İçeriğe geç

Batuhan ve Sema

Bölüm 12 · 3 dk okuma

Batuhan ve Sema

Bölüm 12

On İkinci Bölüm

Teneffüs bitti. Derse Drama Öğretmenimiz Ece Öğretmenimiz girdi ve bize:

-Merhaba çocuklar, günaydın. Bugün sizlerle birlikte tiyatro yapacağız. Tiyatromuz "Külkedi" tiyatrosudur. Rolleri seçelim.

Seray:

-Öğretmenim ben külkedisi olacağım.

Ben:

-Hayır öğretmenim ben olmak istiyorum.

Öğretmen:

-Madem ikiniz olmak istiyorsunuz ben size rolleri vereceğim. Sizde hazırlanacaksınız. Ondan sonra da hanginiz daha güzel oynarsa rolü ona vereceğim.

Seray:

-Öğretmenim ben zaten kazanacağım ne gerek var oylamaya.

Ben:

-Çok gerek var oylamaya.

Batuhan:

-Öğretmenim ben prens olmak istiyorum.

Öğretmen:

-Başka isteyen yoksa rolü Batuhan'a veriyorum.

Öğretmen rolü Batuhan'a verdi. Ben ve Seray'a külkedisinin rollerine çalışmamızı söyledi. O rolü Seray'a kaptırmamalıydım. Çalışacaktım. Her şeyde onu geçtiğim gibi tiyatroda da onu geçecektim. Dersimizde bize nasıl oynayacağımızı anlattı. Duygulu mu veya somurtkan bir şekilde oynayıp oynamayacağımızı anlattı . Rolüme çok çalıştım. Seray'a baktığımda ise genellikle birkaç kişiyle konuşuyordu ve hiç çalışmıyordu.

Zaten ben rolü olacağımdan emindim, sadece Seray'a bakarak daha da emin oldum. Batuhan bana:

-Bu kadar da çalışma bence. Senin kazanacağını Seray da biliyor, sadece seni gıcık etmek için böyle yapıyor.

Ben:

-Biliyorum ama yine de en güzel rolü oynamalıyım.

Batuhan:

-Tamam öyle olsun.

Ben:

-Tamam.

Teneffüs bitti. Son ders boş dersimizdi. Matematik öğretmenimiz bir süre yoktu. Bu yüzden bir çok dersimiz boş dersti. Ben:

-Arkadaşlar boş dersleri artık neredeyse sevmeyeceğim. Öğretmen gelmiyor. Ders işlemiyoruz.

Rana:

-Matematik öğretmeni gıcık olduğundan bizim sınıfa ders işlemiyor. Karşı sınıfa baktığımızda her matematik dersinde öğretmen onlara giriyor. Onlar bizden kaç konu öndeler. Hatırlamıyorum bile.

Alara:

-Gerçekten artık bıktım. Sınavdan düşük alınca öğretmen canımızı okuyor. Ben size bu konuları kaç defa öğrettim, niye yapamıyorsunuz diye.

Sude:

-Bize bazı konuları öğretmeden sınav yapıyor. Yapamayınca da kızıyor.

Mine:

-Aklıma bir fikir geldi. Şuanda da dersi işleyebiliriz.

Lara:

-Nasıl işleyebiliriz?

Mine:

-Şuan hangi konuda kaldıysak bir sonraki konuyu geçerek konu anlatımını akıllı tahtadan işleyebiliriz.

Batuhan:

-Çok mantıklı. Arkadaşlar ama bazı kişiler aralarında konuşabilir veya dersi dinlemeyebilir. Aramızdan birisi öğretmen yerine geçerek şimdilik öğretmen olabilir.

Lara:

-Evet. Peki kim olsun?

Batuhan:

-Sema olsun.

Araya girerek:

-Ben asla olmam Alp'la Mert'in konuşmasına engel olamam.

Seray:

-O zaman ben olurum.

Ben:

-Hayatta olmaz sınıfın senin gibi tembel ve kendini beğenmiş bir öğretmeni olacağına ben çıkarım daha iyi.

Alp:

-Haydi oylama yapalım. Kötülük Kraliçesi Seray mı, yoksa masum Sema mı öğretmen olsun?

Batuhan:

-Tabiki de Sema olsun.

Mine:

-Bence de Sema olsun, sınıfın kalitesi artar.

Alara:

-Bence de.

Lara:

-Bence de prenses Sema olsun.

Sude:

-Bence de Sema olsun.

Rana:

-Tabiki de Sema.

Mert:

-Sema olsun.

Yaren:

-Hayır ya Seray olsun. Sınıftaki saflık azalır.

Ben:

-Sen kendi adına konuş. Korkak tavuk.

Seray:

-Bence de ben kendime oy veriyorum.

Leyla:

-Bence Seray olsun. Yaren'in dediği gibi Sema gibileriyle Seray sınıftaki saflığı azaltır.

Ben:

-Canım üçünüzde benden korkuyorsunuz. Korktuğunuzu belli etmemek için saçma sapan şeyler söylüyorsunuz.

Mine:

-Üçünüz bile tek kişiyi geçemezsiniz. Çünkü Sema zirvedeki tek kişi.

Alara:

-Ben Sema'yı tutuyorum.

Batuhan:

-Kesinlikle Sema Seray da kimmiş ki!

Alp:

-Oylamaya göre Sema kazandı. Sema öğretmen koltuğuna oturabilirsin. Seray sende arka sırada kıskançlıktan delirebilirsin. Zaten hep yaptığın şey di mi?

Seray Alp'i taklit ederek:

-Di mi keloğlan?

Alp:

-Di mi kıskançlık kraliçesi, bencillik kraliçesi, kötülük kraliçesi ve daha sayamayacağım tonlarca kötü şey.

Mert:

-Alp koydu lafı.

Seray:

-Kim demiş onu.

Mine:

-Ağlama ne Sema kadar iyi, ne de Alp kadar laf sokabilirsin?

Mert:

-Bu sefer de Mine koydu. Zaten Sema'yı seçen herkes Seray ve arkadaşlarına laf sokuyor.

Alara:

-Çünkü karşımızda doğru dürüst bir rakip yok ki. Bir nohut, pirinç ve lahana var. Lahanayı da büyük sanmayın. Çok boş konuştuğu için kilo aldı.

Mert gülerek:

-Çak bi beşlik. Koydun lafı.

Sude:

-Hadi o zaman bitirişi de ben yapayım. Seray sen çok güçlü ve zengin bir kız olduğunu zannediyorsun öyle mi?

Seray:

-Evet zenginlik benim işim.

Sude:

-Sadece zannediyorsun asla Sema kadar ne güçlü olursun ne de zeki? Ayrıca zengin olmak güçlülük değildir, sadece aptallar parayı seçer. Zeki insanlar herşeyin para ile alınamayacağını bilir.

Bölüm sonu

11 yorum