Okulun sabahına, daha önce hiç görmediğim bir yüzle karşılaştım. Koridorun en başında, kafası biraz karışmış bir şekilde dolaşan, ama yine de bir şekilde kararlı bir şekilde yürüyen birini fark ettim. O kişi, elinde birkaç kağıtla önümdeki koridorda ilerliyordu. Gözlerimi ona doğru çevirdim ama bir anda bu bakıştan hemen kaçtım. İçimden, "Yeni biri galiba," diye geçirdim. Ne olduğunu anlayamadan, hızla dersime geçtim.Saatler geçtikçe, aklımda o kişiyle ilgili hiçbir şey kalmadı. Derste o kadar dalmıştım ki, sabah gördüğüm kişi tamamen aklımdan çıkmıştı. Ancak öğle arasında, okulun bahçesinde dolaşırken tekrar karşılaştım. Yine o kişi, ama bu kez yanı başımda duruyordu. Gözlerinde bir belirsizlik vardı. Hiç tanımadığım, ama bana tanıdık gelen bir his vardı.O an, öğretmen bana seslendi: “Liva, yeni öğrencimiz Asil’e okulun etrafını gezdirebilir misin? Kendisi daha yeni kayıt oldu.”İlk başta ne diyeceğimi bilemedim. Yani, gerçekten okula yeni kaydolan biriyle gezmeye mi başlayacaktım? Ama öğretmenin bakışları bu fırsatı değerlendirmemi söylüyordu. Gözlerimi Asil’e doğru çevirdim. O, kafasını hafifçe eğip, bana göz kırparak “Merhaba,” dedi. Yüzündeki o garip tanıdıklık hissi, yine içimde bir şeyleri tetikledi.“Tabii,” dedim, biraz şaşkınlıkla ama soğukkanlı bir şekilde. “Ben Liva. Okulun neredeyse her köşesini biliyorum, rahat ol.”Asil, hafifçe gülümsedi ama yine de çok fazla konuşmak istemiyordu gibi görünüyordu. Elinde tuttuğu kağıtlara bakarak yürümeye başladık. Okul koridorları, her zaman olduğu gibi, aynı sakinlikle ilerliyordu. Her şey tanıdık, ama Asil’in duruşu, biraz garip bir şekilde, bana yabancı geliyordu. Sanki ben ve o, burada bir yanlışlıkla buluşmuş gibiydik. Yine de devam ettim.“Bu, okulumuzun ana koridoru,” dedim, sessizce. “Her sabah buradan geçeriz, ama genellikle o kadar kalabalık olur ki, çoğu insan birbirini tanımaz bile.”Asil, başını sallayarak dinledi. Hiç konuşmadı. Sadece bir süre önümde yürüdü, sonra biraz daha rahatlamış gibi göründü. Sınıfların olduğu koridora gittiğimizde, ilk olarak öğretmen odasını gösterdim. “Burada öğretmenler ders aralarında dinlenirler,” dedim. “Ama çoğu zaman, buraya girmemek daha iyi.”O sırada Asil bir an durdu. “Burası güzelmiş,” dedi, ama sesindeki derinlik beni şaşırttı. “Burası, tam da aradığım yer gibi. Bir şeyler eksikti hayatımda, burası belki de… yeni bir başlangıç olabilir.”Bir şey demedim. Asil’in söylediklerinin çok anlamı yoktu aslında. Sadece başını eğip bir süre düşündüm. Bazen insanlar, sadece söyledikleriyle değil, söyledikleri arkasındaki duygularla seni etkilerdi. O an Asil’in gözlerinde bir şeyler olduğunu fark ettim. Ama yine de ne olduğunu bilmiyordum.“Bu da kütüphanemiz,” dedim ve ona doğru yöneldim. “Burası, gerçekten en sevdiğim yer. Eğer okuma alışkanlığın varsa, burada birkaç saat geçirebilirsin.” Kütüphane biraz karışıktı, çünkü çoğu zaman öğrenciler burada ders çalışmak için geliyordu. Birkaç kişi bilgisayar ekranına odaklanmış, diğerleri ise kitaplarla ilgileniyordu.Asil, dikkatle etrafına bakarak kütüphaneyi inceledi. “Burası çok sakin,” dedi. “Gerçekten ihtiyacım olan yer burası gibi.”Birkaç dakika daha gezdikten sonra, bahçeye çıktık. Bahçe genellikle öğrencilerin bir araya gelip sohbet ettiği, birbirlerine sık sık kahve içtiği, sosyal alanlardan biriydi. Ama bugün biraz daha sessizdi. Asil, bahçede yürürken yine birkaç kelime söyledi, ama o kadar az konuştu ki, bu kısa sohbet bile bana garip geliyordu. Bir şeyleri gizliyordu gibi hissediyordum. Ama ben de fazla zorlamak istemedim.“Okulun geri kalan kısmı, işte böyle işliyor,” dedim, gezinin sonunda. “Her şey aslında çok normal. Fark edeceğin tek şey, burada herkesin belli bir yere ait olduğu duygusu olabilir. Kimse burada kaybolmaz.”Asil, biraz düşündü. “Hı, belki de öyledir,” dedi. “Burada kaybolmak… Ama kaybolmayı tercih eden biri için bu yer doğru olabilir.”Bir an, derin bir sessizlik oldu. Sonra Asil, biraz daha rahatlamış bir şekilde gülümsedi. “Teşekkür ederim, Liva. Okul hakkında birkaç şey öğrendim. Bir şekilde buraya uyum sağlayacağım, sanırım.”Sonra, okulun ön kapısına doğru yürüdük. Liva olarak, Asil’i yeni okulu hakkında bilgilendirmek iyi bir deneyim olmuştu. Ama içimde bir his vardı. Sanki Asil, bir şeyleri saklıyordu, ama ne olduğunu anlayamıyordum. Yine de her şey normaldi. Sadece, her şeyin biraz daha karışık olduğu hissine kapıldım.
Bölüm 4
Yeni bir yüz
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.