Bölüm 4
Leon, Arin’i gizli bir çıkıştan dışarı çıkardı.
İkisi okulun arkasındaki küçük seraya sığındı.
Arin hâlâ duyduklarının etkisindeydi.
“Ben seni gerçekten tanıyor muydum?”
Leon başını eğdi.
“Evet.”
“Ne zaman?”
“Sekiz yıl önce.”
Arin gözlerini kıstı.
“Hatırlamıyorum.”
“Biliyorum.”
Leon cebinden eski bir bileklik çıkardı.
Üzerinde küçük bir yıldız vardı.
“Bunu bana sen vermiştin.”
Arin bilekliğe dokundu.
Bir anda zihninde kısa bir görüntü belirdi.
Yağmur.
Bir tren istasyonu.
Küçük bir çocuk.
Ve kendisine uzanan bir el.
Sonra bir ses:
“Beni unutma.”
Arin gözlerini açtı.
“Leon…”
Leon ona baktı.
“Hatırladın mı?”
“Biraz.”
Leon’un yüzündeki sertlik ilk kez tamamen kayboldu.
“Ben seni hiç unutmadım.”
Arin ne diyeceğini bilemedi.
Tam o sırada telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
“Leon’a güvenme.”
Ardından ikinci mesaj geldi:
“Çünkü sana gerçeği anlatmadı.”