İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 10

Son Zamanlar

---

Aslı'nın Gözünden:

Son birkaç aydır Ezgi hayatımızın bir parçası olmuştu. İlk başlarda garipsememiştim hatta ona karşı sıcak bir yakınlık duymuştum, buradaki yalnızlığıma bir arkadaştı. Tolga'nın ailesinin eski dostu ve uzaktan akrabasıydı sonuçta, gencecik bir kızdı aramızda altı yaş kadar vardı. Bir ev bulana kadar bizimle kalması doğal gelmişti ancak bu süre fazla uzamıştı, durumları olmasa anlardım ama maddi olarak oldukça iyi durumdaydı ailesi. Zaman geçtikçe Tolga'yla aralarındaki garip yakınlığı fark etmemek imkansız hale geldi hatta bu rahatsızlığımı Tolga'yla, ailemle, Elifle ve kayınvalidemle bile paylaştım ancak hepsi benim abarttığımı söyledi. Birbirlerine olan bakışları... Tolga'nın Ezgi'ye olan ilgisi ve onun yanında rahatça davranması beni huzursuz ediyordu yine de bunu bir anlamla bağdaştıramıyordum, yaşından dolayı bu düşüncelerim bana bile saçma geliyordu. Daha 18 yaşındaydı. Tolganın bana yaklaşımı değişmişti. Aşık olduğum adamı, kocamı tanıyamıyordum. Sadece iş yoğunluğunun Tolga’yı yorduğunu düşünüp duruyordum.

O sabah birlikte kahvaltı yapıyorduk. Sessizlik bir battaniye gibi üzerimize çökmüş, kimse konuşmuyordu. Kendimi kendi evimde hizmetçi gibi hissediyordum. Mutfaktaki boş tabakları toplarken, yanlışlıkla elimden bir kahve fincanı kaydı ve yere çarpıp tuz buz oldu. Kırılma sesiyle irkildim. Tolga birden yerinden kalktı ve beklenmedik bir şekilde bağırdı

“Dikkat etsene Aslı! Neden her şeyi mahvediyorsun?”

Gözlerim doldu ama sessiz kaldım. Bardak değil kalbim kırılmıştı aslında. Kırık parçaları toplarken Ezgi'nin yüzüne bir bakış attım. Yüzünde sakin bir ifade vardı, belki biraz da memnuniyet. Bir şeyler yanlıştı, bunu biliyordum ama bir türlü adını koyamıyordum. Tolga'nın bu kadar sinirlenmesi, son zamanlardaki uzaklığı... Hepsini kafamda iş yoğunluğuna yoruyordum. Ne de olsa oteldeki işler yoğundu, değil mi?

--

Tolga'nın Gözünden:

Aslı'nın gözyaşlarını fark ettim, ama artık çok geçti kendimi tutamıyordum. Aklım Ezgi'deydi. Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki... Başlarda sadece şakayla başlayan bir flörttü. Ama zamanla aramızdaki çekim çok daha derin bir hal aldı. Aslı'ya karşı hislerim neydi? Hâlâ seviyor muydum? Bilmiyorum. Ama Ezgi... O, başka bir tutkuydu. Her şey çok ani gelişmişti.

O sabah kahvaltıda Aslı’nın yanlışlıkla fincanı kırması üzerine verdiğim tepki içgüdüseldi. İçimde biriken öfke bir şekilde patlama noktasına gelmişti. Aslı’nın varlığı, Ezgi'yle aramızdaki bu yasak ilişkiye engel gibi görünmeye başlamıştı. Ama bir yandan da boşanmak... Hayır, henüz doğru zaman değildi. Evliliğimiz daha yeniydi. Hem iş dünyasında, hem de çevrede nasıl görünecekti bu? Aileme nasıl açıklayacaktım? Ezgi'ye bunu birkaç kez söyledim ama her seferinde ısrarcıydı. Benimle açık bir biçimde ilişki yaşamak istiyordu. Aslı'yla aynı evde olmaktan rahatsızdı.

“Aslı abla” dedi akşam kahve içerken “Biriyle tanıştım. Gece gelmeyebilirim. Randevum var.” Aslı'nın yüzünde bir şaşkınlık ve mutluluk vardı. Sorular sormaya başladı.

Ezgi'nin sözleri açık bir ima taşıyordu. Aslı ne kadar anlamasa da, ben bunu neden yaptığını biliyordum. Ezgi bana açık konuşuyordu eğer benim karım varsa onun da hayatında biri vardı ama Aslı her şeyi anlamazlıktan geliyordu ya da gerçekten benim böyle bir şey yapacağıma ihtimal vermiyordu. Ben de bunu kendime yakıştırmıyordum ama duygularım ağır basıyordu. Keşke Ezgi'yle Aslı'yla ilişkiye başlamadan yakınlaşsaydı, yanına gelene kadar onu bu kadar tanımıyordu. Aslında Cemal bey ve Nur hanım zamanında aileme ikimizi tanıştırmayı sormuştu ama ben yaş farkımız nedeniyle reddetmiştim.

Sinirle Ezgi'yi aradım ama telefonunu açmadı. Sonrasında nasıl olduğunu anlamadan, kendimi sarhoş halde buldum. Zihnim karışıktı. Ezgi’nin söyledikleri, bana baskı yapması... Aslı. Aşık olduğum kadın ya da bir zamanlar aşık olduğum kadın.

Eve döndüm, Aslı hemen koluma girdi. Masum gözleriyle bana bakıyordu, endişeliydi. Şimdiye kadar hiç yapmadığım bir şeydi her zaman dozunda içerdim. İçimde bir şeyler kırıldı o anda. Belki pişmanlık, belki vicdan... Belki de intikam hırsı. Eğildim ve onu öptüm. Dudaklarım onun dudaklarına değdiğinde her şey bir anda anlamını yitirdi. Bir aydır hiç sevişmemiştik. Ama o an, hissettiklerim gerçekti. Aslı'yı istemiştim. Ama gerçekler... Gerçekler çok daha karmaşıktı.

---

Bölüm sonu

2 yorum