İçeriğe geç

BAŞA SAR

Bölüm 2 · 4 dk okuma

BAŞA SAR

Bölüm 2

2. Bölüm

Bence herşeye inat gülmeliydim. Yada dışarıya öyle yansıtmalıydım. Yapmazsam daha çok kanatırlardı yaramı. Sabah olmuştu. Mutfak diye bişey olmadığı için evde acıkınca dışardan bişeyler alırdım. Allahtan biraz birikmişim vardı.

Acaba cidden beni arıyomuydu tanımadığım abiler.

Tanımadığım abiler.. Kimse..

İnsanın abisinin olması ve tanımaması ne kadar kötü bişeydi. Kapı sesini duydum. Yavaşça inmeye başladım. Artık kapıyı yumrukluyodu.

"Çatlama be geliyoruz."

Yavaşladı. En sonunda kapıya gelip, kapıyı açtım.

Kapının önünde 2 adam belirdi. Biri diğerine göre daha gençti. Diğeri bi tık büyüktü fakat gayet dinçti.

Genç adam telaşlı ve panikti. Hadi ama şuan sizinle uğraşamam.

"İyi misin?" Dedi telaşlı sesiyle. Hemde eli ile yüzümü tutup, inceliyordu.

Kimsin olum sen? İyimiyim bilmiyorum. Kızarık göz, dağınık saç, pijamalar. Nası gözüküyordum?

Diğeri konuşmaya başladı. "Oğlum bi dur. İyi bak."

Bencede. Boğazımı temizleyip, sordum. "Kimsiniz?"

"Şeyiz biz,.. Iıı şeyiz" dedi genç adam.

"Kimsiniz siz? Dinliyorum."

"Kimiz biz amca" dedi diğer adama dönerek.

Amcasıymış demek. Yoksa.. Lan bunlar onlarmıydı.

Cidden ne çabuk bulmuşlardı beni. Olabilirmiydi böyle bişey?

"Güzel kızım biz seninle bişey konuşmak istiyoruz."

"Tamam bekleyin ben 10 dakikada üstümü değiştirip geliyim."

"Tamam bekliyoruz burda" dedi. Sanki içeri gelmek istiyo gibiydi.

"İçeri girmenizi isterdim ama evde mobilya yok. Yani oturcak bi eşya yok kusura bakmayın. O yüzden dışarda konuşalım."

"Sınıntı değil" dedi genç çocuk.

Kapıyı yüzlerine kapattım, bişey demeden. Ayıp olmazdı dimi. Olmazdı olmaz.

Odama geldim. Yaz'a girmemize az kalmıştı. İnce göbeğime kadar gelen beyaz bi bluz giydim. Altıma bol paça açık mavi kot. Üstümede krem bi trençkot

Olmuştu bence. Makyaj masasına geçip. Gözlerimin altına kapatıcıyla kapattım. Normal bi gloss sürdüm. Ardından hafif bir parfüm sıktıktan sonra çantamı alıp aşağı indim. Telefon cebimdeydi zaten.

Kapıyı açtım. Sonrada kilitledim.

"Ben hazırım beyler. Ama önce tanışalım. Çünkü ben hala sizi tanımıyorum."

Evet daha yeni tanıştığım biriyle,gidiyorum.

"Ben Pusat" dedi genç adam.

"Bende Fatih. Amcası oluyorum."

"Bendee Melis"

"Güzell"

Onların arabasına bindik. Sürücü koltuğuna Fatih Bey oturdu. Yan koltukta ise Pusat vardı. Bende arkadaydım. Sonradan hepimiz bakışmaya başladık.

"Peki nereye gidiyoruz?"

"Aç mısın?"

"Aslında kahvaltı etmedim."

"Bu saata kadar aç mı kaldın?"

"Evet Pusat Bey Aç kaldım. Tövbe yarabbim. Aç olsam yerdim dimi."

"Tamam ya niye hemen sinirleniyorsun."

"Pardon. Bu aralar çok gerginim. Ters konuşursam kusura bakma. Yada bak banane."

"Anladım"

Bişey demedim. En sonunda hastaneye yakın bir noktadaki cafeye geldik.

"Ne yersin bakalım hanımefendi ." Dedi Fatih Bey.

"Tost ve-"

"Tost ve ayran alalım. 2 tanede çay."

Pusat Bey size ne acep?

"Ayran?"

"Ne varmış ayran da."

"Belki ben başka bişey isteyecektim." İstemeyecektim yalan. En sevdiğim ikililerden biridir ayran ve tost.

"Ayran daha sağlıklı. "

"Ben sağlıklı diye mi sordum?" Pusat'ın kaşları çatıldı. Halla halla.

"Gençler sakin."

"Fatih Bey amca sizin bu yiğeniniz çok gıcık. İtiraz ediyorum. Tanımadığım biri benim yerime seçim yapıyo."

Pusat'ın kaşları düzeldi. Bi an gözlerine hüzün geldi ama bozuntuya vermedi.

"Kızarım ben ona tabii. Çekerim kulağını." Dedi ve Güldü. Komik mi?

"Küçüğe bak beni amcama şikayet ediyo."

"Küçük senin şeyindir. Yine kaşları çatıldı.

"Ağzın çok bozuk bu hiç hoş değil!"

"Bencede Pusat'tan özür dilemelisin." Diyerek araya girdi Fatih Bey.

"Kusura bakma sinirlenince oldu." Dedim.

"Bi daha olmasın " dedi. Sırıtmaya başladı.

Şimdi seni ben yemezmiyim. Bana ve amcasına bakıp. "Ben bi lavaboya gidip geliyorum." Onayladı.

O gittiği sırada çaylar geldi. Tostum da gelmişti yemeye başladım. Tuzu görünce sırıttım. Fatih Bey'e baktım. Tuzu alıp Pusat'ın çayına döktüm. 2 tane. Sonrada Fatih Bey'e dönüp "Sakın söylemeyin siz benim suç ortağımsınız." Fatih Bey sırıtıp. "Olur o iş bende ama kabul etmezsem." dedi. "Tehdit ederim." "Kabul edildi." Ben tostumu kemirmeye başladım. Tam o sırada Pusat geldi. Bana baktı. Sonradan çayına döndü.

"Bunun içine neden benden habersiz şeker koydunuz?"

"Normal şeker kalmamış. Toz şeker koyduk."

"Ben şeker kullanmam."

Tüh tüh.

"Aay minyak şekersiz tatsız tatsız çay mı içilir ayol."

"İçilir."

"Hadi be iç. Senin için şeker koyma zahmetine girmişim. Hem bal gibi olsun diye içine parmağımı bile soktum." Bi süre bakıştık.

"Şaka şaka sokmadım parmağımı filan. Miden bulanmasın."

"Bulanmaz."

"Hadi iç o zaman." İçti bi yudum aldı. Sonradan yüzünü ekşitti. Yutkundum. Galiba bana aşırı kızıcak. Bana dönüp kaşlarını çattı. Hadi be.

"Bittin sen" "Ama neden ki?" Dedim tatlı. Yumuşadı.

"Yemeğini ye evde konuşcaz."

"Benim sizin evde ne işim var be."

"Bizim evde konuşcaz"

"Size güvenebilirmiyim?"

"Tabiki amcacım"

"Güvenmiyosan bizimle ne işin var. Hem sen niye tanımadığın insanlarla niye arabaya biniyosun?"

"Size güvendim gibi. Ve var bi bildiğim,birini bekliyorum belki"

"Kimi bekliyon kız?" Dedi Fatih Bey.

"Kimmiş o biri"

"Sİ ZE NE"

Tam ağzını açıp bişey diyeceklerken sustular. Gidiyim ya bişey olmaz. Olursada yanımızda emanet var. Hayırdır olum? Çakım şekil aşko.

"Yani gelmiyorsun?" Dedi ponçik gibi Fatih Bey.

"Geliyorum ponçuk" dedim ve yanağını sıktım.

Sırıttılar. Sonra Pusat kıskançlık yapıp.

"Biz kimiz ki zaten? "

"Yaa kıskandın mı sen he" diyip yanaklarını çektim.

En son tostumu yiyip ayranımı içtim. Lavaboya gidip ellerimi yıkadım. Kasaya doğru gittik.

"Benim borcum ne kadar abe?" Dedim.

Bu sefer Fatih Bey kaşlarını çattı. Pusat tek kaşını kaldırdı. Oha olum çok hawali.

"Bizim yanımızda para ödemek yok." Dedi itiraz istemeyen sesiyle Pusatçık.

"Ama-" "Aması fln yok"

Peki iyi madem. Fatih Bey Amca hesabı ödedi. Ve yeniden BWM arabasına bindik. OMG. Şimdiki gideceğimiz yer onların evi. Hadi bakemmm.

Bölüm sonu

4 yorum