Telefon çalmaya başlarken kapı ağır ağır aralanmaya başladı. Ae Ran bana yine kısık sesle;
"Odana geç Mi Roo. Kapını kilitle. Çabuk." dedi.
Telefon kulağımda çalmaya devam ediyordu. Gözümü aralanan kapıdan ayıramadan sessizce ilerlemeye başladım.
Eğer gelen kişi o psikopatsa -ki aklıma başka biri gelmiyor- ışıklar kapalı olduğu için uyumuş olduğumuzu düşünerek kapıdan girmeyi deniyor olabilir. Ancak bunca zaman hâlâ açtığı kapıdan içeri girmediğine göre kesin şüphelenmiş olmalıydı.
Ben sessizce odaya girerken kapımı kapatmadan önce gözlerimi kapıdan çekip Ae Ran'a baktım.
Oturmuş olduğu tekli koltuğun arkasına geçmiş ve dizlerini kırarak tek dizini parke zemine yaslamıştı.
Dikkatli gözleri kapıdaydı. Koltuğun koluna kollarını yaslayarak doğrulttuğu silahının yönü de yine kapıdaydı.
Kalbimin göğüs kafesimden fırlamak istercesine büyük bir kuvvetle salisede bir atışları beni öldürecekti.
Titrek titrek alıp verdiğim nefesler arasında kapımı kapatacakken girmiş olduğum odanın içinde arkamdan ses gelince en başta donup kaldım.
Sonra ağır ağır başımı sesin geldiği yöne, balkon kapısına çevirdim.
Siyahlar içerisindeki o psikopat bizzat buradaydı!
Ses çıkarınca eli, açtığı balkon kapısının kolunda kalmış ve kendisi de hatasının şokuyla donmuştu.
Gözlerim onu gördüğü an irileşmekten patlayacak düzeye geldi.
Bir elim telefonla birlikte kulağımdayken öbür elimi göğüs kafesimden fırlamak isteyen kalbime bastırıp dizginlemeye çalıştım.
Korkudan dilim içime kaçmış gibiydi.
Sanki kötü bir rüya görüyordum ve karşımdaki siyahlar içerisindeki psikopat da o rüyada beni basan, korkutan bir karabasandı.
Tıpkı o rüyaları görürken olduğu gibi vücudum anında kilitlendi. Hareket edemedim.
Dilim düğümlendi. Gram ses çıkaramadım.
Bağırmaya çalıştım. Olmadı. Yine çalıştım. Bu sefer boğazımdan garip garip sesler çıkarmayı başardım. Boğazımdaki acı katlanarak artarken boğazımdan çıkardığım o sesler de artmaya başladı.
Kulağımdaki çağrı son saniyede yanıtlandı.
Ae Ran çıkarmış olduğum seslerden beni fark etti.
Telefondaki çağrıyı yanıtlayan Jisung, Ae Ran ile beraber aynı anda konuştu.
"Mi Roo."
"Alo!"
Psikopat, Ae Ran'ın sesiyle kendisine gelip bana doğru adımlar atmaya başladı.
Görsem bile, tüm hızımla tabana kuvvet koşup hareket etmek istesem bile yapamadım. Yapamadıkça çaresizce gözlerimden yaşlar boşaldı. Burun direğimdeki sızlama gözlerimle birlikte tüm yüzümü sardı.
"Mi Roo nereye bakıyorsun? Kang Mi Roo-yah? Yah! Cevap versene."
Ae Ran bir terslik olduğunu anladı.
"Lanet olsun!" dedikten sonra ayağa kalkıp hızla bana doğru koştu.
Psikopat beni tam kolumdan tutup yakalayacakken Ae Ran zamanında önüme geçip silahsız koluyla onun koluna sertçe vurdu. Beni de kolumdan tutup oturma odasına fırlattı. Psikopattan uzaklaştırdı.
"Alo! Alo kimsin?"
Jisung'un son derece uykulu gelen sesleri ve Ae Ran'ın beni yere fırlatışı girdiğim o vaziyetten çıkmamı sağladı.
Güçlükle yutkundum. Elimi boğazıma götürüp acıyla yüzümü buruşturdum. Konuşmaya çalıştım.
"A-a-al-alo Ji-jisu-jisung b-b-ben..."
Odanın içerisinde parke zemine kuvvetle düştüğünü varsaydığım ağır metalik sesin Ae Ran'ın tabancası olduğunu tahmin edebiliyordum.
O sesten sonra içeriden kavga sesleri yükselmeye başladı.
Psikopatla Ae Ran dizi ve film sahnelerinde olduğu gibi kavgaya tutuşmuş ve öğrendikleri dövüş sanatlarının etkisiyle türlü türlü hareketler sergiliyorlardı.
Bir yandan kendilerini savunup bir yandan hızlı hızlı hamleler yapmaya başlamışlardı.
Açık olan kapıdan bir kısmını görüyor, ayın ışığının vurduğu odadan arada da duvarda hareket eden gölgelerini görebiliyordum.
Tekmeler ve yumruklar havada uçuşuyordu.
Derhâl bu kekelemeyi de kesmeli ve kendimi toparlamalıydım.
Gözlerimi yumup açtım. Bir elimi yumruk hâline getirip sıkarken öbür elimi de telefonla birlikte sıkmaya başladım. Güç toplamak için var gücümle sıktım.
Hemen ardından hızla konuştum.
"Jisung ben Mi Roo!"
"Mi Roo? Hangi Mi Roo?"
Gerçekten Jisung şu an tam bir uyku sersemi gibi görünüyordu. Zaten konuşması bile ağırdı. Hâlâ uyuyor ve uykusu esnasında benimle konuşuyor da olabilirdi.
"Jisung kaç tane Mi Roo var?! Kang Mi Roo ben Kang Mi Roo! Psikopat burada! Ae Ran ile kavgaya tutuştular! Ae Ran sizi aramamı söyledi. Bu yüzden aradım."
"Psikopat? Hangi psikopat? Kavga... Mi Roo... Psikopat... Kavga... Ae Ran... Ae Ran kavga... Psikopatla kavga..."
En son sayıklamaya devam ederken bir anda sesi kesildi.
