İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 19 · 3 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 19

Kaan ve Aras

---

Aslı'nın gözünden

Günlerdir yoğun bir tempoda koşturuyordum. Elif’le her ayrıntıyla uğraşıyor, her seferinde daha güzel hale getirmek için yeni fikirler üretiyorduk. Nihayet işler biraz yoluna girmiş, ofis çocukların neşeli sesleriyle dolup taşmaya başlamıştı.

Bir sabah, Elif’le kahve içerken kapı çaldı. Başımı çevirdim ve kapıda tanıdık bir yüz gördüm. Bu beni bayılınca hastaneye yetiştiren adamdı. Neydi adı? Kaan. Yanında elinden sımsıkı tuttuğu küçük bir çocuk vardı gözleri babasınınkiler kadar parlak, saçları da aynı şekilde kumral ve dağınık… Miniğini Bala’ya getirmişti.

Kaan, oğlunun elini bırakmadan içeri adım atarken kendine has, o komik gülümsemesiyle göz kırptı. “Bak bakalım burayı beğenecek misin Aras?” dedi oğluna sanki küçük bir sır veriyormuş gibi fısıldayarak.

Aras, etrafına dikkatle bakarken ben de şaşkınlıkla gülümsedim. Kaan bey oğlunun oyun grubumuza kaydını yaptırmak istiyordu ve bu kesinlikle beklemediğim bir şeydi. Kaan bey göz kırparak “Minik canavarım da artık sosyalleşmeli değil mi?” dedi. Sanırım yoğun çalıştığından ona tam anlamıyla yetemiyordu acaba annesi neden gelmemişti? Yanii genelde çocucuğun bakımıyla daha çok anneler ilgileniyordu. Aras sessiz bir çocuktu. Usul usul odayı gezdi, oyuncaklara baktı. En son laps diye minderin üstüne oturdu ve eline aldığı tahta arabayla oynamaya başladı. Biz de ofise doğru yol aldık.

Tam ofise çocukla ilgili belgeleri bırakırken bana dönüp, “Bu arada, Aslı Hanım sanırım yine görüşeceğiz” dedi sinsi bir sırıtışla.

Merakla baktım. “Yani... hamilelik takibinize devam etmek için,” diye ekledi yüzünde muzip bir ifadeyle. “Gerçi kadın doğum uzmanı olarak sizden bol bol ilginç istek duyacağım gibi geliyor ama beni pes ettirmeye çalışmayın, olur mu?” belki kendi kendi doktorumu birazcık çileden çıkartmış olabilirim ve belki de doktorum bana başka bir doktor önermiş olabilir ve belki de ben Kaan beyin kapısını çalmış olabilirim. Hormonlar işte canıım...

Kahkahamı tutamadım. “Bakın doktor bey” dedim “Hamilelik boyunca işi yokuşa sürmek gibi bir niyetim yok. Ama bu aşermeler beni biraz şaşırtıyor.” Zaten kilo almaya müsait bir vücudum vardı ve daha beşinci ayda şişmiştim, dikkat etmeye çalışıyordum ama canım alakalı alakasız bir sürü şey çekiyordu. En son salatalık turşusu ve çikolata yemiştim. Göz kırptı “Tamamdır hanımefendi. Ne isterseniz ayağınıza getireceğim yeter ki iyi bir hasta olun.”

Kaan bey Aras’ı bırakıp gitmeye hazırlanırken ondan hiç duymadığım bir ciddiyetle konuştu sesini oğluna duyurmadan “Bakın, Aras’a iyi bakın. O biraz hassas bir çocuktur. Annesini doğumda kaybettik ve kadınlara karşı biraz... Bilirsiniz işte. ” dedi ve iç geçirerek kapıya yöneldi. Ona içtenlikle başımla onay verdim bu durum içimde bir şeylerin kopmasına sebep oldu nerdeyse 3 yaşındaki bu çocuğu görmek bana da özel bir sorumluluk hissi veriyordu.

---

İşlerimiz rayına oturdukça Elif’le birlikte yorucu ama eğlenceli bir tempo tutturduk. Karnım iyice büyümüş olduğu için hareketlerim daha yavaş hale gelmişti. Elif, bu haliyle benimle her an dalga geçmeye hazırdı. Gecenin bir vakti zeytin krizim geldiğinde yarı uykulu hâlde onu bakkala kadar sürüklemiştim “Aslı, seninle olmak tam bir macera,” diyordu gülerken.

Bir akşam koltukta otururken karnımdaki küçük kıpırtıları hissedip heyecanlandım. Elif’le kızımın ismi üzerine konuşmaya başladık. Birçok seçenek arasından sonunda babaannemin adı olan “Zühre”de karar kıldım. Babaannem güçlü, güzel ve zarif bir kadındı; her zaman bana destek olurdu, üniversiteye başladığım yıl onu kaybetmiştim. Şimdi onun ismini kızımla yaşatmak istiyordum.

---

Bala Oyun Grubu, gün geçtikçe daha çok çocukla dolup taşıyordu. Aras, her sabah gelip diğer çocuklarla keyifle oynarken bazen babasıyla da sohbet ediyorduk. Kaan’ın espri dolu tavrı, kendimi rahat hissetmemi sağlıyordu. Bir gün kontrol için ona gittiğimde, bana eğlenceli bir öneride bulundu.

“Bakın” dedi ciddi bir ifadeyle “Normalde bu kadar iddialı değilim ama hamilelik takip işini biraz da eğlenceli hale getirmemiz gerekmiyor mu? Misal ultrason sırasında saçma sapan bir şeyler anlatabilirim. İlginizi çeker mi?”

Kıkırdadım. “Kaan Bey, benim doktorluk konusundaki beklentilerim çok daha ciddi” dedim. “Ama arada espri yapmaktan zarar gelmez.”

Kaan başını salladı, “Yani, zaten ciddi olmayı beceremem o yüzden siz rahat olun. Beni ciddiye almak gibi bir hata yapmayın,” dedi, göz kırparak.

Kaan’la yaşadığım bu yeni dostluk, kendimi güvende hissetmemi sağlıyor ve bana her şeyin üstesinden gelebileceğimi hatırlatıyordu. Aras’la birlikte hayatına küçük ama değerli anılar katarken, ben de kızımın sağlıklı bir şekilde dünyaya geleceği günü sabırsızlıkla bekliyordum.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.