Öğretmenin konuşması bittikten sonra teneffüs oldu ve Seray'a:
-Ne dedim ben sana? Tabiki de ben kazanacaktım. Kazanacağımdan emindim ve kazandım da. O alay dolu sözlerle kazanamazsın.
Seray:
-Her şey para ile alınır.
Ben:
-Sen kendini çok birşey zannetmeye başladın.
Seray:
-Çünkü öyleyim.
Ben:
-Ama benim kadar zeki olamazsın.
Seray:
-Oldum ki. Kıskanabilirsin çok bilmiş.
Ben:
-Bir hafta sonra göreceğiz kimin daha iyi olduğunu karnemizde.
Seray kısık bir ses tonuyla üzülerek:
-Bir de o vardı. Di mi?
Ben:
-İşte sen de balık gibisin. Önce kendinden küçüklere büyüklük taslarsın ondan sonra seninle aynı ve senden büyük olanlarda sesin kısılır. İşte sen de Türkiye 'de bulunan 384 balık türünden birisin.
Seray söze girecekken Batuhan:
-Hayır Türkiye'de 383 balık türü var.
Ben:
-Var mısın iddiasına?
Batuhan:
-Varım.
Ben:
-Neyine?
Batuhan:
-İstediği kolay bir şeyi yaptırma olsun ama bu çok zor diyerek pes etmesin.
Ben:
-Tamam varım. Zaten her türlü ben kazanacağım.
Batuhan:
-Tamam bakalım.
Ben:
-Kazanacağım.
Batuhan:
-Asıl ben kazanacağım.
Araştırdık ve 384 olarak iddiayı ben kazandım. Batuhan'a ne yapacağımı bilmiyordum ama hızlı karar vermemeliydim. Ela'ya:
-Seray'la atışırken bir bilgi verdim ve Batuhan bu bilginin yanlış olduğunu söyledi. İddiaya girdik. Ben kazandım. Onu istediğim birşeyi yaptırabilirim ama çok zor olmamak şartıyla. Sence ne yapmalıyım?
Ela:
-Bu sana kaldı ama istersen birgün boyunca Batuhan'ı İngilizce konuşturabilirsin. Bunu da videoya çekersin anı olur.
Ben:
-Aslında mantıklı ama ben daha eğlenceli birşey arıyorum ben.
Ela:
-Buldum.
Ben:
-Ne buldun?
Ela:
-Onu lunaparka götürüp en zorlu oyuncaklara bindirebilirsin. İkiniz de eğlenirsiniz.
Ben:
-Sağol Ela. Elime düştün Batuhan seni bir zorlu oyuncağa bindirdim mi, Batuhan için zor, benim için eğlenceli bir sahne olur.
Ela:
-Yeni çıkan kitabı okudun mu?
Ben:
-Kimin kitabını okudum mu?
Ela:
-Bizim sınıftan Alara dayanamamış Seray, Yaren ve Leyla hakkında bir kitap yazdı. Kitabın adı "Kendini Beğenmişler Çetesi"
Ela'nın sözünü keserek Alara'ya gülerek:
-Helal olsun sana kimsenin yapamadığını sen yaptın. Kitabını okuyacağım komik yazar.
Alara:
-Bunların kendini beğenmişliğinden sinirlerim bozuldu bu nedenle içinde senin de olduğun bir kitap yazdım. Normalde nasılsan kitapta da öyle bir karaktersin.
Ben:
-Anladım. Demek ki iyi birisiyim.
Alara:
-Evet iyi birisisin.
Ben:
-Tamam. Kitabının güzel olduğunu kapak fotoğrafından anladım.
Alara:
-Çok uğraştım.
Zil çaldı. Teneffüs bitti. Sınıf Öğretmenimiz içeri girdi. Derse başlamadan önce bize:
-Çocuklar bugünlük oturma düzeninizi değiştereceğim. Alp Sema'nın yanına geç. Mine Alara'nın yanına geç. Seray Batuhan'ın yanına geç.
Ben kısık bir sesle Batuhan'a:
-Yandık Batuhan.
Batuhan:
-Hem de nasıl yandık Sema.
Sınıf Öğretmenimiz:
-Yerlerinize geçin.
Alp yanıma geldi, Batuhan ise Seray'ın yanına gitti. Alp:
-Merhaba Sema.
Ben üzgün bir şekilde:
-Merhaba.
Alp:
-Neden üzülüyorsun?
Ben:
-Sence?
Alp:
-Anladım.
Dersi işlemeye başladık. Seray ve Batuhan'ın sırasına bakıyordum. Batuhan konuşmuyordu ama Seray dikkatleri çekme üzerindeydi. Sanırım bir anlığına bayıldı. Öğretmenler herkes onun başındaydı. Batuhan da onun başındaydı. Batuhan Seray'ı kaldırdı ve Seray uyandı. Derse devam etti. Ederken Seray Batuhan'a teşekkür niyetiyle konuşmaya başladılar. Sinirlendim.
Alp bana birkaç söylüyordu ve onu umursamıyordum. Konuşmaya devam ettik. Kesinlikle Alp'i kullanmıyorum. Alp çocukluk arkadaşım da eskiden çok sık görüşürdük. Samimiyetimiz vardı. Teneffüste Alp bana:
-Tenis oynayalım mı Sema?
Ben:
-Hatırlıyorum 4. sınıftayken oynamaya çalıştığımda kafama gelmişti.
Alp:
-Ama hep seni geçiyordum.
Ben:
-Beni geçemeyeceksin bu sefer Alp.
Alp:
-Çok beklersin. Yine seni geçeceğim.
Alp'a:
-Bu sefer sana ezilmeyeceğim.
Oynamaya başladık ve berabere kaldık. El sıkıştık. Tam el sıkışırken Batuhan yanımıza geldi. Bunu gördükten sonra yanımızdan ayrıldı. Lavaboya gidecekken Batuhan ile karşılaştım ve bana:
-Hani biz çok iyi arkadaştık? Beni bu kadar kolay mı satıyorsun?
Ben:
-Birincisi aslında önce sen Seray'la konuşmaya başladın ve Alp benim çocukluk arkadaşım. Ben onunla asla sevgili olmadım. Ee peki Seray Hanım'la aranız nasıl iyi anlaşıyor musunuz bari?
Batuhan:
-Özür dilerim Sema el sıkıştığınızı ve çok iyi anlaştığınızı görünce
Batuhan'ın sözünü keserek:
-Ben sence bu kadar hızlı arkadaşım satar mıyım Batuhan?
Batuhan:
-Hayır satmazsın.




