Teneffüs bitti. Derse Drama Öğretmenimiz Ece Öğretmenimiz girdi ve bize:
-Merhaba çocuklar, günaydın. Bugün sizlerle birlikte tiyatro yapacağız. Tiyatromuz "Külkedi" tiyatrosudur. Rolleri seçelim.
Seray:
-Öğretmenim ben külkedisi olacağım.
Ben:
-Hayır öğretmenim ben olmak istiyorum.
Öğretmen:
-Madem ikiniz olmak istiyorsunuz ben size rolleri vereceğim. Sizde hazırlanacaksınız. Ondan sonra da hanginiz daha güzel oynarsa rolü ona vereceğim.
Seray:
-Öğretmenim ben zaten kazanacağım ne gerek var oylamaya.
Ben:
-Çok gerek var oylamaya.
Batuhan:
-Öğretmenim ben prens olmak istiyorum.
Öğretmen:
-Başka isteyen yoksa rolü Batuhan'a veriyorum.
Öğretmen rolü Batuhan'a verdi. Ben ve Seray'a külkedisinin rollerine çalışmamızı söyledi. O rolü Seray'a kaptırmamalıydım. Çalışacaktım. Her şeyde onu geçtiğim gibi tiyatroda da onu geçecektim. Dersimizde bize nasıl oynayacağımızı anlattı. Duygulu mu veya somurtkan bir şekilde oynayıp oynamayacağımızı anlattı . Rolüme çok çalıştım. Seray'a baktığımda ise genellikle birkaç kişiyle konuşuyordu ve hiç çalışmıyordu.
Zaten ben rolü olacağımdan emindim, sadece Seray'a bakarak daha da emin oldum. Batuhan bana:
-Bu kadar da çalışma bence. Senin kazanacağını Seray da biliyor, sadece seni gıcık etmek için böyle yapıyor.
Ben:
-Biliyorum ama yine de en güzel rolü oynamalıyım.
Batuhan:
-Tamam öyle olsun.
Ben:
-Tamam.
Teneffüs bitti. Son ders boş dersimizdi. Matematik öğretmenimiz bir süre yoktu. Bu yüzden bir çok dersimiz boş dersti. Ben:
-Arkadaşlar boş dersleri artık neredeyse sevmeyeceğim. Öğretmen gelmiyor. Ders işlemiyoruz.
Rana:
-Matematik öğretmeni gıcık olduğundan bizim sınıfa ders işlemiyor. Karşı sınıfa baktığımızda her matematik dersinde öğretmen onlara giriyor. Onlar bizden kaç konu öndeler. Hatırlamıyorum bile.
Alara:
-Gerçekten artık bıktım. Sınavdan düşük alınca öğretmen canımızı okuyor. Ben size bu konuları kaç defa öğrettim, niye yapamıyorsunuz diye.
Sude:
-Bize bazı konuları öğretmeden sınav yapıyor. Yapamayınca da kızıyor.
Mine:
-Aklıma bir fikir geldi. Şuanda da dersi işleyebiliriz.
Lara:
-Nasıl işleyebiliriz?
Mine:
-Şuan hangi konuda kaldıysak bir sonraki konuyu geçerek konu anlatımını akıllı tahtadan işleyebiliriz.
Batuhan:
-Çok mantıklı. Arkadaşlar ama bazı kişiler aralarında konuşabilir veya dersi dinlemeyebilir. Aramızdan birisi öğretmen yerine geçerek şimdilik öğretmen olabilir.
Lara:
-Evet. Peki kim olsun?
Batuhan:
-Sema olsun.
Araya girerek:
-Ben asla olmam Alp'la Mert'in konuşmasına engel olamam.
Seray:
-O zaman ben olurum.
Ben:
-Hayatta olmaz sınıfın senin gibi tembel ve kendini beğenmiş bir öğretmeni olacağına ben çıkarım daha iyi.
Alp:
-Haydi oylama yapalım. Kötülük Kraliçesi Seray mı, yoksa masum Sema mı öğretmen olsun?
Batuhan:
-Tabiki de Sema olsun.
Mine:
-Bence de Sema olsun, sınıfın kalitesi artar.
Alara:
-Bence de.
Lara:
-Bence de prenses Sema olsun.
Sude:
-Bence de Sema olsun.
Rana:
-Tabiki de Sema.
Mert:
-Sema olsun.
Yaren:
-Hayır ya Seray olsun. Sınıftaki saflık azalır.
Ben:
-Sen kendi adına konuş. Korkak tavuk.
Seray:
-Bence de ben kendime oy veriyorum.
Leyla:
-Bence Seray olsun. Yaren'in dediği gibi Sema gibileriyle Seray sınıftaki saflığı azaltır.
Ben:
-Canım üçünüzde benden korkuyorsunuz. Korktuğunuzu belli etmemek için saçma sapan şeyler söylüyorsunuz.
Mine:
-Üçünüz bile tek kişiyi geçemezsiniz. Çünkü Sema zirvedeki tek kişi.
Alara:
-Ben Sema'yı tutuyorum.
Batuhan:
-Kesinlikle Sema Seray da kimmiş ki!
Alp:
-Oylamaya göre Sema kazandı. Sema öğretmen koltuğuna oturabilirsin. Seray sende arka sırada kıskançlıktan delirebilirsin. Zaten hep yaptığın şey di mi?
Seray Alp'i taklit ederek:
-Di mi keloğlan?
Alp:
-Di mi kıskançlık kraliçesi, bencillik kraliçesi, kötülük kraliçesi ve daha sayamayacağım tonlarca kötü şey.
Mert:
-Alp koydu lafı.
Seray:
-Kim demiş onu.
Mine:
-Ağlama ne Sema kadar iyi, ne de Alp kadar laf sokabilirsin?
Mert:
-Bu sefer de Mine koydu. Zaten Sema'yı seçen herkes Seray ve arkadaşlarına laf sokuyor.
Alara:
-Çünkü karşımızda doğru dürüst bir rakip yok ki. Bir nohut, pirinç ve lahana var. Lahanayı da büyük sanmayın. Çok boş konuştuğu için kilo aldı.
Mert gülerek:
-Çak bi beşlik. Koydun lafı.
Sude:
-Hadi o zaman bitirişi de ben yapayım. Seray sen çok güçlü ve zengin bir kız olduğunu zannediyorsun öyle mi?
Seray:
-Evet zenginlik benim işim.
Sude:
-Sadece zannediyorsun asla Sema kadar ne güçlü olursun ne de zeki? Ayrıca zengin olmak güçlülük değildir, sadece aptallar parayı seçer. Zeki insanlar herşeyin para ile alınamayacağını bilir.



