Polislerin içlerinden biri beni battaniyeyle sardı ve kucağına aldı. Kendimi tutmam zorlaşıyordu. Gözlerimin yaşardığını hissediyordum. Beni dışarı çıkardılar. Ambulanslar gelmişti. Ambulansın arkasına oturduğumda mideme yumruk yemiş gibi oldum. Teyzem koşuyordu. Doktorlardan biriyle konuştu donup kaldı. Bana baktı. Yanıma geldi:
- Bak Jake, hayatımız eskisi gibi olacak. Sadece...
Annen baban ve kardeşin yok...dedi
Son cümleyi söylerken etraf buğulandı can yakıcı göz yaşları yanaklarımdan akıp gitti.
Bir çığlık Attım.
Bu çığlık ailesini kaybeden masum bir çocuğun çığlığıydı.Ağlamaya başladım. Duramıyordum.
Gercek çok acı vericiydi.
Onları bir daha görememek. Fotoğraflara sıkışan anılara bakmaktan başka birşey yapamamak... acıydı...
Bizi sorguya aldılar. Sorgudan çıktığımızda olay yeri araştırma ekipleri ve bazı dedektiflerle konuştuk. Hiç izin olmadığını söylediler.
Dedektiflik...
Dedektifligi gizem ve gerilimli olduğu için seviyordum.
Şimdi bir nedenim daha vardı.
Ailemin intikamını almak...
O günden sonra teyzemle yaşamaya başladım.
Çocukluğum, eğitim hayatım hepsi teyzemle geçti.
Buralara gelmem hep onun sayesinde. Ve devamında da ne mi oldu? Görüyorsunuz! Çözdüğüm davalar adına gazetelere çıkan adıma yemekler verilen işimde ustalaşmış bir dedektifim!
*Alkış ve gülme sesleri*
-Evet hanımefendiler ve beyefendiler! Büromuzun en iyi dedektifi Jake North da hayatını bizzat kendisinden dinlediniz. Ve bazılarınızın sorularını yanıtladı. Şimdilik bu kadar iyi günler!