Derin bir hasret var içimde dünüme... Çok şeyi geri de bıraktım ve biraz aşkın kenarında kaldım bu süreçte . Kenarından diyorum çünkü ayrılık yaşamak gerekiyormus bazen gerçekliği bulmak için. Herkes şu ana kadar bir parça aldı ve yerine bir şey vermeyi unuttular. Onlar unutsun ben aynı yerdeyim . Özlüyorum. Ve hatırlıyorum...

Eski bir hikayeyi özlüyorum babannemin anlatımından. "Çırpıcı kız(çırpı:odunun küçük dal parçalı hali)"..
Babası odun toplamak için kızını ormana götürmüş. Ve demiş ki: Sen burada otur hava soğuk ben odunları toplayıp geleyim sonra eve gideriz. Sende canın sıkılırsa çalı çırpı toplarsın.
Böylelikle babası kızını boş kuru su kabağı ve bir de yırtık kilim parçasıyla yalnız bırakıp odun toplamaya gitmiş. Babası uzaklaştıkça kız kuru kabağa sopayla vurup " çın çın kabakcığım neredesin babacığım " diyerek babasına seslenirmiş. Babası da ona cevap olarak " çın çın kabakçığım buradayım evlatçığım " dermiş. Bu şekilde küçük kız kendine cesaret ararmış. Babasının sesini duyup içini rahatlatırmış. Bir süre sonra kücük kız yine aynı sekilde sormuş: " Çın çın kabakçığım . Neredesin babacığım?" Fakat bu kez babasindan cevap alamamış. Bir daha kuru kabagina vura vura sormuş sonra bir kez daha ve bir kez daha . Defalarca bağırıp babasına seslenmiş. Fakat hiç kimse ona yanıt vermemiş. Sonra sesi kısılmış yorgun düşmüş. Bulunduğu yerden de gitmiyormuş eğer ki babası geri gelirse onu bulamaz diye. Küçük kız beklemiş beklemiş ne gelen var ne giden. Hava kararmış. Etrafında hiç ses soluk kalmamış. Ve anlamış sonunda . Babası onu terk etmiş. Üvey annesi zaten sevmiyormuş . Böyle bir şeyi anca üvey annesinden beklermiş ama babasından asla beklemezmiş. İnanmakta zorluk çeksede acı gerçek buymuş, babası öz kızını üvey annesi istedi diye ormanda bırakmış. Ağlamış,Ağlamış saatlerce ağlamış . Hava buz gibi olmuş . Kilim parçası vücudunu ısıtmaya yetmez olmuş. Küçük kız en sonunda herşeyden, yaşama direnmekten vazgeçip son sözlerini bağırarak söylemiş:
"ÇIN ÇIN KABAKÇIĞIM, BENI NİYE BIRAKTIN BABACIĞIM".
Aşkın kenarında kaldım dedim ya öyle işte. Terk edilmiş küçük kız gibi bağırmalar içindeyim. Sesleniyorum dünüme neredeyim diye. Bulamıyorum,göremiyorum bana değer veren gerçekten seven bir çırpı parçası. Hayat arkadaşımı bugünümde değil geçmişimde arıyorum çünkü önceden anlıyordum herşeyi. Gözlerinde görüyordum o bana karşı duyduğu büyük sevgiyi. Şimdi aşkın kenarında kaldım yardim istiyorum beni duysun diye. Duyup dönsün diye. Hikayedeki gibi terk edilmek istemiyorum. Ayrılık illa gerek biliyorum. Ama ben onu biliyorum öncelerini biliyorum. Ve kavuşmak için ayrılık diliyorum. Seslendiğimde bana geldim de sevgilim . Kavuşmak için ben aynı yerde bekliyorum. Elma dersem çık karşıma sevgilim.
"ELMA"