Hepinize merhaba ilk bir iki bölümde bartu'nun karakterini tanıyacağız sonradan heyecan ve eğlence başlıyacak
Hazırsanız başlıyalım...
2.Bölüm: İlk Gülüş
Birkaç dakika sonra hastaneye gelmiştik. İşleri daha hızlı halletmek için kendi hastaneme gelmiştik, bir yanda da bu olayın magazine yansımasını istemediğim için buraya getirmiştim. Magazincilerin çoğu zaten benim hayatımı merak ederken bir de onların saçma soruları ile uğraşamazdım. Arabadan indiğimde korumada bebekle birlikte yanıma geldi. Hastaneye girer girmez bütün çalışanlar kendilerini toparlayıp başlarını eğdiler. Sert adımlarım neredeyse sessiz olan hastanede büyük bir yankı oluşturuyordu.
Danışmaya gidip DNA testi yaptırmak istediğimi söylediğimde bizi hastanenin boş ve büyük odasına aldılar. Birkaç dakika sonra hemşire elinde iğne ile cilveli bir şekilde bana yaklaştı. Kız çok güzeldi, bu gece yatağımda isteyeceğim kadar güzeldi. biz ne zamandan beri hastaneye bu kadar güzel kız alıyoruz ya. bu hastaneye daha fazla uğramam lazım.
tamam insanlarla samimi olmayı sevmiyor olabilirim ama bu kızlarla vakit geçirmeyeceğim anlamına gelmez. hep tek gecelik ilişkiler yaşardım. Benimle ilişkiye giren kişilerde bunun tek gecelik olduğunu bilirdi. İnsanlar benim hakkımda çok şey bilmezlerdi. Bildikleri tek şey hayatımda kimsenin olmadığı, olmayacağıydı.
hemşire kanımı aldıktan sonra bana gülümsedi ardından hafif döndü ama yüzünün asıldığını görmüştüm. İnsanlar böyleydi. Beğendiklerine gülerlerdi ki onlarda onu beğensinler. bebeğe yaklaştı. kanını alacakken bebek ağlamaya başladı. hemşireler bebeği sakinleştirip kanını almaya çalışıyorlardı ama bebek durmuyordu.
" bartu bey kucağınıza alsanız olur mu? böyle kan alamıyoruz"
hemşire çekingen bir şekilde bunu bana söylediğinde başımla korumaya işaret verdim o da bebeğin yanına gidip onu tuttu daha doğrusu tutmaya çalıştı ama bir türlü beceremedi. Bebeği sıkıca tutmaya çalıştıpı için bebeğin canını yakmıştı ve bebek daha fazla ağlamaya başlamıştı onun canının yanması ile istemsiz bir şekilde bebeğin yanına gittim ve korumadan alıp koltuğa oturdum. bebeği sıkıca tutmaya başladım. çenemi başına yaslayıp sabit durmasını sağladığımda kokusu burnuma geldi. çok güzel kokuyordu. hayatımda daha önce hiç bu kadar güzel bir koku duyduğumu hatırlamıyorum
biraz zaman geçtikten sonra sakinleştiğinde hemşireler kanı aldılar bebeği yerine koymam lazımdı ama bırakamıyordum. sanki birbirimize hiç çözülmeyecek bir ip ile bağlanmış gibiydik.
" bartu bey test sonuçları bir iki saate çıkar" dedi hemşire kendini hala bana beğendirmeye çalışarak ardından kanları alıp odadan çıktı. koruma yanıma gelip bebeğe uzandığı zaman onu vermek istememiştim. korumaya bir bakış attığımda geri çekildi " kapının önünde bekle"
koruma hızla odadan çıktığında bebeği izlemeye başladım. kendince değişik değişik sesler çıkarıyordu. burnumu daha yeni çıkmaya başlamış saçlarına yasladım ve kokusunu içime çektim bebeği kendime çevirdiğimde bana gülümseyerek bakıyordu. onun gülümsemesi ile istemsizce gülümsedim. sonra ne yaptığımı fark ettiğimde kendim bile bu duruma çok şaşırdım. ben sanırım hayatımda ilk defa gülümsemiştim. onu göreli 20 dakika olmasına rağmen ona alıştığımı hissediyordum. bu normal miydi?
bebeğin ağlamaya başlaması ile başımı kaldırdım. iyi de şimdi niye ağlıyordu ki? canını mı yakmıştım ya da bir şey mi olmuştu onu niye bu kadar düşünüyorum ki sonuçta daha sonuçlar belli değil. ama çok ağlıyor. korumaya seslendiğimde içeriye girdi. " git bir hemşire çağır" korumanın dışarı çıkması ile hemşire içeri girdi. hızla yanıma geldi
" açıkmış olabilir izin verirseniz onu bebek bakım odasına götüreyim" dediğinde hiçbir şey söylemeden bebeği ona verdim ve onunla birlikte odadan çıktım, bebeğe bir şey olursa diye düşünmeden edememiştim. bebek bakım odasına gittiklerinde bende onları camdan izlemeye başladım. bebeğin ağzına biberonu verdiler
biberon bittiğinde hemşire bebeği bana geri verdi ve tekrar bize ayrılan odaya gittik. bebeği pusetine yerleştirdim 1,2 dakika sonra uyuyakalmıştı. uyurken bile çok tatlıydı. cebimden telefonu çıkardım ve onun fotoğrafını çektim. benim kızım olmasa da telefonumda bir resmi olsun istemiştim.
Aradan saatler geçmişti, bebek hala uyuyordu. bebekler normalde bu kadar uyuyor mu? kapının açılması ile bakışlarımı oraya çevirdim hemşire zarfı bana verip odadan çıktı. hızla zarfı alıp açtım ve okumaya başladım. okuduklarımı idrak etmem birkaç saniyemi almıştı.
benim kızımmış ben bu bebeğin babasıymışım, baba olmuştum ama ne yapacağımı bilmiyordum. benimle yaşamak zorundaydı ama ben onunla yaşayabilir miydim?
SON
Bu bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bebek bartunun kızıymış. sizce bartudan iyi bir baba olur mu?
Bu arada sürekli bebek diyoruz bu bebeğe bir isim mi koysak? anlamı güzel bebek isimleri önerir misiniz???
