---
Aslı, Tolga’nın ailesiyle tanışmak üzere heyecanla hazırlandığında, kalbinde hafif bir endişe vardı. Tolga, ailesinden sıkça bahsetmiş, onların sıcak ve samimi insanlar olduğunu söylemişti ama yine de Aslı, onlarla ilk kez karşılaşacağı için içinde bir tedirginlik hissediyordu. Tolga’nın ailesi, yıllardır İstanbul’da yaşıyor varlıklı ve köklü bir aile olarak tanınıyordu. Özellikle babası, uluslararası bir turizm şirketinin sahibiydi, annesi ise sanata düşkün, yardım projeleriyle ilgilenen saygın bir kadındı. Büyük bir ailesi vardı beş kardeşi vardı, küçük kız kardeşiyle daha önce tanışmış çok iyi anlaşmışlardı.
Tolga, ailesinin evine doğru arabayla ilerlerken Aslı’ya dönüp gülümseyerek, “Rahat ol, annem seni çok sevecek, babam da seni merak ediyor" dedi. Aslı Tolga’nın sakin tavrına karşılık gülümsemeye çalıştı, ama gözleri hala biraz endişeliydi.
Birkaç dakika sonra, Tolga’nın ailesinin yaşadığı büyük villa gözlerinin önüne serildi. Evin geniş bahçesi, özenle bakılmış çiçeklerle doluydu. Ev ise Anadolunun klasik mimarisine uygun olarak inşa edilmiş, beyaz duvarları ve geniş sütunlarıyla oldukça gösterişliydi. Bahçede, küçük bir fıskiye ve şık taş yollar vardı. Aslı, villanın ihtişamı karşısında büyülenmişti, ev adeta bir kartpostal gibi görünüyordu.
Kapıya vardıklarında, Tolga’nın annesi Aylin Hanım onları büyük bir gülümsemeyle karşıladı. Aslı’nın sıcak karşılanması, içindeki tüm tedirginliği hafifletti. Aylin Hanım, zarif ama samimi tavrıyla Aslı’yı hemen kucakladı ve onu içeri buyur etti. İçerisi, dışarının ihtişamına uyacak şekilde dekore edilmişti. Yüksek tavanlar, büyük avizeler ve sanat eserleriyle dolu geniş salon, adeta bir müze gibi görünüyordu. Ancak, evdeki sıcak hava, Aslı’yı şaşırtmıştı. Lüksün içinde samimi bir hava vardı.
Tolga’nın babası Mehmet Bey ise ağırbaşlı ama güler yüzlü bir adamdı. Aslı’yı nazik bir şekilde selamladıktan sonra, Tolga’ya dönüp, "Ne kadar şanslısın oğlum," diyerek ona göz kırptı. Bu küçük jest bile, Aslı’nın kalbini ısıtmıştı. Tolga’nın ailesiyle geçirdiği o ilk akşam, sandığından çok daha rahat ve keyifli geçmişti. Aylin Hanım, Aslı’ya olan beğenisini her fırsatta österiyordu.
Aslı’nın ailesi ise, daha mütevazı bir hayat sürüyordu. Babası emekli bir öğretmen, annesi ise ev hanımıydı. Onların sıcak ama sade evinde büyümüş olan Aslı, her zaman ailesinin sevgisini ve desteğini hissetmişti. Tolga, Aslı’nın ailesiyle tanıştığında, onların gösterişten uzak ama sevgi dolu yaşam tarzını çok sevmişti. Aslı’nın ailesi, Tolga’yı büyük bir misafirperverlikle karşılamış, onu hemen kabullenmişlerdi. Özellikle Aslı’nın babası, Tolga’yla uzun uzun sohbet etmiş, kızlarının mutluluğunu önemseyen biri olarak Tolga’yı dikkatle gözlemlemişti.
Her iki aile de çocuklarının birbirlerine olan sevgisini görmüş, ilişkilerini gönülden desteklemişlerdi. Tolga ve Aslı bu sıcak karşılamaların ardından birbirlerine olan bağlılıklarının daha da güçlendiğini hissetmişlerdi. Bu bağ, sadece aşklarına değil ailelerin de onayını kazanmalarına dayanan sağlam bir temel oluşturmuştu.
