İçeriğe geç

Beni Bırakma

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Beni Bırakma

Bölüm 3

3.BÖLÜM

MASAL'DAN

Gözlerimi sanki üzerinde bin ton ağırlık varmış gibi yavaş yavaş açtığımda gözüme hücum eden ışıklarla gözlerimi kapatıp yavaşça kırpıştırarak tekrar açtım.

Kendime geldiğimde etrafı incelemeye fırsat bulmuştum. Herşeyiyle bembeyaz olan odadan anlaşılacağı üzere. Bir hastahanedeydim.

Aklıma düşen gerçekle titremeye başladım . Her şeyin rüya olması için dua ediyordum .

Ne olur herşey sadece bir kabustan ibaret olsun lütfen.

Sesli bir şekilde açılan kapıyla bakışlarımı o tarafa çevirdim .

40'lı yaşlarında beyaz önlüklü bir doktor gelmişti. Saçında ve sakalında yaşının vermiş olduğu hafif beyazlıklar vardı . Gülümseyerek.

"Merhaba Masal hanım , kendimizi nasıl hissediyorsunuz ."

Sorusu karşısında düşündüm. Gerçekten 'nasıldım'. İyi olmadığım kesindi. Kendi hakkımda şu an bildiğim tek şey yorgun olmam bu sadece fiziksel bir yorgunluk değil ruhsal açıdan da çökmüş bir vaziyetteyim. Doktora sahte bir gülümseme ile ,

"Yorgunum"

Doktor benim aksime içten bir şekilde gülümsedi

"Bu çok doğal bünyeniz çok zayıf düşmüş. Bunun yanı sıra kan tahlili de yaptık degerleriniz normalin çok altımda bu da bayılmanıza neden olmuş ."

Kafamı sallayarak.

"Anladım ne zaman çıkabilirim"

Doktor ayak ucundaki masadan , hastahane raporlarının ve tahlil sonuçlarının olduğu kişisel dosyayı eline alarak dikkatlice baktı. Nihayet işi bittiğinde .

"Serumunuz bitince çıkabilirsiniz , ilaç recetenizi aile yakınlarınıza vericem geçmiş olsun"

Gülümseyerek teşekürler ettim . Doktor odadan çıktıktan çok kısa bir süre sonra odaya ilk önce annem ardından babam ve abimler girdi.

"Kızım nasılsın bir yerin ağrıyormu ?"

Annemin telaşlı sesi ile gözlerimi Ozan abimden çektim ve anneme odakladım .

"Iyiyim anne birşeyim yok"

Annem yanıma gelip bana sarıldı , bir an kendime kızdım onu bu kadar çok endişelendirdiğim için .

"Çok korktum kızım tekrar eski günlere döneceğiz diye çok korktum."

Kolumdaki serumu umursamayarak anneme sarıldım

"Sakin ol anne o günlere bir daha dönmeyeceğiz "

Birbirimizden ayrılınca anneme gülümseyerek baktım.

Teker teker hepsi nasıl olduğumu sorup Durmuşlardı . Daha fazla dayanamayıp isyan ettiğimde , hepsi bana sinirle bakıp çok konusmamamı söyleyince susmak zorunda kaldım.

"Baba bize biraz izin verirmisiniz?"

Ozan abimin konuşmasıyla gözler ona dönerken O benden başka her yere bakıyordu.

"Hadi biz çıkalım abi kardeş başbaşa konuşsunlar"

Babam ,annem ve Yaman abim odadan çıkınca abim bakışlarını yere sabitledi

"Abi yüzüme bakmayacakmısın "

Abim derin bir nefes alıp gözlerini bir an olsun yerden çekmeden

"Hangi yüzle, Hangi yüzle bakıcam yüzüne senin ha Meleğim "

Yutkundum sözcükleri beynimde toparlayıp.

"Nerde benim o her hatasında dimdik duran abim , hatasını kabul eden ama asla boyun eğmeden dimdik duran abim senmisin? Hiç sanmıyorum benim abim bu değil"

Kafasını kaldırıp kaşlarını çatarak beni dinledi

"Aynı şey değil, Bu sefer öyle ufak bir hata yapmadım . Ben kardeşimin hayatını mahvettim. "

Derin bir nefes alıp onun gibi bende kaşlarımı çattım

"Kimsenin hayatını mahvettiğin yok abi "

Sinirli ses tonuna karşı hafif gülümseyerek Bu sefer kafasıyla beni onayladı .

"Haklısın kardeşim Kimsenin hayatı mahvolmayacak , Sen kimseyle evlenmeyeceksin buna. Ölsemde izin vermem, Seni sevmediğin bir adamla asla evlendirmem bunun için ölmem gerekse bile asla izin vermem"

Bir çırpıda oturduğu koltuktan kalkıp yanıma geldi ve yatağın kenarına oturup ellerimi avuçları arasına aldı.

"Beni ikiletmeden dinle Meleğim . Asal ama Asla bu evliliği kabul etmeyeceksin Tamam mı?"

Benden cevap beklerken ben onun yüzünü dikkatlice inceliyordum ,

"Aklından ne geçiyor abi "

Sorum karşısında ilk başta şaşırsa da sonradan gözlerini kaçırarak

"Sadece dediğimi yap "

Itiraz istemeyen ses tonu karşısında sinirlenmiştim. Lütfen düşündüğüm şeyi yapmasın lütfen.

"A..Abi sakın düşündüğüm şeyi yapma , bak eğer sana birşey olursa , Ben asla kendimi affetmem duydun mu beni? Asla affetmem . Hata canıma kıyarım "

Son sözlerimle yere bakan gözleri hızla bana döndü, ellerindeki elini yanaklarıma çıkararak baş parmağı ile gözümden akan bir kaç damla gözyaşımı silerek yanaklarımı okşadı.

"Şşş böyle şeyler söyleme . Öyle olmak zorunda senin hayatını karartmaktansa ölürüm daha iyi.

Özür dilerim abicim ben böyle olacağını tahmin etmedim , Eğer böyle olacağını bilseydim hiç yapmazdım aşkımı kalbime gömerdim yinede yapmazdım"

Pişmanlık dolu sesiyle konuşunca içim burkuldu , Ben abimi ilk defa böyle görüyordum ilk defa bu kadar çökmüş ve ilk defa yaptığı birşeyden dolayı pişman olduğunu görüyordum. Benim abim dağ gibiydi ama şu iki günde çökmüş bir dağdan farksızdı.

"Bu evlilik olacak abi , Hem ne beli ileride birbirimizi sevmeyecegimiz.

Annem ile babamı hatırlasana ailelerinin yüzünden zorla evlenmemişlermiydi. Ama birde şimdi bak . Birbirine olan bakışlarını aşk dokular. Mucizelere İnan abi ben inanıyorum sende inan.

Sakın buna karşı çıkmaya Çalışma . B..Ben evlenmek istiyorum"

Son sözümde sesimin titremesine engel olamadım. Abim Kararlı sesime karşı sinirlenmişti hata öyle ki cevap bile vermeden kapıyı çarparak çıktı . Beni yalnızlığım ve acıyla tek başıma bırakıp gitti.

Gözlerimi yavaşça açıp camdan vuran ışığa alışması için kırpıştırdıktan sonra bana verilen odada ki yatakta doğruldum.

Etraftaki bana çok yabancı gelen objelerden gözlerimi çekip yataktan çıkıp odada bulunan banyoya girdim.

Üzerimde bulunan kıyafetleri bir çırpıda çıkarıp kendimi ılık suyun altında bırakıp şu iki günde yaşadıklarımı düşünmeye başladım.

Sadece iki günde hayatım , düzenim, yaşamım , herşeyim alt üst olmuştu şaka maka haftaya evleniyordum hemde sadece iki kere gördüğüm , Hiç tanımadığım en önemlisi de sevmediğim bir adamla bir haftaya evleniyordum.

Duştan çıktığımda yatakta beni bekleyen bir adet Gökçe beklemiyordum. Onu görünce gözlerim doldu iki günde yaşadıklarımın hepsini Dün hastahaneden çıktıktan sonra Gökçe'yi arayarak anlatmıştım. Ben bana akıl vermesini beklerken O sırf evlenince Mardin'de yaşayacağım ve çok sık görüşemeyeceğimiz için Abime saydırıp durmuştu ve bende çareyi yüzüne telefonu kapatarak yana kullandım.

Hızla gidip sarıldığımda gözyaşlarım daha fazla dayanamayıp özgürlüğüne kavuşmuştu.

"Ah be kuzum sen en son hastahaneden çıkıp eve uyumaya gidiyordun nasıl geldin buraya ne ara geldin ve en önemlisi niye bana söylemedin"

Burnumu çekip kendimi yatağa bıraktım.

"Gökçe nasıl anlata bilirim ki bende buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum , Tam uyumak için yatağa girdiğimde annem aradı ağlayarak eve gelmemi söyledi , birine bişey oldu kokusundan kestirme diye orman yoluna saptım .. Sonra önüme bir araba çıktı ona çarpmamak için direksiyonu kırdım ve ağaca çarptım .

Çarpmanın etkisiyle başımı vurdum o anâ dair tek hatırladığım şey arabadan inen adamlar ve başımdan akan Kan , Zaten gozlerimide bu evde açtım ."

Gökçe'nin gözünden bir iki damla yaş düştü ardından da bana sıkıca sarıldı.

"Ah be kuzum sen neler yaşamışım ve benim bunlardan yeni haberim oluyor."

Ondan ayrılıp alayla gülerek

"Daha bombayı duymadın . Abim kardeşini kaçırdı diye bir psikopat tarafından kaçırılıyorum ve en önemlisi bir hafta sonra o piskopatla evleniyorum."

Bir anda ikimizde gülmeye başladık neye güldüğümü bilmiyorum ama iyi geliyordu en azından sinirlerim yatışıyordu .

"Bizim hayatımız hiç normal olmadı ki zaten nerde pislik var orda biz"

Gökçe'nin gülerek söylediklerini kafamla onayladım . Birkere sırf bir şirket ihalesi için Gökçe'yi ben sanıp kaçırmışlardı.

"Haklısın. Hele senin kaçırılma olayın "

Tekrar gülmeye başladık . Nihayet kendimize gelebildigimizde yataktan kalkıp.

"Hadi kalk bugün düğünüm için alışverişe çıkacağız "

Dolaba ilerleyip daha dün özel araçla Ordu dan getirilen kıyafetlerime göz gezdirdim .

Elime siyah beyaz çizgili bol paça pantolonumu ve beyaz tişörtümü alıp tekrar banyoya girdim . Bornozumu çıkarıp üzerimi giyindim.



Ayağıma beyaz spor ayakkabılarımı giyinip çantama telefonumu cüzdanımı kulaklığımı Vs. Şeyler koyup siyah helipotter gözlüklerimi de alıp odadan Gökçe'le birlikte çıktık .

Aşağıya indiğimizde Kahvaltı hazırlanmış bizi bekliyorlardı.

"Hala"

Koşarak kucağıma atlayan Nehir ile gülümseyip kucağıma aldım . Sıkıca sarılıp yanaklarını ıslak ıslak öptün.

Nehir 'ı kucağımdan indirip masaya doğru ilerledim. Yerimize oturduğumuzda . Herkes kahvaltıya başlamıştı.

"Kahvaltıdan sonra alışverişe çıkıcak kızım ona göre hazırlanın "

Kayınvalidemin yani Rojgül hanımın konuşmasıyla kafamı ona çevirip onayladım .

Evet gencolar ben geldim dırım dırım.

Bölümü umarım beğenirsiniz.

Soru

Karakter değişikliğini nasıl buldunuz bence böyle çok güzel oldu fikrinizi benimle başlasın lütfen .

Bu bölüme de sınır koyuyorum.

10oy. 13 yorum

Not (sınır geçilmese bölüm gelmeyecek)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.