Stan'in sihiri tükenmek üzereydi. Sürekli öksürüyordu.
"İyi misin?" diye sordu Edalyn.
"Bilmiyorum. Gücüm azalıyor. Şimdi ne yapacağım?"
"Bunun sonu ikimizin evreninde de aynı galiba."
"Evet kesinlikle öyle."
"Bunu diğerlerine söyleyecek misin?"
"Tabi ki de hayır şimdi olmaz. Bunu onlara yapamam."
"Sen öyle diyorsan öyle olsun. Ama bir şey yapsan iyi olur."
...
"Eve ne zaman döneceğiz?" diye sordu Hunter.
"Bak biliyorum. Çok merak ediyorsunuz. Ama bilgisayar çok eski. Ayrıca paramparça. Biraz zaman alıyor. Çünkü ben yoktan bir şey var etmiyorum." dedi Stan.
"Sen öyle diyorsan öyledir." dedi Angel.
"Bak Hunter eğer bunu yapan sıradan biri olsaydı haklı olabilirsin ama adam başka bir boyuttan geldi. Şu anda ona güvenmekten başka çaren yok." dedi Mason.
"Tamam o zaman." dedi Hunter bıkkın bir şekilde.
...
Travis Lucy'yi yalnız gördü ve yanına gitti. "Merhaba Lucy."
"Merhaba Travis."
"Ne söyleyeceğimi tahmin ediyorsundur."
"Mason ve Jason olayını diyorsun değil mi? Sen de içten içe öyle bir şey olsaydı diye korkuyorsun değil mi?"
"İster istemez siz en sevdiğin çizgi filmin içine ve biz de en sevdiğim kitabın içine girmeseydik ne olurdu diye düşünüyorum."
"Yanlış anlama ama bizimkiler asla öyle bir şey yapmazlardı. Her ne olursa olsun. İster sonsuza kadar küs kalalım. İster başka bir boyuta gidelim."
"Öyle mi diyorsun?"
"Şüphen mi var?"
"Tabi ki de hayır. Ama bir düşünsene o kadar boyut var ve birinde asla böyle olamayacağız."
"Orası öyle ama sonsuz boyutlar var. Sürekli onları düşünürsek kafayı yemiş oluruz."
"Haklısın. Teşekkür ederim." dedi Travis ve Lucy'ye sarıldı.
O sırada Marco onları görünce çok kıskandı. "Saçmalama. Onun bir sevgilisi var." dedi Marco kendi kendine.
...
"Bugün Travis ile ne konuştunuz?" diye sordu Marco.
"Mason ve Jason olayı bizi sandığından daha fazla etkiledi. Ne de olsa Stan ve Edalyn olmasaydı belki biz de kardeşlerimiz ile böyle olurduk."
"Suzy asla böyle bir şey yapmaz."
"Biliyorum. O kadar da zalim değil. İyi ki de değil."
"Peki neden sarıldınız?"
"Biz kader ortaklarıyız... Dur bir dakika sen beni mi kıskandın?" diye sordu Lucy mutlu bir şekilde.
"Tabi ki de hayır." dedi Marco utangaç bir şekilde. Lucy ona inanmayarak baktı. "Tamam belki biraz olabilir."
"Travis'in sevgilisi var. Sen ciddi misin?"
"İster istemez kıskandım." dedi Marco ve Lucy'nin elini tuttu. "Özür dilerim."
"Tamam. Önemli değil."
...
Stan yine öksürmeye başladı. "Stan iyi misin?" diye sordu Lucy.
"Evet iyiyim. Bir şeyim yok."
"İstersen sana suyumu verebilirim. Okulda aldım ama hiç içmedim." dedi Marco ve suyu uzattı.
"Teşekkür ederim." dedi Stan ve suyu içti.
O sırada Edalyn geldi. "Stan..."
"Merak etme. Bir şey yok." dedi Stan. Lucy ve Marco ne olduğunu anlamayarak bakmaya başladılar. "Önemli bir şey yok. Onun yanında bir kaç kez öksürdüm. Galiba ondan telaş yaptı."
"Doktora git diyeceğim ama..." dedi Lucy tedirgin bir şekilde.
"Gerçekten önemli bir şey yok. Ben gayet iyiyim." dedi Stan ve Lucy'nin yanağını okşadı.
"Sen öyle diyorsan öyle olsun." dedi Lucy.
...
"Bunu onlardan daha fazla saklayamazsın. Her şeye hazır olmaları gerekiyor." dedi Edalyn ve o da öksürmeye başladı.
"Sende de yavaş yavaş başlıyor. Hâlâ söylemek istiyor musun?" diye sordu Stan.
"Tek istediğim şey onların mutlu olması."
"O zaman sus ve hiç kimseye hiçbir şey söyleme. Bana söz ver. Onları üzgün görmek istemiyorum."
"Söz veriyorum."
...
"Sence Stan gerçekten iyi mi?" diye sordu Lucy.
"Onu iyi tanıdıysam bize asla yalan söylemez. Ama bir garip davranıyor. Galiba ilk kez bizden bir şey saklıyor. Yine de ona güvenmekten başka bir çare yok." dedi Marco.
"Haklı olabilirsin ama bu çok kötü bir şey olursa. Ben onu kaybetmek istemiyorum."
"Öyle bir şey olmayacak."
"Aslında bu büyük sırrı öğrenmenin bir yolu var." dedi Lucy imalı bir şekilde.
"Sen ciddi misin? Öyle bir şey olmaz. Ne de olsa bu büyük her neyse Edalyn biliyor. Hunter güçlerini kullanmadan Edalyn hafızasında değişikler yapar."
"O da doğru ama bir şey yapmak gerekir. Stan'in kendi isteğiyle söylemesini beklemek istemiyorum."
"Sakin ol."
...
"Dur bir dakika. Stan iyi mi?" diye sordu Suzy.
"Bilmiyorum ama bir yolunu bulup ne olduğunu öğrenmeliyiz." dedi Lucy tedirgin bir şekilde.
"Sakin ol Lucy. Koskoca adam ne yapması gerektiğini biliyor olmalı."
...
"Merhaba." dedi Jason ve içeri girdi.
"Merhaba." dedi Mason. Hunter güçlerini kullanarak ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. "Hunter sakın yapma."
"İyi tamam bir şey yapmadım." dedi Hunter.
Jason anlamaz bir şekilde bakmaya başladı. "Burada tam olarak ne oluyor?" diye sordu.
"Boş ver. Önemli bir şey yok. Hunter yaramazlık yapmak istedi. Ben de onu uyardım diyelim."
"Tamam."
O sırada Mason'ın telefonu çaldı. Telefonu açtı ve duyduğu şeyle şok oldu. "Tamam geliyorum." dedi ve telefonu kapattı.
"Ne oldu?" diye sordu Hunter.
"Stan..."