👶İYİ OKUMALAR👶
3.Bölüm: Senin Adın
şoku hala üzerimden atamamıştım. bu güzel bebek benim kızımdı. ne yapacağım şimdi, bebek demek sorumluluk demek. hem kariyerimi devam ettirip hem de kızımı büyütebilir miyim?
Kafam çok karışıktı, evrağı cebime koyup pusetle birlikte hastane çıkışına doğru yürüdüm. korumada arkamdan geliyordu. arabaya bindiğimizde puseti koltuğa koydum. korumaya eve gitmesini söyledim
30 dakika sonra eve geldik. koruma kapımı açtığında arabadan indim. diğer korumalar bebeği alacakken onları durdurdum. Nedenini bilmiyordum ama ona kimsenin dokunmasını istemiyordum.
puseti alıp eve girdim, sonunda yalnız kalmıştım. yukarı çıkıp puseti yatağın üstüne bıraktım ve giysi odasına gittim. sıkıcı iş kıyafetlerimi çıkarıp eşofman ve tişört giydim. takım elbisemi dolaba asarken yatak odasından bebeğin ağlama sesini duydum. kıyafetleri asla yapmayacağım bir şekilde yere bırakıp hızla odaya gittim. bebek pusetin içinde ağlıyordu ona yaklaştığımda beni gördü. ağlamasının yerine gülümseme aldı, sanırım numara yapmıştı.
bu gülümseme dünyanın en güzel gülümsemesi olabilir. bu iğrenç dünya için fazla masum bir bebeksin sen, her bebek gibi... yatağa oturduğumda onu kucağıma aldım. minik elleri ile yüzüme vurmaya başladı
" merhaba" merhaba mı? galiba uykusuzluktan ve şoktan saçmalamaya başladım. küçücük bebeğe merhaba denir mi hiç " bak şimdi ufaklık ben senin babanım bu da demek oluyor ki artık benimle yaşayacaksın. hiç öyle bakma bende daha önce bir bebek bakmadım. o yüzden bir şeye ihtiyacın olursa ağlama söyle"
eminim o da bana cevap verirdi. ama ağlamasını istemiyordum o güzel gözlerinde ki incilerin dökülmesini istemiyorum. o kendince sesler çıkarmaya devam ediyordu. bir süre sonra kafasını boynuma gömdü.
bu... bu çok garip bir duygu. ilk defa sevildiğimi hissediyordum. birini sevebileceğimi hissediyordum.
" sen nasıl bir şeysin böyle. tüm ezberlerimi bozuyorsun şuan sana karşı içimde oluşan duygu çok garip böyle olaması normal mi acaba? sanırım sen buna da cevap veremezsin... bir dakika sen ne yiyeceksin benim yediklerimden yer misin ki? sanırım yemezsin"
iyi de o zaman ne yiyecekti. en iyisi internetten bakmaktı. umarım saçma sapan bilgiler bulmazdım. bebeği kucağıma alıp aşağıya indim. akşam yemeği saati yaklaştığı için çalışanlar etrafta dolaşıyordu. onları umursamadan salona gittim. bebeği l koltuğa yatırdım ve yanına oturdum. orta sehpada ki tabletten bebeklerin yiyebileceklerine bakmaya başladım
ama bir sürü şey vardı. her yaş grubuna özel beslenme şekli vardı. acaba bu bebek kaç aylıktı. belki de o kadının bıraktığı kağıtta yazıyordur. çalışanlara montumu getirmelerini söyledim.
montumun ceplerini karıştırdığımda kağıdı buldum. açtığımda sadece bir ultrason fotoğrafı ve tarihi yazıyordu. hadi ama başka bir şey daha yazmalı mesela ismi ne zaman doğduğu. zaten kendi bebeğini bırakan bir kadından ne bekliyorsam
bebeğe baktığımda huysuzlanmaya başlıyordu sanırım açıkmıştı "ne yapacağız şimdi acaba sen kaç aylıksın"
ultrason tarihine baktığımda bundan 6 ay önceye benziyordu en fazla 3 aylıktır o zaman sadece anne sütü içebilir iyi de ben onu nereden bulacağım. harika! gerçekten acaba normal süt içse bir şey olur muydu?
çalışanlardan birine seslenip onu yanıma çağırdım, hızlı topuklu adımları evin içinde duyuldu ardından yanıma geldi. "biriniz markete gidin ve bebeğin ihtiyacı olan şeyler alın özellikle de mama en kalitelisinden" kız hızla yanımdan ayrıldı. bende bebeği kucağıma aldım. artık ona bir isim koymam gerekiyordu
" maman gelene kadar bende sana bir isim bulayım büyük ihtimalle annen olacak o kadın sana bir isim koymamış acaba sana hangi ismi versek aklına bir şey gelirse söyle"
bebek bile bana değişik değişik bakıyor bence çok doğru bir hareket. bebeğe güzel bir isim düşünmeye başladım. hem anlamı güzel olmalı hem de ona yakışmalı düşünürken burnumu boynuna gömdüm kokusunu içime çektim. cennet gibi kokuyordu
"asel" bir anda ağzımdan çıkan isim ile şaşkına döndüm. ağzımdan bir anda çıkmıştı ama beğenmiştim hem anlamı da güzeldi. anlamı cennette ki ırmaklardan biriydi.
" beğendin mi ismini asel olsun mu?" sanki beni anlamış gibi gülmeye başladı
" pekala o zaman senin adın asel olsun yakında sana bir kimlikte çıkarırız"
o güzel gülümsemesini tekrar gösterdiğinde bende ona gülümsedim. yavaşça ona sarıldığımda kulağına doğru fısıldadım
"hayatıma hoş geldin asel yener, iyi ki geldin güzel kız"
SON
BÖLÜM HAKKINDA Kİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELER
ASEL İSMİNİ SEVDİNİZ Mİ?
BU BÖLÜMDE BARTU VE BEBEK(ASEL) BİRAZ DAHA YAKINLAŞTI BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ