İçeriğe geç

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 13

🕚Bir Yerdeydim İşte🕚

"Güzel, 2 lokma kaldı. Onları da hemen at ağzına. Gidelim bir an önce."

Felix'i başımla onaylayarak chopstiklerle tuttuğum, önümdeki tabakta kalan parçaları da ağzıma doldurdum ve çiğnemeye başladım.

Her ne kadar boğazımdan zar zor geçse de bunu yapmalıydım.

Bu esnada bulunduğumuz geniş odaya tanımadığım ama oldukça yakışıklı bir genç daha girdi. Buraya girdiğine ve şu an köşede olan dolaplardan birine yöneldiğine göre o da polis olmalıydı.

-Ki zaten Felix onu görünce hemen başını kaldırıp gözlerini onda odakladı.

"Oh,Minho hyung. Nerelerdeydin?"

Büyük ihtimalle kendisine ait olan dolabın içine bir şey koydu ve dolabını kilitledi. Hemen ardından Felix'e döndü. Ayrı bir masaya ilerleyerek sandalyeye kendisini attı.

Masanın üzerinde isim yazıyordu. Büyük ihtimalle onun masasıydı.

Komiser Lee Minho

Morali bozuk gibiydi. Gözlerini yumdu. Başını deri ofis sandalyesine yaslayarak kollarını bağladı.

"Bir yerdeydim işte."

"Canın sıkkın galiba."

"Evet, öyle. Biraz sessiz ol da kafamı dinleyeyim."

"Tamam tamam,sustum. Ama olayları duyunca neden anlatmadın diye bana kızma sonra."

Gözlerini açmadı. Kolları bağlı bir şekilde aynı pozisyondayken sanki biraz sonra uykuya dalabilecekmiş gibi mırıldandı.

"Ne olayı?"

Felix de derin bir nefes verdi. Bir çırpıda olayı kısaca söyledi.

"Psikopat yıllar sonra yeniden ortaya çıktı. Yeni bir hedefi var. Yeni hedefi... Şu an yanımda. Az sonra onu güvenli bir şekilde bırakacağız."

"Ne?!"

Komiser Minho Felix'in sözlerini duyunca bir anda gözlerini açtı. Bağlı olan kollarını çözerek oturduğu sandalyede dikleşti.

İrileşen gözleriyle bana baktı. Ben de ona baktığım için kısa bir süre gözlerimiz buluştu.

Utanarak hemen kaçırdım gözlerimi.

"Bu... O mu? İyi ama nasıl?"

"Evet o. Dediğim gibi şimdi ekiple beraber onu bırakmaya çıkacağız. İstersen sen de gel. Yolda uzun uzun anlatırız."

"Tamam... Olur. Gelirim."

Gözlerini üzerimden çekmediğini hissedebiliyordum. Bu yüzden ona hiç bakmadım ve chopstikle tabakta kalan son parçayı ağzıma attım.

Son lokmayı da yutup önümdeki suya uzandım. Birkaç yudumda bitirdim.

Felix kollarını birbirine bağlamış,hafif tebessüm ederek beni izliyordu.

"Harika,şimdi gidebiliriz."

Kapıdan içeri henüz girmekte olan Seungmin'i görünce anında ona seslendi.

"Seungmin ekibi topla,gidiyoruz."

"Öyle mi? Tamam."

Seungmin onu onayladı ve girdiği kapıdan yeniden çıktı.

Bulunduğum geniş odada 9 tane çalışma masası mevcuttu. Her çalışma masasında da ayrı bir komiser çalışıyordu.

Bunun hâricinde diğer köşede çok büyük bir masa vardı. Çevresinde de ayriyeten sandalyeler diziliydi. Toplantı yapacaklarsa o masanın etrafına diziliyor olmalılardı.

Masanın arkasındaki duvar da boydan boya projeksiyon için ayrılmıştı.

Tam tersi köşede,yani komiser Minho'nun bulunduğu köşede ise arkalarını boydan boya kaplayan dolaplar vardı.

Bu geniş oda, sadece 2 küçük odaya açılıyordu. Odalardan biri Felix'le beraber uyuduğumuz,derteştiğimiz odaydı. Diğeri ise sanırım mutfaktı. Kapısı yoktu ve oradan çıkanlar hep ellerinde kahvelerle çıkıyordu.

Bir kapı daha vardı. Oranın da tuvalet olduğunu düşünüyorum.

Her neyse, böyle. Felix'in ve yanındaki masaların arkasında ise duvar yoktu. Boydan boya camdı.

Geniş bir kapı daha vardı. O geniş kapı da zaten emniyet binasına açılan kapıydı. O kapı açılınca telsiz sesleri, polis sesleri uğultu hâlinde aşırı şekilde yükseliyordu.

Şu an bu oda sessizdi çünkü bizden başka kimse yoktu. Minho komiserin iki yanındaki masada sadece Chan komiser odaklanmış, harıl harıl çalışıyordu.

Gidiyordum artık.

Şirketimizin başında olan ve babam ile amcamın çok yakın arkadaşı Bay Kim Young Do'nun yanına gideceğiz. Yani polisler beni güvenli bir şekilde onun yanına bırakacak.

Young Do amca başıma gelenleri duydu. Çin'deki akrabalarımdan önce beni arayan ilk kişi oldu. Hatta tek.

O gelmek istedi ancak Felix beni güvenli bir şekilde onun yanına götüreceğini telefonda haber verdi.

Kim Young Do amcanın evinde,en azından toparlanana kadar bir müddet onun korumaları sayesinde güvende olacağım.

Seungmin yüzü neşe saçarak yanımıza geldi. Elindeki tabancasını beline yerleştirirken aynı esnada Felix'e hitaben konuşuyordu.

"Hazırız,gidebiliriz."

...

Bölüm sonu

3 yorum