İçeriğe geç

BEDNAM CÜFTLEN

Bölüm 1 · 6 dk okuma

BEDNAM CÜFTLEN

Bölüm 1

1.

Genç adam hızla arabaya binip kapıyı çarptı ve gaza bastı, hızlı sürüyordu hem de çok, şanslarına yol sakindi ama her an bir yerden bir şey çıkabilirdi.

"yavaş gider misin" dedi Eyşan korkak ve titrek sesi ile

Sinirli olan Taner biraz daha sinirlendi

"bana ne yapacağımı söyleme" diye kükredi ve gaza daha fazla yüklendi

Taner, Eyşan'ın korktuğunu görüyordu ama umursamadı, kendisi bir boka düşmüştü ve şuan nasıl kurtulacağını düşünüyordu, hızla arabanın frenine bastı Eyşan öne sendeleyip kafasını vurdu ağzından bir çığlık kaçtı, eli ile başını tutup geriye gitti.

Kanıyor muydu?

Ah tabi kanıyordu!

Bu adamın amacı neydi onu öldürmek mi?

"peçete var mı" dedi Eyşan

Taner onun hemen toparlamasına şaşırdı ama ses çıkarmadı ve onu izlemeye devam etti

"bana bakma" diye bağırdı Eyşan üzerinde hissettiği gözleri görmese bile baktığı belliydi, sanki hepsi onun sucuydu daha adını bile bilmediği adam ile evlenmişti ve suçlu kendisi değildi suçlu kimdi bilmiyordu.

"bana bağırma" dedi Taner sinirli, Eyşan'ın başını tuttuğu kolunu asılıp kendine çevirdi, Eyşan öne doğru sendeledi ve Taner'e biraz daha yaklaştı.

Taner'in parmakları Eyşan'ın bileğini tamamen kavradı incecik bileği her an kırılacak gibiydi zaten, gözleri yeşil ve titrekti, ve her an düşecek bir kaç damla vardı o gözler de, yüzü beyaz ve pürüzsüz.

Burnu biçimli, şekilli dolgun dudakları vardı

Taner bir süre sinirinin yatıştığını hissedince gözlerini kapatıp derin bir nefes alıp verdi, Eyşan kolunun ve alnının acıması ile ne yapacağını bilemedi

"Özür dilerim "dedi kendini toparlamaya ve korkmamaya çalışıp ama Taner yine de onu bırakmıyordu.

"bilerek olmadı.... Sana bir daha bağırmayacağım" dedi Eyşan cümlesine devam edip

Taner sinirle kızın kolunu bıraktı ve tekrar arabayı çalıştırdı, Eyşan kazağının kolunu geri indirip alnını sildi...

⏳

Taner büyük villanın önün de durdu sinirle arabadan inip anahtarı yanına gelen korumasına verdi ve eve doğru ilerledi. Eyşan da arabadan çıkıp Taner'i takip etti.

Eve girdiklerin de Eyşan salonu süzdü büyük kocaman bir salon vardı upuzun bir kolidor, köşelerde biblolar büyük vazolar ve duvarlar da tablolar vardı.

"biblolar dikkat et" dedi Taner oturma odasına geçip büyük koltuğa oturdu, Eyşan etrafına dikkat ederek içeri geçti ve tekli koltuğa oturdu.

"sana otur demedim" dedi Taner Eyşan'a bakıp

Eyşan sinirlendi bu adam sürekli böyle miydi?

"ben de izin almadım" dedi Eyşan

Deli cesareti diye buna diyorduk sanırım.

Taner sinirle ellerini saçlarından geçirdi ve güldü "Fırat buraya gel" diye bağırdı,ve hemen geldikleri yerden uzun boylu esmer bir adam geldi.

"buyur abi" dedi hemen

"bana Kerem ve Çiçek'i getir" dedi Taner

"tamam abi" dedi Fırat denilen adam ve hızla odadan çıktı, Taner hala sinirli bir şekilde Eyşan'a bakıyordu anlamıyor bu kızla neden evlendi tamam kendi zor durumdaydı peki Eyşan onun neyi vardı.

Belki de hastaydı ve ölecek baksana çok zayıf, ailesi rahat etmesini istemiştir.

Belki de para için evlenmiştir ailesi fakir olmasa da orta gelirli insanlardı, ya hamileyse tabi ya başka neden olacak büyük ihtimal sevdiği adam terk etti.

Taner bu düşünce ile sinirle yerinden kalktı ve etrafta dolanmaya başladı sinirliydi hem de çok, planların da evlenme yoktu, evlilik yoktu babası ya da annesi çok kızacaktı onlara ne diyecekti.

"noldu" dedi içeriye gelen Çiçek

"bu kız kim" diye sordu Kerem hemen, Eyşan da kafasını kaldırıp gelen adamı ve kadını süzüyordu.

"yeni karım" dedi Taner sinirle sonlara doğru sesi de titremişti "hadi lan" dedi Kerem hemen

"güzel kız" dedi Çiçek gülümseyip

Taner tekrar sinir ve öfke ile gülümsedi.

"sinirleniyorum" dedi ellerini yumruk yapıp

"Taner'in ilacını getir" dedi Çiçek Eyşan'a yaklaşıp, Kerem kapıya yönelince Taner eli ile onu durdurdu "hayır istemiyorum" dedi.

Ne ilacı?

Taner ilaç mı kullanıyordu?

"adın ne" dedi Çiçek Eyşan'ın yanında duran koltuğa oturup

"Eyşan" dedi Taner hemen

"ismin çok güzel aynı senin gibi, kaç yaşındasın" dedi Çiçek devam edip

"yirmi" dedi Eyşan kısık sesi ile

Ve Taner tekrar sinirle güldü Eyşan kısa süre ona baksa da hızla bakışlarını Çiçek'e çevirdi.

"küçükmüşsün" dedi Çiçek

"onu tanımama gerek yok, hamile mi bilmiyorum, kontrol et hastalığı bir şeyi var mı hepsine bak" dedi Taner

"hamile değilim" dedi Eyşan hemen

"bana ne" diye kükredi Taner

Duygularını kontrol edemiyordu, sinirliydi hem de çok

"Taner bağırma, sakin ol" dedi Kerem

"dediğimi yap" dedi Taner işaret parmağını Çiçek'e doğrultup

Çiçek üzgün gözler ile önce Kerem'e sonra Eyşan'a döndü

"bebeğim gel odaya gidelim" dedi Eyşan'ın kolundan tutup Eyşan korkak adımlar ile kalktı Çiçek ona destek verirmiş gibi sarıldı ve yukarıya çıkardı.

Onlar gidince Taner sinirle ortada duran büyük masaya vurdu üzerinde olan biblo ve vazolar yere düşüp kırıldı.

"hey hey sakin" dedi Kerem

"ne sakini ya ne sakini" dedi Taner sinirle, Kerem onu omuzlarından tutup koltuğa ittirdi ve oturmasını sağladı "sakin ol, o kız dünyalar güzeline benziyor, neden bu kadar abarttın" dedi Kerem

Taner tekrar sinirle gülümsedi "babam bu sefer beni affetmez" dedi sesi titriyordu bıraksan ağlayacaktı.

Koskoca Taner Karadağ ağlayacaktı

"Beni korkutuyorsun seni ilk defa böyle görüyorum"dedi Kerem korkarak

Taner sinirle yerinden kalktı "İstanbul'a gitmeliyiz"

Taner Ankara'ya bir işi için gitmiş başına belayı almıştı İstanbul da her şeyi yoluna koyabilirdi demi?

Annesinden yine yardım isterdi, babasının hiçbir şeyden haberi olmazdı.

"uçak, araba" dedi Kerem

"en hızlısı hangisi ise o" dedi Taner

"on dakikaya her şey hazır olsun" dedi devam edip

"kızı, Eyşan'ı napalım" dedi Kerem

Taner durdu onu burada bırakabilirdi,evet annesinin ve babasının haberi olmazdı burada kalırdı biraz para ve bir kaç şey verdiği zaman Eyşan susardı.

"o burada kalsın" dedi Taner

"ne" dedi Kerem şaşırıp

"Çiçek ile burada kalsın" dedi Taner

Çiçek Taner'in doktoruydu ona ya da adamlarına bir şey olursa kim yardım edecekti peki?

"Çiçek ve sen benimle geliyorsun, buraya ve yakınlara adamlar dikin, hizmetçi olsun kızı hiç bir yere götürmeyin dışarı da çıkmasın" dedi Taner sinirle

"abi saçmalama -"

"Kerem dediğimi yap biz gidiyoruz o kalıyor, her şeyi hazırla bana Demir'i çağır" dedi Taner büyük cam vitrinin önüne ilerleyip "tamam" dedi Kerem başka diyecek bir şeyi de yoktu aslanın da

Taner vitrinden bir viski çıkarıp açtı küçük viski bardağına koyup koltuğun birine oturdu, Eyşan burada kalırsa kimsenin ondan haberi olmazdı kısa süre sonra boşanırlardı.

Demir içeri girdiğin de Taner'i düşünceli bir şekilde gördü "buyur abi" dedi yanına gidip

Taner viski bardağın da olan bakışlarını Demir'e çevirdi.

"kulağını aç beni iyi dinle, burada karım kalacak, korumaları arttır ben olmayacağım kaç gün hafta ay sürer bilmem, giysisini, kıyafetini, yemesini, içmesini senden bilirim, asla dışarı çıkmayacak eve de kimse gelmeyecek, kıza da telefon vermek yok"

Demir başını olur anlamın da salladı bu villayı geçici olarak iki haftalığına almışlardı işleri bitince de gideceklerdi"abi bu villayı iki haftalığına kiralamıştık ne kadar süre daha kiralayalım "dedi Demir

" satın al "dedi Taner

Viski bardağının dibinde kalan yurdumu da içip ayağa kalktı" uçak hazır "dedi Kerem içeri gelip, Taner Demir'e döndü" bir şey olursa ara "dedi ve oturma odasından çıktı.

Çiçek merdivenlerden indi" kızın bir sorunu yok"dedi

"hamile değil mi" dedi Taner

"kızı tanımıyorsun nerden bu konuya vardın" dedi Çiçek sinirle

"anlaşılan tanıştınız ve sen hamile olmadığını anladın" dedi Taner

"hamile değil herhangi bir hastalığı yok, sadece kansız" dedi Çiçek

"o burada kalıyor biz de gidiyoruz" dedi Taner kapıya ilerleyip

"nasıl" dedi Çiçek şaşkınlık ile

"ona anlat" dedi Taner Kerem'e kısa bir bakış atıp, evin bahçesine çıktıkların da korumalar arabaları getiriyordu.

"hayır o burada tek başına nasıl kalacak" dedi Çiçek hemen

Taner sinirle Çiçek'e döndü "o kız umrum da değil sen de umrum da değilsin, istesem şuan kovabilirim, umrum da olan tek şey kariyerim, şöhretim, ve oluşacak aile sorunlarım, şimdi o lanet olasıca çeneni kapat ve arabana bin"

Taner sinirle yanına gelen korumada anahtarı alıp arabaya bindi ve evin bahçesinden çıktı.

Eyşan merdivenlerde öylece kalmıştı bir yanı mutlu olsa da diğer yanı biraz korkuyordu, burada bulunan bir sürü adam vardı ve kimin ne olduğunu bilmiyordu.

Kaçamazdı da her yer adam doluydu ya onu vururlarsa, Eyşan biraz daha korkarak az önce gittiği odaya gitti.

Annesini ve babasını arayabilirdi buradan kaçabilirdi o adam deliydi, belli ki sorunları vardı.

Camdan dışarıya baktı peki bu kadar adamı nasıl geçecekti?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.