Otobüsle eve gittim. Gerçekten çok yorgundum ama annemlere olayları anlatmalıydım. Annem bana:
-Kızım hoşgeldin, sana baban ile birlikte anlatacaklarımız var.
Ben:
-Benim de size anlatacaklarım var. Önce ben anlatmaya başlayabilir miyim?
Annem:
-Tamam kızım önce sen başla.
Ben:
-Anne bugün Batuhan'la film izlerken uyuyakaldı ve Batuhan'ın annesi bir yandan bağırdı. Hemen yanına koştum. Ambulansı aradım. Ambulans belirli bir süre sonra geldi. Elisa Hanım'ı hastaneye kaldırdılar. Eğer ben orada olmasaydım. Ölme olasılığı vardı. Şu anda durumu gayet iyi anneciğim.
Annem üzgün bir ses tonuyla:
-Kızım bizim de sana bir haberimiz var.
Ben:
-Ne oldu anne?
Annem:
-Kızım benim tahinim çıktı.
Ben:
-Anne Eskişehir'e yakın di mi? Ben arkadaşlarımdan uzakta kalamam. Bunu bana yapma anne.
Annem:
-Maalesef Ordu'da kızım.
Ben sessizce ağlayarak:
-Bunu bana yapmayın anne. Benim burada bir çevrem var. Lütfen bana bunları yapmayın. Ordu buraya çok uzak. Arkadaşlarımla nasıl görüşeceğim? Yeni bir çevre nasıl oluşturacağım?
Anne ben arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyorum. Lütfen bunu bana yapma. Gerçekten ben bu okula alıştım ve çok seviyorum.
Annem:
-Biz de istemiyorduk ama tahinim çıktı. Yoksa biz de asla istemeyiz böyle birşey olmasını. Senin çevrendeki insanlarla nasıl iyi anlaştığını çok iyi biliyoruz. Tahin olmasaydı asla bu şehirden, evden, çevremizden ayrılmak biz de istemiyorduk ama bu olay oldu.

