesinden geliceğine eminim buraya yeteneklerinle, üstün başarılarınla geldin. Ama tek başına değilsin. Amirin olarak her zaman burdayım. Ekip arkadaşlarında yanında, hatta yanına Kıraçı da al görevlendir."

"Tamamdır amirim."

Selamımı verip kapıyı kapattım. Derin bir nefes aldım.

Kıraç'ı masadan çağırdım.

"Devrem ?"

"Devrem amir senide görevlendirdi. Benimlesin seni ararım gece takibi bir hareket olduğunda yanımdasın."

"Tamam amir, Derin için ne dedi."

"O işte biraz benim için sıkıntılı."

"Nasıl ?"

"İş birlikçi mi ? Sadece sıradan bir tanık mı ?Ona göre takip etmem gerektiğini söyledi."

"Seni için zor bir görev dikkat et devrem bende daima yanında olucam."

"Sağol devrem."

Masam gidip oturdum. Derin'in ismini dosyaya sisteme geçirdim. Elime telefonu aldım. Derine mesaj atmak için akşam yemeği buluşması için bir restaurant ayarladım, konumu gönderdim. Kabul etti. Bu akşam Serkan'la ilgili bir şeyler sormalıydım. Bir ipucu çıkabilirdi. Akşam mesayi çıkışı çoktan gelmişti. Kıraç 'a selam verdim. Konuşuruz diye işaret ettim. Emliyetten çıktım. Trafikte güç bela eve geldim, hazırlanmak için duş aldım. Beyaz gömlek ve pantalonu üstüme giyindim. Saçlara, sakala çeki düzen verdim. En son parfümüde sıktım, saat akşam yedi buçuk olmuştu bile. Aceleyle arabanın anahtarını, telefonu, cüzdanı alıp evden çıktım. Arabaya bindim, elime telefonu aldım aradım.

"Alo Derin ?"

"Aras merhaba taksiye bindim yoldayım."

"Tamamdır bende yola çıkıyorum görüşürüz."

"Görüşürüz."

Arabayla yola çıktım. Trafik azalmıştı yarım saatte vardım.

Geldiğimde restaurantın önünde beni bekliyordu.

"Derin merhaba.."

"Merhaba Aras.."

Birbirimize sarıldık.Saçları çok güzeldi.Kapıyı açtım.

"Hanımlar önden.."

Başıyla onayladı. İçeri gitdik. Garson hoşgeldiniz dedi ve bize cam kenarı bir yeri önerdi. Kabul ettik.Gülümseyerek sandalyesini oturması için çektim. O da gülümseyerek oturdu. Bende karşısına geçip oturdum.

"Derin nasılsın? Çok güzel olmuşsun."

"Teşekkür ederim beyefendi. Sende yakışıklısın.."

"Teşekkür ederim hanımefendi.."

"Nasıldı bugün okul, staj ?"

"İyi di çocuklarla en sevdikleri eşyalarını çizip boyamalarını istedim. Bir sürü eser çıktı."

"Sen ne yaptın bu arada sen ne iş yapıyordun."

Hay aksi bunu düşünmemiştim hemen bir şey uydurmalıydım. Garson masaya geldi. Bardaklarımıza su doldurdu. Şiparişimizi sordu. İkimizde ızgara balık ve salata istedik.

Garson gittikten sonra konuşmaya devam etti.

"İş diyorduk.."

"İş diyorduk evet.."

Sudan bir yudum aldım.

"Ben mimarım, Maslakta bir ofiste çalışıyorum."

"Aa öyle mi nerede okudun ?"

"Ben yurtdışında Fransa da okudum."

Bunları söylerken gözlerimi kaçırmamaya çalıştım. Üzgünüm Derin şuan gerçekleri bilemezsin..

"Gerçekten mi ! Benimde hayalim Fransa'ya gitmek. Hatta orda sergi açmak istiyorum."

"Hayalin çok güzelmiş.Belki bende yanında olurum."

Eli masadaydı elini tuttum. Gülümsedim karşılık olarak oda gülümsüyordu. Kahverengi gözleri parlıyordu.

"Dur bir dakika birşey unuttum. Hemen gidip geliyorum."

"Aras ne oldu ? "

"Hemen geliceğim.."

Gülleri arabada unutmuştum. Heyecan stres bir arada elim ayağıma dolaştı. Nasıl davranacağımı bilemiyorum acaba şüpheli mi ? Tanık mı ? öğrenmem lazım. Arabadan gülleri aldım hızlıca masaya geldim. Gülleri uzattım.

"Buyrun hanımefendi gülleriniz.. "

Ayağa kalktı gülümsedi.

"Aras bunun için mi gittin çok teşekkür ederim. Çok güzeller.."

Sarıldı ve yanağıma bir öpücük kondurdu.

Şaşırmıştım ama bu his güzeldi, kalbimi hızlandırdı.

"Senden güzel değiller. Sen daha güzelsin.."

Tekrar sandalyesini çektim, oturdu. Karşısına geçtim. Garson geldi yemekleri servis yaptı. İstanbul boğazı manzara eşliğinde yemeğimizi yemeye başladık.

"Annenle yaşıyordun değil mi ?"

"Evet annemle."

"Peki baban ?"

"Babamı bir yıl önce kaybettik.Kalp krizinden.."

"Başınız sağolsun üzüldüm."

"Bir süre sessizlik oluştu.."

"Peki senin annen baban ?"

"Benimkiler hayattalar."

"Ne işle uğraşıyorlar ?"

"Çifçiler şehir dışındalar. Ben burda ayrı evde kalıyorum. Tek yaşıyorum."

"Ama ablan yakın sanırım. Açelya yiğenin seni seviyor."

"Evet ablam eşiyle İstanbul'dalar. Yakınlar arada görüşürüz, konuşuruz."

"Peki sen yakın olduğun başka arkadaşın var mı ? Okul dışında, onlarla barda tanışmıştım."

"Hepsini gördün zaten okul arkadaşlarımı ha bir de Serkan var ama fazla konuşmayız."

Yemeği bıraktım. Biraz su içtim.

"Serkan ?"

"Serkan bizim binada çalışıyor. Aynı yaştayız oda üniversiteye gidiyor, işletme bölümü okuyor arada selamlaşırız. "

İçimden, tabi üniversiteye gidiyor..

"Sen onunla takılır mısın ? Bir yerlere gittiniz mi ?"

Soruma şaşırmış hali vardı.

"Hayır neden böyle bir şey sordun ?"

"Arkadaşsınız öyle aklıma geldi."

"Yok dediğim gibi selamlaşırız. Tabi geçen gün.."

"Geçen gün ?"

"Önemli bir şey değil saçma sapan bir şey oldu da ?"

"Ne oldu Derin bir şey mi oldu ? Bir şey mi gördün ?"

"Hayır hayır önemli değil.Yemeğimize devam edelim."

Öylece bakakaldım yemeğe devam etmem için işaret etti. Yemeğimizi yedik, dışarı sahilde el ele yürümeye devam ettik. İstediğim cevabı alamamıştım. Ama şüpheli bir durum kesinlikle vardı.

"Derin ?"

"Efendim Aras ?"

"Yemekte bana söylemediğin neydi ? Serkan ile ilgili olan."

"Sadece geçen ben düşmüştüm ve sen beni eve götürmüştün."

"Evet.."

"O zaman böyle bir tuhaf davrandı."

"Nasıl tuhaf ?"

"Yakın davrandı, bende engelledim daha önce yapmamıştı."

"Şerefsiz !"

"Efendim ?"

"Yok bir şey başka tuhaf bir şey var mı ?"

Düşündü söyleyip söylememek arasında kaldı.

"Hayır yok.."

Sessiz kaldım daha fazla sorgulamak istemedim. Ama elbette geceki olayı sonraki günlerde soracaktım.

Ellerimden tuttu ve bana döndü yağmur yağmaya başlamıştı.

"Derin hadi seni eve götüreyim yağmurda başladı hasta olma."

"Tamam Aras ama sana bir şey söylemeliyim."

Ne söyleceksin ?

Gözlerimin içine baktı.Derin bakışları beni etkiliyordu.

"Seni.. seni seviyorum !"

Dedi ve sarıldı.

Yağmur yağıyordu yere düşen damlaların sesi vardı. Bana sarıldı, kalbim kalbim hızlandı ne yapacağımı bilemedim.Kendime geldim bende sarıldım.

"Bende seni seviyorum.."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.