İçeriğe geç

Barut Kokusunda Bir Nefes

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Barut Kokusunda Bir Nefes

Bölüm 5

BÖLÜM 5: SAVAŞÇI VE İYİLEŞTİREN

Şafak sökertken, Yüksekova’nın üzerine sisli bir gri çöktü. Gecenin stresi ve tehlikeli bekleyişi, yerini sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yavaş yavaş bir sakinliğe bırakıyordu. Yoğun bakımdaki askerin değerleri tamamen normale dönmüş, uyandırılma sürecine geçilmişti.

Alara, odasındaki aynanın karşısında yorgun gözlerine baktı. Saçlarını gergince toplayıp doktor önlüğünün yakalarını düzeltti. Kapının çalınmasıyla birlikte arkasını döndü.

Gelen, Yüzbaşı Alperen Altay’dı.

Üzerine tam oturan askeri üniformalarını yeniden giymiş, yeşil ve çamurlu hücum yeleğini kuşanmıştı. Göğsündeki "GÖLGE TİMİ" arması ve ay-yıldızlı peç pırıl pırıldı. O artık hastane koridorlarında Alara ile sohbet eden adam değildi; emrindeki binlerce sorumlulukla yeniden sahaya dönmeye hazırlanan komutandı.

"Gidiyor musunuz?" diye sordu Alara, sesindeki hafif burukluğu gizleyemeyerek.

"Operasyon emri geldi," dedi Alperen. Adımları ağır ve kendinden emindi. "Arkadaşımızı sana ve buradaki ekibe emanet ediyoruz. Zaten emin ellerde olduğunu biliyorum."

Alara, adamın gözlerinin içine baktı. Bir gece önce aralarında kurulan o görünmez bağ, şimdi mesafelerin ve görevin soğuk gerçeğiyle sınanıyordu. Barut kokusu, hayatının bir parçası olan bu adama ne kadar yaklaşırsa, kendi merhamet dolu dünyasının o kadar sarsılacağını biliyordu. Yine de geri adım atmak niyetinde değildi.

"Onu iyileştireceğim," dedi Alara, sesi kararlı bir tonda çıkarak. "Siz de... Siz de kendinize dikkat edin Yüzbaşım. Timinizi sapasağlam geri getirin."

Alperen hafifçe başını salladı. Aralarındaki bir adımlık mesafeyi kapatıp Alara’ya biraz daha yaklaştı. Göğsünden çıkardığı küçük, siyah renkte metal bir künyeyi cebinden çekip masanın üzerine bıraktı.

"Bu ne?" diye sordu Alara, masadaki künyeye bakarak.

"Gölge Timi’nin acil durum çağrı kodu," dedi Alperen. Sesi derin ve pürüzsüzdü. "Burada, bu sınır hattında ne zaman başın sıkışırsa, ne zaman bir tehlike sezersen bu numaraya ulaş. Ben nerede olursam olayım, o çağrıyı aldığım an yanında olurum."

Alara künyeyi eline aldı. Soğuk metal, parmaklarının arasında ısınıyordu.

"Teşekkür ederim, Alperen."

Alperen, adını kadınından duymanın verdiği o gizli gururla hafifçe gülümsedi. Sert hatları bir anlığına yumuşadı. "Görüşeceğiz Doktor. Bu dağlar küçük, yollarımız mutlaka tekrar kesişir."

Arkasını dönüp askeri botlarının çıkardığı ritmik seslerle koridorda ilerlemeye başladı. Alara, pencerenin kenarına geçip hastane bahçesine baktı. Bahçede bekleyen askeri zırhlı araçlar ve Gölge Timi’nin diğer üyeleri yerlerini alıyordu. Alperen araca binmeden hemen önce başını kaldırıp hastanenin üst katındaki pencereye, Alara'ya doğru baktı.

Kısa bir bakışma... Ve zırhlı araçların motor gürültüsü, dağların sessizliğini yararak uzaklaştı.

Alara elindeki künyeyi sıkıca kavradı. Barut kokulu bir dünyanın tam ortasında, kendi nefesini bu sert komutanın varlığında bulduğunu hissetti. Bu sadece bir başlangıçtı.

“Bir ordunun sığınacağı komutan, tek bir kadına sığınak olmaya söz veriyordu...”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.