İçeriğe geç

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 43 · 2 dk okuma

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 43

🕚Canım Çok Yanıyor!🕚

Titrek titrek verdiğim nefesimle birlikte gözlerimi yumdum ve kendimi boşluğa bıraktım.

Her şey bitecek, Ae Ran ile birlikte yeri boylayacağız derken havada asılı kalmamla beraber neye uğradığımı şaşırdım.

Sımsıkı yumduğum gözlerimi açtım. Oldukça yüksekteydim ve gözüm boşluktaydı.

Yükseklik korkusu da olan biri olduğum için yerden başımı kaldırıp neler olduğuna baktım.

Ae Ran ile yerlerimiz değişmişti ancak ikimiz de havada asılıydık. Sol eliyle benim bileğimi kuvvetle sıkarken yarılan sağ elini de ıkınarak bileğime getirdi ve kavrayabildiği kadar kavradı. Dişlerini sıktı.

Yoon Ae Ran'ın evinin hemen altındaki dairede ona yardım eden biri vardı.

Dağılıp buzla tuz olan camın hemen altındaki açık camdan birinin saçlarını görebiliyordum. Ae Ran'ı ayak bileğinden sıkıca kavramıştı.

Ae Ran'ı ayak bileğinden biri, beni de elleriyle güç bela kendisi tutuyordu. 2 kişi olarak havada asılı kalmıştık.

Gece gece yoldan geçenler şaşkınlık içerisinde bizi seyrediyordu.

Yalnızca yoldan geçenler de değil, evlerinden izleyenler de oldukça fazlaydı. Herkes camlarda, balkonlardaydı. Yükselen seslerinin uğultusu kulaklarıma geliyordu. Bizi çekerken açtıkları kamera flaşları gözlerimize vuruyordu.

Kollarım giderek uyuşmaya başladı. Damarlarım öyle bir geriliyordu ki sanki kopmak üzerelermiş gibi bir gerilme hissi veriyordu. Canımı oldukça fazla yakıyordu.

"Dayan Kang Mi Roo! Dayan az kaldı!"

Ae Ran bana dayanmamı söylüyordu ancak kendisinin dayanmaya benden daha çok ihtiyacı vardı. Vücudunun her yerinde kesikler vardı. Her ne kadar yağan yağmurdan dolayı dışa çıkan kanları akıp gitse de yenisinin yüzeye çıkması saniyeler sürmüyordu.

Kesikler çok fazla kan akıtıyordu. Canının acısı yüzüne de vuruyordu.

Tam o esnada Ae Ran'ı tutup çekmeye çalışan kişiyi gördüm.

Bu Seungmin'di!

Arkasına bakıp bağırdı.

"Sonunda Jisung! Yardım et! Çabuuuuk!"

Seungmin Ae Ran'ı yukarı doğru çekmeye çalıştıkça bir kalkıp bir iniyor, havada dengesizce sallanmaya devam ediyorduk.

Ae Ran beni tutmaya devam ederken sol omzumda gariplik hissettim. O garipliğin hemen ardından omzuma saplanan keskin acıyla bir şok daha geçirdim.

O kadar dayanılmaz bir acıyla sızlamaya başladı ki Ae Ran'ı sıkı sıkı tuttuğum sol elim gevşemeye başladı.

Ae Ran özellikle sol kolumdan beni yukarı çekiyor ve her yukarı çektiğinde omzuma saplanan acı daha dayanılmaz bir hâl alıyordu.

Dayanamadım. Acı çığlıklarım yükselmeye başladı.

"Aaahhh!"

Ae Ran korkuyla gözlerime bakmaya devam etti.

"Mi Roo! Mi Roo ne oldu?! Ne oldu?!"

Anlatmaya çalıştım.

"Bi-bilmiyorum! Ae Ran omzum! Çok kötü bir ağrı saplandı! Canım çok yanıyor!"

Gözyaşlarım yağmura karışıp gidiyor, aralıksız acı çığlıklarım yeri göğü inletiyordu.

Yüksekte olduğum için çığlıklarım yankı yapıp yeniden kulaklarıma doluyordu.

Bir süre sonra... Omzumdan başlayan bir uyuşukluk tüm koluma yayılmaya başladı. Omzumu... Hissedemedim. Ve bu hissizlik yavaş yavaş yukarı, yani elime doğru çıktı.

İyice telaşa kapılarak hızlı hızlı konuştum.

"Ae Ran! Hissizlik başladı! Omzumdan koluma kadar çıktı! Hissetmiyorum. Yardım et, ne olur?"

Korktuğum yine oldu. Elimi hissedemedim. Korkum giderek artarken kalp atışlarım da korkuma oranla artarak atmaya devam etti.

Elim Ae Ran'ın elleri arasından kaymaya başladı.

"Ae Ran!"

"Mi Roo!"

Sağlam olan sağ elimle ona tutunmaya devam etmeye çalıştım. Ama sol elim tamamen hissiz kalarak Ae Ran'ın elleri arasından kaydı ve hemen yanımda öylece sallanmaya başladı.

Bölüm sonu

1 yorum