İçeriğe geç

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 27 · 2 dk okuma

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 27

🕚Kollarını Boynuma Sar🕚

"Gidelim mi Mi Roo? İyi hissediyor musun? Eğer gitmeyelim, iyi değilim dersen burada kalalım."

Felix'e gülümsemeye devam ettim. Hastanede muayene yataklarından birinde yatıyordum. Çok şükür ki hiçbir kırığım yok. Yalnızca vücudumda ezikler ve et çürümeleri mevcut.

Burada kalmak istemiyorum. Bu yüzden başımda bekleyen ve tebessümü eşliğinde bana bu soruyu soran kahramanıma cevap verdim.

"Gidelim Felix. İyiyim ben."

"Tamam. Şu an merkeze gitmem gerekiyor."

O böyle söyleyince yüzüne öyle bir baktım ki, âdeta yüzüm gitme diye yalvarıyordu. Felix saniyesinde anlayıp güldü ve sözlerinin devamını getirdi.

"Merak etme,seni asla bırakmayacağımı söyledim. Seni de yanımda götüreceğim. Merkezde uyuruz."

Yüzüme gülümseyişim yeniden hâkim oldu. Bu esnada Felix, muayene yatağında uzanan bana doğru eğildi.

Üzerime eğilmesiyle beraber kalbim yerinden fırlayacakmışçasına bir tempoyla gümbür gümbür atmaya başladı. Güzel bakışları eşliğinde tebessümünü sürdürerek bir müddet yüzümü inceledi. Ardından söze girdi.

"Kollarını boynuma sar."

Şaşırarak gözlerimi irileştirdim. Tabii bu şaşkınlığıma mani olamayarak tek kelime ile de tepkimi göstermiştim.

"Ne?"

Gülüşü arttı. Küçük bir kahkaha attı. Ölecektim az kalsın. O ne kadar da güzel bir kahkahadır öyle?

"Ahaha. Kollarını diyorum, boynuma sar. Boynumdan destek al. Seni kucağıma alacağım."

Çok utandım. Ama itiraz etmedim. Dediği gibi yaparak kollarımı onun boynuna sardım. O da bir elini belime yerleştirdi. Diğer elini de bacaklarımın altından geçirdi. Bedenim havaya kalktı.

Şu an Felix'in kucağındaydım ve son derece şirin bakışlarıyla dibimde yüzüme bakıyordu. Yüzlerimiz arasında neredeyse hiç mesafe yoktu.

Yine ben, bu bakışlardan utanarak başımı onun omzuna yatırdım. Burnuma buram buram kendine has olan kokusu geliyordu.

Bu koku... Hayatımda daha önce hiç böyle bir koku solumadım. En sevdiğim kokulardan biri kiraz çiçeği kokusudur. Ama onu da solladı geçti bu güzel koku.

Sanki dinlendiriyordu,huzur veriyordu.

Felix hareket etmeye başladı. O ilerlerken ben sadece gözlerimi yumdum.

🕚

Felix'in kucağında merkeze girdik. Onların koca odasına geldiğimizde masalarının başlarında olan tanıdığım arkadaşları Felix'i başıyla selamladılar.

Hepsi de bana geçmiş olsun dileklerini iletiyordu. Bense onlara yine sessiz kalıp sadece tebessüm ederek karşılık veriyordum.

O kadar yorgundum ki, ne konuşasım var ne de hareket edesim. Min Jung'un öldürüldüğü günden beri doğru düzgün uyuyup dinlenemiştim.

Felix beni dinlendikleri odaya götürdü. Her zamanki uzun koltuğa beni dikkatli bir şekilde bırakıp yatırdı. Bu odada ve koltukta oldukça vakit geçirmiştim aslında. Yine Felix ile... Onun dizlerine yatmıştım,o saçlarımı okşamıştı, birlikte ağlayıp birlikte uyumuştuk.

Felix beni yatırdıktan sonra bacaklarını kırarak yere çömeldi. Sağ elini saçlarıma attı. Hafifçe okşayıp gözlerime bakmayı sürdürdü. Gülümseyen yüzüyle söze girdi.

"Ben hemen yan odadayım. Neler olup bitmiş öğreneyim. Sonra hemen yanına geleceğim tamam mı? Endişelenme. Burada güvendesin."

Ona başımı salladım.

"Tamam."dedim.

Felix ayağa kalktı. İleride, köşede duran dolaba yöneldi. Dolabın içinde bulunan bir yastığı ve kalın bir battaniyeyi çıkarıp yanıma geldi.

Başımı dikkatli bir şekilde kaldırıp yastığı başımın altına yerleştirdi. Battaniyeyi açıp üzerime örttü.

"Sen dinlenmene bak. Geliyorum ben hemen." dedikten sonra da yanımdan ayrıldı. Odadan çıktı.

Üzerime örttüğü battaniyeye sıkıca sarıldım. Sağıma dönerek yan bir şekilde uzandım. Gözlerim uykusuzluktan yanıyor ve acıyordu. Gözlerimi yumdum.

Bölüm sonu

2 yorum