İçeriğe geç

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 18 · 3 dk okuma

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 18

🕚Korkma🕚

Üçü de anında yönlerini değiştirdi. Minho komiser;

"Araca! Araca!" diye bağırdı.

Üçü de ellerindeki tabancaları karşılarına doğrultarak temkinli bir şekilde araca bindiler.

Felix de beklemedi. Ae Ran ismindeki genç kızla birlikte kendisini araca atıp sürgülü kapıyı çekti.

Jeongin yeniden kapıları kilitledi.

Herkes Changbin'in yanına ilerledi.

Seungmin;

"İyi misin?! İyi misin hyung?!" diye endişeyle ona sorusunu yöneltti.

Changbin omzunu tutarak yüzünü buruşturdu. Doğrulmaya çalışırken ağzından ufak bir inleme kaçırdı.

Dudağını yaladı. Söze girdi.

"İyiyim iyiyim,merak etmeyin. Bana değil, dışarıya odaklanın. Neler oluyor?"

Jisung nefes nefese sözü devraldı. Konuşurken gözleriyle camlardan fıldır fıldır dışarıyı gözetliyordu.

"Tuzağı kim kurduysa oldukça becerikli. Ve nedense... İçimde bu kişinin Mi Roo'nun peşindeki psikopat olduğuna dair oldukça büyük bir his var."

O psikopatın olma ihtimalini zaten düşünüyordum. Hatta aklıma ilk o geliyordu ama bunu bizzat duymak içimdeki korkuyu giderek artırdı.

Felix hemen yanıma geldi. Beni kendisine çekerek sarıldı.

"Korkma. Sakın korkma. Bak, bu kadar kişiyiz. Seni kimse alamaz."

Ben de kollarımı ona sardım. Başımı göğsüne iyice bastırdım. Ona güveniyorum. Kollarındayken de gerçekten güvende hissediyorum.

Bir anda camdan dışarıya dikkatlice bakan Jisung bağırınca korkarak Felix'e daha sıkı sarıldım.

"Ne yapmaya çalışıyor bu herif ya?! Nerede?! Kim?! Lanet olsun!"

Changbin kanayan omzu hızlıca Seungmin tarafından sarılırken onu sakince bir kere daha bilgilendirdi.

"Destek ekip çağırdım. Birazdan burada olurlar. Az daha dişimizi sıkalım da yem olmayalım."

Aracın içinde sıkışıp kalmıştık sonuçta. Ne yapacağı belli olmazdı o psikopatın.

Felix sağ eliyle sağ kolumun üzerinde gelgitler yaparak beni iyice sakinleştirmeye çalışırken aynı esnada diğerlerine hitaben söze girdi.

"Eğer Mi Roo'nun peşindeki psikopat bunu yapıyorsa, araca ve dahi içinde olan bize zarar veremeyecektir. Çünkü Mi Roo'ya bir zarar gelsin istemez. Bekleyelim. Destek ekip gelince de güvenle gidelim buradan."

Onun her mantıklı sözünden sonra daha da rahatlıyordum. Gerçekten... Söyledikleri o kadar mantıklı geliyordu ki, ona inanmama gibi bir durum söz konusu olamıyordu.

Jeongin işaret parmağıyla hemen yanımı işaret etti.

"Bilgisayarlara yine bir şey oluyor Mi Roo."diye beni uyardı.

Başımı çevirip baktım. Hemen sonra ne olduğunu anlayabilmek için Felix'ten nazikçe ayrılıp,merkezdeki en büyük bilgisayarın başına oturdum.

Felix şaşkındı.

"Mi Roo mu?"

Changbin kuruyan dudaklarını yalayıp ıslattıktan sonra Felix'e kısaca özetlerken ben ne olduğunu anlamaya çalıştım.

"Bilgisayarlar hacklenmişti. Büyük ihtimalle o psikopat sisteme girmişti. Telsiz bağlantıları, telefon sinyalleri hepsi bir anda kesildi. Bunları Mi Roo halletti. Sistemi yeniden alıp yeni bir güvenlik duvarı inşaa etti."

Felix sağ elini omzuma attı. Bu hareketi üzerine ona bakınca gurur duyarmış gibi bana tatlı bir tebessüm göndermekte olduğunu gördüm. Ben de ona tebessüm edip bilgisayara geri döndüm.

Bilgisayardaki değişimi inceleyip ne olduğunu anlayınca tebessümüm artarak gülümseyişe dönüştü. Heyecanla buraya odaklanan çocuklara durumu anlattım.

"Sisteme yeniden girmeye çalışıyor. Ama beceremiyor. Zorlamakla kalıyor sadece."

Minho komiser de yanıma geldi. O da diğer omzuma elini atıp;

"Aferin sana,aferin."dedi heyecan içerisinde.

İçerideki genç kız da camlardan dışarı dikkatle bakıyordu. Yanımıza geldi. Beni baştan aşağı inceledi.

"Demek o kız sensin. Ben başka bir ekiple görevliyken başınıza birçok olay gelmiş. Başın sağ olsun. Ben Yoon Ae Ran. (Yun E Ran)"

Yüzü buz gibi olsa da oldukça sıcak kanlı olduğu sözlerinden anlaşılabiliyordu. Gözlerine bakıp buruk bir tebessüm gönderdim.

"Teşekkür ederim. Ben de Mi Roo. Kang Mi Roo."

Bölüm sonu

3 yorum