...
"Abla yemek!!"
"Getirdim"elimdeki sıcak tavayı nihalenin üstüne koyarak
Ben milly üç kardeşim ile san francisco şehrinin ilçesi olan montara da yaşıyorum.
Annemleri 10 yaşımda bir trafik kazasında kaybettim.
10 yaşımda 3 kardeşime bakamayacağım için anneannem bize baktı.hala bakıyor demek isterdim ama kansere yakalandı bunu atlatması için new york a teyzemin yanına gitti.artık ben ve 3 kardeşim beraber yaşıyoruz.ben üneversiteyi bittireli 1 yıl oldu.benden hemen sonraki kardeşim camelia nın bir yılı kaldı
...
"Milly kıyafetim nerede"bunu fiyen albert tı.albert bu yıl üneversite sınavına girecekti.tipik ergen tavırlarındaydı
"Albert ben senin ablanım.aramızda beş yaş var"
"Of tamam abla kıyafet?"
"Iris in odasına koydum"
O sırada zil çaldı
"Camelia kapıya bakar mısın"
Iris in kıyefetini ütülüyordum.iris en küçüğümüz albert tan 1 yaş küçük annemle babamı sorsak hatırlamaz çünkü onlar öldüğünde daha 4 yaşındaydı albert hayal meyer hatırlar iris hiç hatırlamıyor.iris le albert aynı okula gidiyor.bazen iris albert tan kaçırdığı okul formalarını giyiyo.ama albert la geçen ettikleri kavgadan beri giydiğini görmedim.
"Tamam abla!"diye bağırdı camelia
"Abla saçımı toplayamıyom"diyerek elindeki tokayı gösterdi iris
"Sen toplar mısın"
"İris üstünü ütüledim bunu giy sonra yapıyım"
Iris ütü masasından kıyafetini alıp gitti
"Abla bi gelir misin?"
Birisinin işi biter diyeri başlar diyerek merdiveni indim.camelia çağırmıştı ama benle ilgileniyo gibi bi hali yoktu.kapının dışında duran adama bakıyordu.o adam bizim ilçenin kaymakamı.elinde bir kağıtla dikiliyordu ben merdivenden inince bana baktı.camelia ise adamın gözlerini takip ederek bana döndü.
"Bayan Milly sizinle konuşabilir miyiz?" Diye sordu kaymakam Brendon.
"Tabiki bay brendon.dışarıda konuşalım."adam arkasını dönünce camelia ya döndüm "sen iris e yardım et ben hallederim"camelia son kez adama bakıp yukarı çıktı bende kapıyı kapatıp bay brendon ın oturduğu banka oturdum.
"Milly hanım pek zamanınızı almıycam ama çok önemli bir durum"
*Umarım istifa ediyordur*
"Milly hanım taşınmanız gerekiyo"
"Neğ?!"
"Milly hanım ilçeyi güzelleştirmeye karar verdik o yüzden herkese bunu imzallatık çoğu aile yarın veya ondan sonraki gün taşınıyo lütfen sizde bize anlayış gösterip bunu imzalar mısınız?"
"Bay brendon afedersiniz ama anlayış gösteremem sizde biliyorsunuz ben 3 kardeşimi alıp nereye gidebilirim"
"Milly hanım inanın ki zorunlu olmasa böyle bir şeyi sizden istemem ama-"
"Aması yok bay brendon ben kaç yıldır burada yaşıyorum kardeşlerim okuyo Albert bu yıl sınava girecek ben onları alıp nereye gidiyim"
Bay brendon hiç bir şey söyleyemedi.aradan bir kaç saniye sonra bay brendon kendini toparlayıp devam etti
"Milly hanım benim yapabileceğim bir şey yok yarın veya ondan sonraki gün evi boşaltın aksi takdirde evinizi yıkacağım"
Diyip yürümeye başladı hemde arkasına bakmadan bir sinirle onun peşinden gittim yolunu kesip
"Bay brendon burası ailemi gördüğüm son yer ben burada büyüdüm buradan gidemem ailemin bana,bize bıraktığı tek şey arkanızda duran ev"
Bay brendon arkasını dönüp eve baktı.
İki katlı,bahçesinde ektiğim domates ve biber,annem ve babamla boyamıştık dış cepeyi.annem beyaz rengi çok severdi o yüzden beyaz renge boyamıştık.orada kardeşlerimi ilk gördüğüm anlar aklıma geliyo.albert ın benim üstüme kusuşu,su savaşımız...
"Bay brendon hem ailem bu evin sahibi değil mi beni ve kardeşlerimi bu evden alamazsınız"
Bay brendon duygalandığını hissetmiştim ama bay brendon her zamanki gibi iki saniye sonra donuk ifadesiyle bana baktı
"Eğer bir sorununuz varsa kardeşlerinizi okula yolladıktan sonra kaymakamlığa gelirsiniz iyi günler"diyerek arabasına bindi ve son gazla gitti.
Nefret ediyordum duygusuz insanlardan ben şimdi ne yapacaktım yere çöküp doğup büyüdüğüm eve baktım gözlerime hakim olamadım...
BİRAZ KISA OLDU AMA İKİNCİSİNİ PAYALŞICAM
NOT:İKİNCİSİ YENİ BİR BÖLÜM DEĞİL "TAŞINMAK" BÖLÜMÜNÜN 2.KISMI FAZLA OLMASIN DİYE İKİ VEYA ÜÇE AYIRCAM