Bölüm şarkısı: Edanur Yılmaz; Alın yazısı
İyi okumalar😊
Genç çift birbirlerine şaşkınca baktılar.
"İnanamıyorum aynı şehir aynı üniversite belki de şehirde olmsada en azından okulda karşılaştık."
Genç adam omuzlarını hafifçe indirip kaldırdı
"Belki de "
Genç kız gülümseyerek yeni bir soru daha sordu
"Hangi yılın mezunusun?"
"2018"
Ben o zaman daha 3. Yılımdaydım "
Genç çift bu tesadüf hakkında biraz daha sohbet ederek başbaşa vakit geçirmişlerdi.
Ortamda ki sakinliği bozan telefon sesiyle ikiside sessizleşmişlerdi.
Berhan önlerinde ki ufak masaya braktığı telefonu alarak aramayı ceveapladı.
"Efendim abi"
Genç kız Nişanlısının telefon konuşmasını dinlemek yerine etraftaki eşsiz manzarayı izlemeyi tercih etmişti.
"Tamam geliyoruz."
Genç adam telefonu kapatıp bakışlarını nişanlısına çevirdi telefonla konuşurken yaptığı şeyi farketmişti onu dinlemek yerine manzarayı izlemişti genç adam ise konuşma boyunca nişanlısının hareketlerini incelemişti.
Boğazını temizleyerek dikkatini çekmeyi başardığında
"Abim aradı misafir gelmiş misafir dediğime bakma amcamlar, halamlar ve dayımlar gelmiş yeni gelinlerini görmeye "
Sonradan gülerek söylediği 'yeni gelin' kelimesine Masal'da gülmüştü. Devam etmesi için " e" komutunu verdi genç kız.
"Ne e işte çağırıyorlar gitmemiz lazım senin ailen de bizdelermiş"
Genç kadın kafasını sallayıp oturduğu yerden etteğine dikkat ederek kalktı
"E hadi bekletmeyelim misafirleri"
Genç çift gülerek ayrıldılar eşsiz güzeliğe sahip olan Beyaz su'dan . Arabaya binip evin yolunu tutmuşlardı genç adam boğazını temizleyip heybetinden ödün vermeden.
"Benim için çok özel biri de orda olacak ki biz o seninle tanışmak istediği için gidiyoruz şuan senden onun için bir ricada bulunacağım."
Genç kadın adamın sözlerini dikkatlice dinleyerek
"Özel biri mi? tabi ki seni dinliyorum ne ricası bu?"
Genç adam kırmızı ışıkta durup başını kadının olduğu tarafa çevirdi.
"Onun bir hastalığı var ve bu yüzden insanlarla bir araya gelmek istemiyor."
Kadın kaşlarını çatmıştı ne gibi bir hastalıktı ki insanlarım ondan korkacağını düşünüyordu.
"Ne hastalığı ve neden ondan korkacaklarını düşünüyor."
Yeşil ışığın yanmasıyla yola devam ederlerken adam derin bir nefes alıp cevapladı
" Çünkü dengesizin bir ondan kortuğunu söylemiş ve o da bundan dolayı kimseye gözükmek istemiyor benim onu sevdiğim gibi o da beni sever o yüzden de seninle tanışmak istemiş neyse senden ona garip bir şekilde bakmamanı ve diğerleri gibi imada bulunmamanı istihorum tabi ki senin böyle bir..."
Genç kız sinirle adamın sözünü kesti
" Bir dakkika, bir dakkika sen benim de ondan korkacağımı ve ona kötü davranacağımı mı söylüyorsun!"
Adam aniden gelen sinirle şaşırsa da çaktırmamaya gayret etti. Aslında öyle düşünmemişti onun kimseyi incitmeyeceğini biliyoru hele ki karşısındaki bir çocuksa
"Hayır öyle demedim."
"Ama düşündün eğer düşünmemiş olsaydın bana böyle bir açıklama gereği duymazdın."
Genç adam derin bir nefes çekti kadın hakklıydı eğer düşünmemiş olsaydı bu şekilde bir istekte bulunmazdı arabayı garaja park edip aynı anda indiler genç kız kırılmıştı adamın onun diğerleri gibi kötü olabileceğini düşünmesi nedense üzmüştü kadını.
Birlikte avluya giriş yaptıklarında etrafta büyük bir koşuşturma vardı. Yine aynı şekilde birbirlerine bakmadan sessizce merdivenleri çıktılar kalabalıktan dolayı kadınlar ve erkekler ayrı oturuyorlardı genç adam erkeklerin olduğu yere ilerlerken genç kadın da kadınlatın olduğu salona ilerledi.
Genç kız odadan içeri adım atar atmaz içerdeki uğultu yerini derin bir sessizliğe brakmıştı.
Rojgül hanım ayağa kalkarak gelininin yanına gelerke elini uzattı genç kız eğilip kayınvalidesinin ellini öpüp sarıldı.
"İşte hanımlar benim dünyalar güzeli gelinim."
Etraftaki sessizlik yerini tekrar uğultuya brakmıştı
"Kızım büýüklerinin ellini öperek hoşgeldin et hepsine de görsünler güzelliğini."
Genç kız gülümseyerek kafasını salladı tam salona ilerleyeceği sırada kayınvalidesi tekrar kolunu tutup.
"Dur kızım önce şunu takayım hele nazar değmesin ."
Genç kızın yüzündeki gülümseme büyürken kadının yakasına taktığı nazar boncuğuna baktı.
"Aşk olsun Rojgül bizde kem gözmü varda nazar değsin gelinine "
Rojgül hanım kimsenin duymayacağı şekilde 'en büyük kem göz sende bir de laf ediyor kızım bu benim eltim Feriha kısaca Kem göz Feriha aman dikkatli ol fitne fesat onun işidir e tabi birde gözü var mazalah nazar değdirmesin sana yanında fazla kalma'
Masal Rojgül hanımın söylediklerini onaylamıştı ama gülmemek için kendini zor tutuyordu
"Yok ondan değil Feriha ne olur ne olmaz canım adettendir size şart değil ya canım dışardan biri görse onun nazarı değer mazallah."
İçerdeki herkes aynı anda 'Allah korusun' diyerek tahtalara vurmuştu .
Masal tek tek büyüklerinin elini öpmüş yaşıtlarına ve küçüklerine de sarılmıştı.
Yarım saate yakın bir süredir Berhan'ın büyük halası genç kadını esir almış konuşuyordu ve Masal artık bıkmıştı ya sanane demi evlenince hangi odada kalacağımızdan demek istedi ama kendini zor tuttu.
"Masal"
Kapıdan gelen tok erkek sesiyle her ne kadar genç adama sinirli olsa da kurtarıcısıydı hızla ayağa kalkıp
"İzninizle"
Diyerek çıktı salondan bir süre etrafa bakıp nişanlısını aradıktan sonra merdivenlerin başında bir kızla konuştuğunu görüp o tarafa ilerledi.
Yaklaştıkça ne konuştukları duyuluyordu Masal istemese de kulak misafiri olmuştu.
"Saçma sapan laflar edip benim canımı sıkma Aycan hadini bil sana defalarca kez boş umutlara kapılma dedim iki dünya bir araya gelse bizden yine olmaz dedim yengemin dolduruşlarına gelip de benim karşıma birdaha böyle laflar etmek için çıka en başında da dediğim gibi benim için Beren'den bir farkın yok şimdi git içeri otur etrafımda da dolanma kimse yanlış anlamasın tamam mı kardeşim."
Genç kadın hiç birşey anlamamıştı kimdi bu Aycan denen kız ve neden yanlış anlaşılıyorlardı. Ve bir dakika ya yoksa bunlar sevgilimiydi ama eğer Berhan birini seviyorsa söylerdi yani hem umutlanmaması gerektiğini söylemiş asla olmayacaklarını söylemiş ne yani bu durumda platonik bir durum mu var Aycan Berhan'ı mı seviyor?
Genç kadın düşünmeye son verip yanlarına ilerledi genç adam nişanlısının geldiğini fark edip bir kolunu kadının beline koyarak
"Tanıştırayım sizi Masal bu Aycan Feriha yengemin yiğeni tanışmışsındır içerde amcamın eşi."
Genç kız biraz düşündü içeride ki kadınları gözünden geçirdi. 'Kem gözlü Feriha' dedi içinden
"Evet tanıştık.'"
Berhan kafasıyla onaylayıp tekrar Aycan'a döndü.
"Aycan bu da Masal nişanlım "
Masal gülümseyerek "memnun oldum" desede Aycan yüzüne dahi bakmamıştı gözleri genç adamın üzerindeydi. Masal bu duruma sinirlense de belli etmeden Berhan'a çevirdi bakışlarını.
" Ne oldu? beni neden çağırdın?"
"Asıl gelme amacımızın yanına gidiyoruz gel."
Genç adam Belindeki ellini çekip bu sefer elinden tutmuştu kadının birlikte konağın bir üst katına çıkıp misafir odasının kapısında durdular
"Hazır mısın?"
Genç kadın gözlerini devirerek
"Ben hazırım da sen emin misin! sonra korkarım falan."
Genç adam derin bir nefes alıp verdi genç kadının elini brakıp iki omuzundan tutarak kadına biraz daha yaklaşı.
"Bak özür dilerim gerçekten söylediklerimle içimden geçenler arasında dağlar kadar fark var öyle birşey yapmayacağını biyorum heleki karşında ki bir çocuksa."
Masal adamın samimi sözlerine inanmıştı
"Tamam neyse hadi tanışalım artık çok merak ediyorum "
Genç adam gülümseyip kapıyı tıklattı.
İçeriden ince bir ses "gelebilirsin" diyince kapıyı aralayarak peş peşe içeri girdiler.
"Berhan abi" diyerek boynuna atlayan Minik kızı kucağına aldı genç adam
Masal gördükleri karşısında şaşkınkıtan donmuştu...
Geç gelen bir böylüm oldu sınavlar tatil derken hiç zamanım olmadı o yüzden kusura bakmayın😊
Yorum ve vote'yi unutmayın❤