İçeriğe geç

BENDEN ONA BAHSET

Bölüm 7 · 3 dk okuma

BENDEN ONA BAHSET

Bölüm 7

EVLER VE KAYIPLAR

Evlenirken sordular ne istersin diye. Sorulurmuş kız tarafina .Altın, para,çeyiz kız ne isterse evlenirken ona sunulurmuş.

"Hiç bir şey dedim."İstemem. Herşeye yeterim ben diye düşündüm. Çünkü alışkındım. Şu hayatta ne almak istediysem hep çok çalıştım. Hayatta elde etmek benim için hep zordu. Öylece verilmez,öylece bana gelmezdi hayallerim,isteklerim. Bu yüzden istemedim. Ayıp bildim .Kendime yediremedim.Ne zaman biri karşılıksız diyip birseyler verse ardından bir kayip yaşadım. Eğer istersem ardına feda edeceğim vedaların saklı olduğunu düşündüm. Ve istemedim. Kendime onu layık görmedim. Güzel şeyler emek isterdi ya hani . Ben hep emek verdim . Çabaladım. Ne yazık ki ben ne kadar çabaladiysam o kadar çabaya layık görülmedim.Kimse uğrasmadi . Evlenicem dedim ve bir anda el kızı oldum. Annem benim için çabalamadı. Hevesli değildi. Olmayan hevesi kalbimi kırdı. Sanki bir kuşun kanadında açılan yara gibi bir yara açti kalbimin ortasında. Eee kuşun kanadindaki o yara büyüdü .Büyüdü büyüdü... Artık kuş uçamaz oldu. O küçük yara kuşun yaratılış gayesini çalmıştı. İşte anlatsam kimsesizlik,yalnızlık gibi bir duygu ama tam da öyle degil çalınmış esirgenmiş bir hayat var arkamda...

Babam ise ardimdan kapım sana daima açık demedi.Dag gibi bir baban var şuna da ben el atayım demedi . Seyirci kalmayı tercih etti. Çok ağladım. Koca bir düğün sorumluluğu üzerime yığıldı omuzlarimi eğdi. O sevdiğim adam sıfır kullanılmamış gelinliğe gelinlik çiçeğine bile layık görmedi beni. Gereksiz dedi. Işin ilginç tarafi kabullendim . Zoruma gitsede "haklısin gerek yok " diyerek hak verdim . Sevdim ben. Gözüm köreldi . Ruhum ele geçirildi. Hâl bu olunca kendi annemde babamda kapadı kapılarını. Mutlu olmadılar. Sevmediler. Öz kızlarına en iyi düğünü değilde en iyi mutluluğu layık görmediler. Bütün kapılar kapandı. Kendilerine göre haklılar da. Gönül gözüyle baktım ben. Doğruyla gerçek aynı göründü. Yanılmaktan yanlışlar doğdu. Bu yüzden haklılar. Çünkü dinlemedim onları. Yine yaptım yapacagimi ve hayatimin en büyük kumarını oynadım. Çok seviyorum dedim . Öyle çok seviyorum ki eksik yada fazla değil birine tam anlamıyla ait olmak gibi..

.Ne fark eder Kürt Türk? Insan olması önemli dedim .Kürt olabilir ama ben bir Kürt değil bir adam seviyorum bu adam benim sevdiğim. Bizim oralarda cok sevilmiyor Doğulular . Ailem öyle ön yargılı değildir ama çevre ne der gözüyle baktılar ve konuştular. Onlar konustu ben susturdum. Yargıları dağıttım. Bir ara yağmur yağacak gibi oldu . Koştum bir şemsiye buldum. Bir ara fırtına çıktı sığınacak liman oldum. Bir şekilde sevdiğim adamı anlattım ve onun için çok savaştım. Bu savaş çetin geçti. İçimden kopup giden çok şey oldu.Kaybettigim çok şeyler oldu. Annem babam.. Evim.. sonra sonra Gururum.. Güvenim... Aşka olan inancım... Çok şey....

Buruktu benim gidişim. Kimse istemedi . Erken denildi . Aceleye geldi denildi , bekleyin denildi....

Hayır şimdi dedim . Ben bir ev istedim.Umuda ihtiyacımin olmadığı,sakin bir ev...Kendi yetiştirdiğim çiçekler. İçinde ilham aldığım kitaplar, acı ve pişmanlık vermeyen masum eğlenceler,gerçeğe bağlılık, ümit ve sevgi dolu yürekleri olan bir ev istedim. Bunu bana çok gören ise oynadığım Kumardı. İnandığım yerden kopardı hayat. Öyle bir fiske vurdu ki duvarlarim yıkıldı.. Herşeyi göze aldığım adamın arkasina saklandım. Onu koca bir dağ sandım. Bir şekilde herşeyi hallettik . En çok ben kaybettim ama diyen o oldu: "en çok ben savaştım sen ne yaptın ki"dedi... Tanışma,nişan, kına, düğün bir şekilde hallettik. Duymadım. Tıkadım kulaklarımı. Tek duydugum sevdiğim adamın sesi oldu. Takilmadim olmayan eksik olan şeylere. Yok onu almamiş, yok çeyizi azmış bir sürü şeyi susturmayı başardım da; o "ya yolunda gitmezse" hissini hiç bir zaman icimde bastıramadım. Doğru adam mi sorusuna net bir cevap veremedim.Zaman dedim. Şunu anladım ki bir evi geride biraktim. İcimde hayatimin olduğu sahne kapandı oyun tamamen bitmişti. Ortada yeni bir ev vardi .Ama "kimin evi?"...

Insanın iç huzursuzluğu zamanla gerçeği oluyormuş çok sonradan öğrenmiş oldum. Ev dediğin yer sevdiklerinden ibaretmiş. Şuan evsizim. Başı,boş,avere. Sevgisizlik evsizlik demekmiş . Bu yüzden artık en çok evsizim ....

Bugünün önerisini vermek istiyorum:

Erich Fromm der ki :

"Hayatımıza giren herkes değerlidir. Ama Herkes özel değildir. Saygı hepsine,sevgi layık olana verilir."

Saygınız olsun hayatta .En çok da kendinize. Unutmayalım ailelerimizi bizler seçemeyiz ama evleneceğimiz,bir hayat,bir ömür gecirecegimiz kişiyi bizler seçebiliriz. Hayatınızla kumar oynamayın. Sevin ama önce TANIYIN....

Sevgilerimle....

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.