Bölüm şarkısı: Soner Arıca : DENİZ GÖZLÜM
(Deniz gözlüm benim
Senin için hazırım
Eğer ölüm gerekse
Ölmeye giderim)
Keyifli okumalar🖤
Genç kız olduğu yerde kalakalırken Berhan yüzünde ki gülümsemeyle küçük kızı kucaklamıştı bile
"Neden geç kaldın ki çok özledim seni"
Asya incecik kaşlarını çatmış genç adamdan hesap sorarken Masal kendine gelip odaya girmiş ve ardından kapıyı kapatmıştı.
Kapının sesini duyan ikili kafalarını Masal'a çevirirken genç kadın gülümseyerek yanlarına ilerleri.
"Merhaba"
Asya Berhan'ın yanından hızla ayrılıp koltuğun üzerinde ki siyah eşarbı alıp saçlarını ve yüzünü gizlemeye çalıştı.
Masal şaşkınlıkla Berhan'a dönerken genç adam küçük kızın yanına ilerleyip.
"Sakin ol Asya o Masal ablan senden korkmuyor"
Küçük Asya bir Berhan'a bir Masal'a bakarken çekingen bir ifadeyle .
"Gerçekten mi?"
Masal küçük Asya'nın yanına ilerleyip dizleri üzerine çöktü az önce küçük kızın yüzünü gizlemeye çalıştığı eşarbı yavaşça çıkarıp koltiğa bıraktı ardından küçük kızın ellerini tutarak.
"Gerçekten hem senden nasıl korkabilirim ki?"
Asya derin bir nefes vererek gülümsedi
"Herkes benden korkuyor Hayalette benzediğimi söylüyorlar rüyalarına giriyormuşum."
Masal kızın söyledikleri karşısında insanların acımasızlığına birkez daha lanet okudu.
"Onlar önce bir kendilerine baksınlar yüzlerine değil kalplerinde ki kötülüğe sen korkulacak bir insan değilsin tatlım aksine eşsiz bir güzelliğe sahipsin."
Berhan iki kızın konuşmasına hayranlıkla dinliyordu. Asya onun için herkesten kıymetliydi hastalığı yüzünden herkes tarafından dışlanmış bir çocuktu söylenen sözler yüzünden bir odaya kapanır çıkacağı zaman da siyah eşarbıyla yüzünü ve saçlarını kapatır öyle çıkardı.
Asya Albino hastasıydı herkesinden farklı olarak çok açık tenli bembeyaz saçlara sahipti ama bunlar onu korkunç yapmıyordu aksine Masal'ın da dediği gibi eşsiz biriydi.
"Gerçekten böyle mi düşünüyosun Masal abla?"
Küçük kız merakla sormuştu sorusunu Ailesinden sonra ilk defa biri ondan korkmamış ve güzel olduğunu söylemişti
Daha 7 yaşındaydı küçük kız ama yaşından oldukça olgundu aslında çevresinde ki insanlar yüzünden büyümek zorunda kalmıştı her hareketini tartmak zorundaydı yoksa yine kötü davranılırdı.
"Tabi ki de böyle düşünüyorum sen çok güzel bir kızsın Asya."
Küçük kız gülümseyerek
"Sana sarılabilirmiyim yenge."
Masal gülerek kızın yanaklarını okşadı
"Bir şartla."
"Ne şartı?"
Asya ve Berhan aynı anda konuşmuştu uzun zamandır sessiz kalan genç adamın varlığını unutan güzel kızlar Berhan'a dönmüşlardi tekrar birbirlerine bakıp gülen ikili omuzlarını silkerek Berhan'ı umursamamıslardı.
"Yenge yok Masal abla ya da sadece abla anlaştık mı."
Kolarını açıp küçük kızın kendine sarılması için gereken izni vermişti genç kadın küçük kız kahkaha atıp
"Anlaştık"
Diyerek kendini sıcak ve şevkatli kollara braktı
Berhan ikilinin eşsiz görüntüsünü ölümsüzleştirmek üzere fotoğraflarını çekmişti.
Telefonunu tekrar cebine atarak
"Yeter bu kadar ayrılın artık senin de alacağın olsun yer fıstığı bana böyle sarılmadın."
Küçük kız gülerek Masaldan ayrılıp yanaklarını da öptükten sonra genç adamın yanına koşarak kucağına almasını bekledi Berhan eğilip Asya'yı kucağına aldı küçük kız tıpkı Masal'a olduğu gibi genç adama da sıkıca sarıldı.
"Kıskanma bizi ben Masal ablamı çok sevdim."
Masal minik kızın sözlerine içenlikle gülümsedi
"Ben de seni çok sevdim meleğim"
Küçük kız Masal'ı eliyle yanına çağırdı genç kadın ufaklığın isteğini yerine ketirerek Berhan'ın kucağındaki kıza yaklaştı küçük kız bir eliyle Berhan'ın boynuna sarılırken diğer eliyle Masal'ın boynuna sarılmıştı. Bu kadar yakınlaşmayala aynı anda yutkunan çift birbirlerinin gözlerine odaklanmışlardı.
Bu güzel tablo çalan kapı nedeniyle bozulurken kapı aralanarak konak çalışanlarından Özlem içeri girdi.
"Ağam yemek hazır sizi bekliyorlar"
Berhan kafasını salayarak küçük kızı yere indirdi
"Hala aşağı inmemekte ısrarcımısın"
Asya kafasıyla onaylarken Masal olaya el atmıştı
"Neden peki tatlım aşağı insek birlikte güzel bir yemek yesek olmaz mı"
Küçük kız korkuyla bir adım geri giderek kafasını iki yana hızla saladı
"Olmaz yine korkarlar benden "
Masal derin bir nefes alıp verişin ardından
"Tatlım onlar sana böyle davrandıkça ve sen sürekli bu şekilde kabuğuna çekilirsen daha çok üstüne gelicekler senden korkanlar olabilir ama seni sevenler de var emin ol şimdi benimle beraber aşağı gel ve hep beraber güzel bir yemek yiyelim."
Küçük kız dolan gözleriye genç kadına baktı.
'Ama..."
Masal küçük Asya'nın sözünü keserek
"Sana söz veriyorum eğer benden büyük veya küçük olsunlar farketmez seni kıracak en ufak bir laf ettiğinde ağızlarının payını vericem isterlerse saygısız desinler umrumda olmaz şimdi lütfen benimle gel olur mu."
Küçük kızın gözünden birkaç damla yaş akarken Berhan genç kadının kolundan tutarak
"Zorlama biz defalarca denedik ama istemedi."
Masal kolunu çekip
"Asya güçlü bir çocuk eğer onlara boyun eğerse onu güçsüz görürler ve üste çıkarlar ."
Masal tekrar dizlerinin üzerine çökerek küçük kızın ellerini tuttu
"Bak tatlın ben bir doktorum bundan iki hafya önce Ordu'dayken bir çocuk geldi annesiyle beraber senin yaşlarında ismi Ege beyninde bir tümör yani beyninde olmaması gereken bir parça var ve ameliyat olmak zorunda ameliyatını ben yapıcam 2 gün sonra. Ameliyat olsa da yaşama ihtimali çok az yaşasa bile kalıci hasar olabilir."
Küçük kız merakla sordu sorusunu
"Nasıl bir hasar?"
"Şimdi şöyle ki kesin bir şey diyemem ama beki yürüyemeyebilir , konuşamayabilir, bekli de hiç hareket edemeyip yatağa bağlı kalabilir. "
Küçük kızın azından 'hi' nidası çıkarken Ege için üzülmüştü gözleri dolarken Masal konuşmasına devam etti
"Şişt ağlama bunları ağlaman için anlatmadım pes etmemen için anlatım Ege gibi güçlü olman için anlattım şimdi son kez soruyorum benimle beraber aşağı inermisin?"
Asya küçük elleriyle gözyaşlarını silip kafasıyla onayladı
"Peki inelim ama ya bana kızarlarsa."
Berhan uzun zaman sonra tekrar söze dahil olarak
"Yer fıstığı ben varken kimse sana kızamaz."
Asya gülümseyerek ikisine tekrar sarıldı tek tek genç çiftin yanaklarına birer öpücük kondurduktan sonra ellerineden tuttarak ayağa kalkmalarını sağladı
Üçlü beraber odadan çıkıp aşağı indiler avluya kocaman iki masa kurulmuş birinde kadınlar diğerinde erkekler oturmuş genç çifti bekliyorlardı
Herkes gördükleri manzara karşısında şaşırırken üçlü son basamağı da inip yerlerine doğru ilerlediler Masal yere eğilip Asya'yı kucağına alırken Berhan herkese hitaben
"Ağzını açıp tek kötü söz söyleyecek olursanız karşınızda beni bulursunuz ona göre."
Masal kucağında ki Asya'yla kadınların olduğu masaya ilerlerken Berhan'da erkeklerin yanına masasına gidip oturdu
Masal önce Asya'ýı oturtup ardından da kendisi oturdu
Berhanın uyarısından olsa gerek kimse ağzını açıpta tek kelime etmemişti. Herkes sakince yemeğini yemiş
Masal ise hem kendi hemde Asya'ya yedirmişti yemek faslından sonra herkes salona geçmiş gençler bahçede kalmıştı
"Asya seni Nehir'le tanıştırmamı istermisin."
Yanında oturan küçük kıza yöneltmişti sorusunu Asya bu sırada etrafı inceliyirdu
"Nehir kim Masal abla?"
Masal gülümseyerek küçük kızın saçlarını okşadı
"Nehir benim yiğenim eminim sende çok seviceksin."
Asya heycanla kafasını salayıp onaylamıştı genç kadını
Masal abisine hitaben
"Nehir nerde?"
Diye sordu Yaman merdivenden annesiyle beraber inen küçük kızını götererek
"Geliyor."
Masal kafasını merdivenlere çevirip küçük yiğenine baktı annesiyle beraber merdivenleri indikten sonra annesinin elini brakıp
"Hala"
Koşarak halasına sarıldı
"Halacım bak seni kiminle tanıştıracağim"
Nehir merakla halasına bakmaya başlamıştı küçük kız yeni insanlarla tanışmayı çok seviyordu ilk geldiğinde
Karan'la da hemen kaynaşmıştı Masal da bunu bildiği için Asya'la arkadaş olabileceğini düşünmüştü.
"Bak Nehir'cim bu güzellik Asya "
Asya'yı göstererek
"Asya'cım bu güzellikte Nehir benim yiğenim Yaman abinin ve Duygu ablanın da kızı"
Asya gülümseyerek
"Merhaba Nehir"
Asya Yaman'la biraz önce tanışmış ve çok sevmişti kendisine hiç bir şekilde garip bakmamış veya kötü şeyler söylememişti çartakta oturan diğer abla ve abileri de öyle En çok Eren'i sevmişti komik şakalar yapıp Asya'yı güldürmüştü Ozan'ı Gökçe'yi hepsini çok sevmişti hic biri ona kötü davranmamıştı.
"Merhaba Asya saçların çok güzel"
Nehir halasının kucağından inip annesinin yanına koşmuştu
"Anne bak saçları çok güzel değil mi bende öyle saçlarım olsun istiyorum."
Sevimli yüz ifadesine ve isteğine herkes içten bir gülümseyle bakmıştı
Günün ilerleyen saatleri böyle geçmişti çaylar , kahveler , pastalar, meyveler yenilip içilmiş gecenin sonunda Masal ve ailesi kiraladıkları eve geçmişlerdi
Masal günün yorgunluğuyla aile üyelerinden izin isteyip odasına çekilip kısa bir duş alarak yatağına girmişti çok geçmeden uykuya esir olmuştu.
Erdenet konağında ise misafirlerin çoğu gittmiş geriye kalanlar ise ayarlanan misafir odalarına çekilmişti
Berhan'da odasına çekilip kısa bir duş aldıkran sonra yatağına uzanmıştı aklına bugün beyaz suda Masal'la olan konuşmaları gelmişti
'Aynı şehir aynı üniversitte belki de karşılaştık'
Demişti genç kadın
(15 Nisan 2018)
( Dersi iptal oldugu için okuldan erken çıkıp arabasına binip alamadığı uykusuna kavuşmak üzere evinin yolunu tutmayı planlıyordu genç adam sakin hareketlerle arabasını park alanından çıkardı.
Bu okulda ki son yılıydı ve sadece birkaç sınavı kalmıştı ardından mühendis olarak mezun olacaktı.
Okulun kapısından çıkacağı sırada önüne atlayan kızla ani frenle durmak zorunda kalmıştı.
Arabadan inip önüne atlayan kıza bakmak için aracın önüne ilerledi yerde oturmuş ayak bileğini tutarak ağlayan kıza doğru seri adımlarla ilerleyerek yanına diz çöktü.
"İyi misin?"
Genç kız acıyan bileğini tutarken aynı zamanda genç adamın türkçe bilmediğini umarak.
"Yok gerizekalı iyi olduğum için ağlıyorum zaten !"
Sesini kısık tutsa da genç adam duymuştu. Ve kızın Türk olması ayrıca dikkatini çekmişti.
"Sensin gerizekalı önüme atlayan sensin!"
Genç kız bir an afalladı adamın Türk olduğunu düşünmemişti morarmaya başlayan ayak bileğini tutarken etrafina bakınmaya başladı dikkatini çeken şey tabi ki de takılıp ayağını burkmasına neden olan taştı.
"Önüne atlamadım takılıp ayağımı burktum arabayı görünce de panikleyip düştüm."
Kolunda ki saate bakıp panikleyip ayağa kalkmaya çalışırken aciyan bileğinin üzerine basıp tekrar dengesini kaybedip düşecekken genç adam tuttu.
"Nereye gidiyorsun bu halde ".
Genc kız dengesini sağlayıp kolunu adamdan kurtardı.
"Sınavım var ona yetişmem lazım."
Tek ayağı üzerinde seke seke ilerlemeye çalışırken belinde hissetiği güçlü kollarla bakışlarını ela gözlere çevirdi..
"Sınıfına kadar götüreyim bari?"
Genç kız itiraz etmeyerek kafasıyla onaylayıp genç adamın yardımıyla yürümeye başladı.
"Hangi fakülte?"
Genç kız kuruyan boğazını yutkunarak yumuşattı
"Tıp."
Genç adamın da yardımıyla fazla uzakta olmayan fakülteye gelene kadar ikiside birdaha konuşmamıştı fakülteden içeri girip şans eseri alt katta olan sınıfına girmeden hemen önce .
"Gerisini ben hallederim teşekkürler ve kusura bakma senide meşkul ettim."
Kızın konuşmasını dinlerken tek odağı deniz mavisi gözlerdi genç adamın daha önce birçok kez mavi gözlü insanla tanışmış olsada hiç bu kadar güzelini görmemişti.
"Sorun değil istersen bekleyip hastahaneye götürebilirim?"
Genç kız adamın nazik teklifi ile tebesüm ederek
"Gerek yok kendim giderim yine de teşekür ederim "
Genç adam anladığını belirtir bir şekilde kafasını salladı.
"Sen bilirsin "
Arkasını dönüp bir kaç adım atmıştı ki genç kızın sesi duyuldu tekrardan
"Masal ben"
Genç adam kıza dönüp
"Anlamadım?"
Genç kız gülerek
"İsmim diyorum Masal ya senin ki?"
Genç adam içinden geçirdi 'ismini bilmeme gerek yoktu zaten bir ismin vardı deniz gözlü'
Gülümseyip cevap vereceği sırada genç kız telaşla
Amfiye girmişti ne olduğunu anlamadan yanından elinde kağıtlar olan bir adam geçip genç kızın sınıfına girdi genç adam kısıkça 'Berhan ' dedi 'Adım Berhan' sözlerini bittirip arkasını dönüp fakülteden çıkttı. Ama genç kız duymamıştı )
Genç adam hatırladığı anıyla gülümsedi uykuya dalmadan önce son sözleri
'Belki de karşılaştık DENİZ GÖZLÜ' oldu

Yeni bölüm geldi umarım beğenirsiniz
Albino Nedir? (Albinizm)
Albinizm, vücuttaki melanin üretiminde soruna yol açan çeşitli durumlar sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Albinizm hastalığının adı Latince beyaz anlamına gelen 'albus' kelimesinden türemiştir. Dilimizde hastalık için albinizm veya albinos tanımları kullanılır. Albinizm hastalarına ise albino adı verilir.
Albinizmde hastaların saçları, gözleri ve derilerindeki renk eksikliği en dikkat çekici bulgulardan biridir. Ancak renk eksikliği her zaman çok belirgin olmayabilir. Albinolar güneş ışığına karşı çok hassastır. Bu nedenle de cilt kanserine yakalanma riskleri yüksektir.
Soru eğer sizin de çevrenizde albino hastası olan biri olsa tepkiniz ne olurdu?
Yorum yapmayı ve vote vermeyi unutmayın
Seviliyosunuz.