Seungmin'in sözleri odanın içinde ağır bir sessizlik bıraktı. Kimse konuşmuyordu. Haritanın üzerindeki parlayan çatlak, sanki canlıymış gibi hafifçe titreşiyordu.
Gözlerim o noktaya kilitlenmişti. Benim varlığımın yarattığı yırtık. Bir hiç olarak başlayan varlığım, şimdi evrenin dokusunu değiştiriyordu.
Changbin'in sözleri hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu: "Onu yok mu edeceğiz?" O an, bu dünyada ne kadar kırılgan olduğumu bir kez daha anladım. Bir karar, bir kelime, bir hareket... her şey sonumu belirleyebilirdi.
Felix, Changbin'e döndü. Sesi sertti, neredeyse öfkeliydi.
Felix: Ne dediğinin farkında mısın? Taehyun bir insan! Onu yok etmekten bahsediyorsun!
Changbin: Ben sadece gerçeği söylüyorum. Eğer bu çatlak büyürse, sadece Taehyun değil, hepimiz tehlikeye gireriz. Seungmin, sen ne diyorsun?
Tüm gözler Seungmin'e döndü. O ise hâlâ haritaya bakıyordu. Parmakları çatlağın üzerinde geziniyor, sanki onunla konuşuyor gibiydi.
Sonra başını kaldırdı ve bana baktı. Gözlerinde, daha önce hiç görmediğim bir ifade vardı. Kararlılık mı? Pişmanlık mı? Yoksa ikisinin arasında bir şey mi?
Seungmin: Taehyun, sana bir soru soracağım. Dürüstçe cevap ver. Burada kalmak istiyor musun?
Soru basitti. Ama cevabı o kadar ağırdı ki, kelimeler boğazımda düğümlendi. Burada kalmak mı? Hiçbir gücümün olmadığı, her an yok olabileceğim, sürekli izlendiğim ve kontrol edildiğim bir yerde mi?
Ama diğer yandan... burada gerçekten bana yardım etmeye çalışan insanlar vardı. Felix, Jisung, Minho... belki de Changbin bile sadece endişeliydi. Ve Seungmin... Onun ne düşündüğünü hâlâ çözememiştim ama bana karşı adil davranıyordu.
Taehyun: Bilmiyorum. Burada kalmak istiyorum ama... her an yok olma korkusuyla yaşamak istemiyorum. Ve eğer varlığım hepiniz için bir tehditse...
Seungmin: O zaman sana bir seçenek sunuyorum. Çatlağı kapatabiliriz. Ama bunun için enerjini yeniden düzenlememiz gerekiyor. Ve bu, senin için acı verici olabilir.
Jeongin: Enerji yeniden düzenlemesi mi? Bu, onun kimliğini tamamen yeniden yazmak anlamına gelir. Geçmişi, anıları, hatta belki kişiliği bile değişebilir.
Jisung: Bu doğru. Ama eğer başarılı olursak, Taehyun bu evrenin bir parçası olabilir. Çatlak kapanır, elçi onu takip edemez.
Felix: Ama bu, Taehyun'un artık Taehyun olmaması demek!
Seungmin: Evet. Bu bir risk. Ama diğer seçenek, onu Karanlık Evren'e göndermek ya da yok olmasına izin vermek. Hangisini tercih edersin, Taehyun?
Odanın içindeki sessizlik, sanki herkesin nefesini tutmasıyla oluşmuştu. Seungmin'in sorusu, bir bıçak gibi keskin ve netti. Cevabım, sadece benim kaderimi değil, belki de bu evrenin dengesini değiştirecekti.
Taehyun: Eğer enerjim yeniden düzenlenirse... ben yine ben olacak mıyım?
Jeongin: Bu tam olarak belli değil. Anıların kalabilir de, kaybolabilir de. Enerjin yeniden yazıldığında, kişiliğin de etkilenebilir. Ama... bir ihtimal var.
Jisung: Bir ihtimal, evet. Ama bu ihtimal, yok olma ihtimalinden daha büyük. En azından bir şansın olacak.
Hyunjin: Taehyun, bu senin kararın. Kimse seni zorlamayacak. Ama neye karar verirsen ver, arkandayız.
Changbin: Ben de. Ne olursa olsun.