Sessizce kapıyı açtım. Buraya girdiğimi kimse bilmemeliydi. Babam labaratuvarına girilmesine izin vermezdi. Biraz tedirgindim ama çok heyecanlıydım aynı zamanda çünkü on dokuz yaşında olmama rağmen hayatımda ilk defa giriyordum buraya. Burası tahmin ettiğimden çok daha büyüktü. İki katlıydı.Bir sürü kitap vardı. Ortada kocaman yuvarlak bir masa vardı ve üstünde bir yığın kağıt vardı. O da ne ? Büsbüyük bir makine vardı odanın en köşesinde üstünde bembeyaz bir örtü. Hiç düşünmeden oraya gittim örtüyü bir hışımla çektim ve karşımdaki makineyi incelemeye başladım. Bir kısım ayar düğmelerinden oluşuyordu. Yanında ise sanki birinin içeri girmesi gereken bir yer vardı.Makine mavi tonlarındaydı.Bu makine ne işe yarıyordu bunu öğrenmek istiyordum. Arkasına bakmak için gittiğimde küçük bir masa gördüm oraya doğru ilerledim. Üstünde bir kağıt vardı. Kağıdı okudum. Babam, babam bir zaman makinesi mi yapmıştı ve tüm özellikleri de bu kağıtta mı yazıyordu acaba ? Böyle bir şey mümkün müydü. O an bana bir şey oldu. Hafif gözlerim karardı İlk başta sonra bir sıcak bastı arkamı dönmek istiyordum dönemedim. Sanki biri bana engel oldu. Bağırdığımı hatırlıyorum sonrasında babamı gördüm baba yardım et demek istedim diyemedim sıcaklık çok artmıştı sanki biri üzerime basıyordu. Hiç bir şey yapamadım. Bir ara babam kapıda belirdi onu gördüm öylece kaldı o da hiçbir şey yapamadı.
Neredeyim ben, burası neresi? Bu kadında kim ? Siyah saçlı, uzun boylu, yüzü çok güzel bir kadın sandalyede oturuyordu.
Odaya loş bir ışık giriyordu. Odada sadece bir yatak, bir masa, bir sandalye vardı. Ben duvara yaşlanmış yere oturuyordum . Kollarım ve ayak bileklerinden kalın iplerle bağlanmıştım.
"Neredeyim ben ?" dedim cevap yok. Tekrar sordum yine cevap yok.
"Sen de kimsin ?" dedim yine cevap gelmedi. Kadın beni umursamıyordu.
Düşündüm biraz babam niye öyle yapmıştı. Büyük ihtimalle bayılmıştım.Çok bir şey hatırlamıyordum çünkü. Bu kadın beni nereden tanıyordu. Bayıldığımı gören sadece babamdı ve şuan bu kadın benim yanımdaysa demek ki babamla bir alakası vardı bu kadının.
"Babamı nerden tanıyorsun ?" dedim.Kadın gözlerime baktı, o simsiyah gözleri gerçekten güzeldi. Sonra konuşmaya başladı ilk defa.
"Zeki kızsın."
Ne yani sadece bunu demek için mi konuşmuştu? Bir süre bekledi ve öylece bana baktı. Sonra devam etti.
"Ben senin için önemli biriyim umarım bunu sevgili babacığın söylemiştir sana "
Durdu
Hiçbir şey diyemedim. Bu kadın ne demeye çalışıyordu. Daha kim olduğunu bile bilmiyordum. Beni bağlamıştı ve isterse öldürebilirdi. Ona inanacağımı mı düşünüyordu? Ama bir şey aklımı kurcalıyordu. Madem bu kadının babamı tanıdığı kesindi o zaman her şey olabilirdi en iyisi iyice dinlemekti.
Devam etti
"Biz cok iyi anlaşırdık. Ben başka bir evrene gidene kadar bunun sorumlusu da o yılan cici annen " dedi sinirli bir şekilde.
"Sözlerine dikkat et. Burdaki tek yılan sensin.₺ Dedim biraz durdum sonra devam ettim. "Beni buraya neden bağladın? Hemen gitmek istiyorum. Sana güveneceğimi mi düşünüyorsun? Anlattıkların umrumda değil." Dedim.
Kadın güldü.
"Peki tatlım sen bilirsin sadece şunu söylüyorum ben bunları senin için yapıyorum. "
"Sen kimsin de beni düşünüyorsun?" Dedim hınçla.Kadın sanki biraz üzülmüştü sonra tekrar sert bir şekilde,
"Bunları öğrenmen için seni burda tutuyorum." Dedi Kapıya doğru yürüdü ve son olarak
"Unutma bunların hepsi senin için"dedi.
Kapıyı sertçe kapattı ve odadan çıktı.
