İçeriğe geç

Banu

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Banu

Bölüm 6

Kırılan güven

BÖLÜM 6

Kapıya bir kez daha sertçe vuruldu.

“Banu! Kapıyı aç!”

Banu’nun bütün bedeni titriyordu.

Babası dışarıdaydı.

Yıllardır korktuğu o ses, şimdi bu eski evin duvarlarında yankılanıyordu.

Mert kapının yanında durmuştu.

“Banu, sakin ol.”

Banu ona döndü.

“Sen sakin ol diyorsun.”

Mert sustu.

“Sen beni bulmak için gönderildin.”

“Başta öyleydi.”

“Başta diye bir şey yok!”

Banu’nun sesi titriyordu.

“Sen bana yardım ediyormuş gibi davrandın.”

“Çünkü seni babana teslim etmek istemedim.”

“Öyleyse neden benimle geldin?”

Mert cevap vermedi.

Banu elindeki mektubu göğsüne bastırdı.

“Ben sana güvendim.”

Mert’in yüzünde acı bir ifade oluştu.

“Biliyorum.”

“Hayır, bilmiyorsun.”

Banu’nun gözlerinden yaşlar aktı.

“Ben bu gece herkesten kaçtım. Annemden, babamdan, o evden… Sonra seni güvenebileceğim tek kişi sandım.”

Mert bir adım attı.

Banu hemen geri çekildi.

“Yaklaşma.”

Mert durdu.

Dışarıdan yeniden babasının sesi geldi.

“Banu! Orada olduğunu biliyorum!”

Banu kapıya baktı.

Sonra Mert’e.

“Şimdi ne olacak?”

Mert’in yüzü sertleşti.

“Arka kapıdan çıkacağız.”

“Ya babam?”

“Onu ben hallederim.”

Banu başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Ne?”

“Artık kimsenin beni bir yere götürmesini istemiyorum.”

Mert ona baktı.

“Banu…”

“Hayatım boyunca herkes benim adıma karar verdi.”

Banu gözyaşlarını sildi.

“Bu kez ben karar vereceğim.”

Arka kapıya yöneldi.

Mert arkasından geldi.

“Tek başına çıkamazsın.”

Banu döndü.

“Belki de tek başıma kalmak, seninle kalmaktan daha güvenlidir.”

Bu cümle Mert’i susturdu.

Arka kapıyı açtıklarında soğuk hava içeri doldu.

Banu dışarı çıktı.

Mert de peşinden geldi.

Eski evin arkasında küçük bir patika vardı.

Banu hızlı hızlı yürümeye başladı.

Bir süre sonra arkasına baktı.

Mert hâlâ onu takip ediyordu.

“Gelme.”

“Tek başına gidemezsin.”

“Ben kararımı verdim.”

“Ben de seni yalnız bırakmayacağım.”

Banu sinirle ona döndü.

“Senin kararlarının benimkilerden ne farkı var?”

Mert cevap vermedi.

Tam o sırada önlerinde araba farları belirdi.

Banu durdu.

Mert hemen onun önüne geçti.

Araba yaklaşınca içinden iki kişi indi.

Banu’nun kalbi hızlandı.

Mert:

“Arkamda dur.”

Banu bu kez itiraz etmedi.

İki adam birkaç metre uzakta durdu.

Biri:

“Banu’yu almaya geldik.”

Mert:

“Buradan dönün.”

Adam güldü.

“Bu senin karar vereceğin bir şey değil.”

Mert’in yüzü sertleşti.

“Bugün öyle.”

Adam Mert’e doğru yürüdü.

“Patron seni bekliyor.”

“Beklesin.”

Banu ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

“Patron kim?”

Kimse cevap vermedi.

Adamların biri Banu’ya baktı.

“Senin baban.”

Banu’nun içi buz kesti.

Mert onun önüne geçti.

“Buradan gideceksiniz.”

Adam başını iki yana salladı.

“Sen hâlâ anlamadın.”

“Neyi?”

“Banu’yu babası değil, başka biri istiyor.”

Mert’in yüzü bir anda değişti.

“Kim?”

Adam cevap vermeden önce Banu’ya baktı.

“Onu bilen kişi.”

Sonra diğer adamla birlikte arabaya bindiler.

Araç uzaklaşırken Banu Mert’e döndü.

“Ne demek istedi?”

Mert sustu.

“Kim beni istiyor?”

“Buradan gitmemiz gerekiyor.”

“Hayır!”

Banu’nun sesi yükseldi.

“Yeter artık!”

Mert ona baktı.

“Benim hakkımda ne biliyorsan söyle.”

“Şimdi değil.”

“Ne zaman?”

Mert cevap vermedi.

Banu başını salladı.

“Tamam.”

Mert şaşırdı.

Banu çantasını omzuna aldı.

“Ben gidiyorum.”

“Banu.”

“Bu kez gerçekten.”

Mert onun kolundan tutacak gibi oldu ama vazgeçti.

Banu yürümeye başladı.

Birkaç metre sonra cebindeki telefonun titreştiğini fark etti.

Telefon Mert’in telefonu değildi.

Kendi telefonu.

Banu şaşkınlıkla çıkardı.

Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.

Aramayı açtı.

“Efendim?”

Karşıdaki ses bir süre sustu.

Sonra:

“Sonunda telefonuna ulaştın.”

Banu’nun yüzü değişti.

“Sen kimsin?”

“Benim kim olduğumu öğrenmeden önce ailene ne olduğunu öğrenmelisin.”

Banu’nun kalbi hızlandı.

“Ne olmuş aileme?”

“Henüz bir şey olmadı.”

“Henüz?”

Adamın sesi sakinleşti.

“Onlara bir şey olmasını istemiyorsan sana vereceğim adrese git.”

Banu dondu.

“Adres neresi?”

“Telefonuna göndereceğim.”

“Niye sana güveneyim?”

“Etme.”

Banu’nun kaşları çatıldı.

“Ne?”

“Zaten güvenmeni istemiyorum.”

Telefon kapandı.

Banu birkaç saniye boyunca ekrana baktı.

Mesaj geldi.

Bir adres.

Banu mesajı açtığında Mert de yanına gelmişti.

“Kimdi?”

Banu telefonu ona göstermedi.

“Hiç kimse.”

Mert yüzüne baktı.

“Yalan söylüyorsun.”

Banu:

“Sen de bana sürekli yalan söyledin.”

Mert sustu.

Banu telefonu cebine koydu.

“Ben o adrese gideceğim.”

“Hayır.”

“Yine mi?”

“Banu, bu bir tuzak.”

“Belki.”

“Kesinlikle.”

Banu ona baktı.

“Senin söylediklerinin de doğru olduğundan emin değilim.”

Mert’in yüzündeki ifade değişti.

Banu arkasını döndü.

Ama birkaç adım sonra Mert’in söylediği cümle onu durdurdu.

“Çünkü o adrese gidersen anneni bir daha göremeyebilirsin.”

Banu yavaşça arkasını döndü.

“Ne dedin?”

Mert gözlerini ondan kaçırmadı.

“Annenin nerede olduğunu biliyorum.”

Banu’nun nefesi kesildi.

“Annem nerede?”

Mert cevap vermedi.

“Bana söyle!”

“Onu şu an babanın yanında sanıyorsun.”

Banu’nun sesi titredi.

“Değil mi?”

Mert başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Annem nerede?”

Mert birkaç saniye sustu.

Sonra:

“Annen dün gece evden çıkarıldı.”

Banu’nun yüzü bembeyaz oldu.

“Kim tarafından?”

Mert:

“Babandan.”

“Niye?”

“Çünkü annen sana yardım etmeye çalıştı.”

Banu’nun gözleri doldu.

Annesinin odasına gelip ona:

Bu gece sakın bir yere gitme.

dediği an aklına geldi.

Belki de onu uyarmaya çalışmıştı.

Belki de korkuyordu.

“Annem nerede?”

Mert bu kez cevap verdi.

“Benim bildiğim kadarıyla şehir dışında bir evde tutuluyor.”

Banu’nun dizlerinin bağı çözüldü.

“Hayır…”

Mert onu tutmak için yaklaşınca Banu bu kez geri çekilmedi.

“Onu bulmam lazım.”

Mert başını salladı.

“Bulacağız.”

Banu gözyaşları içinde ona baktı.

“Ben sana güvenmiyorum.”

“Biliyorum.”

“Ama annemi bulmama yardım edeceksen…”

Mert bekledi.

Banu zorla konuştu.

“…seninle geleceğim.”

Mert’in yüzünde kısa bir rahatlama belirdi.

Fakat tam o sırada Banu’nun telefonu yeniden titredi.

Yeni bir mesaj.

Bu kez sadece tek cümle vardı:

“Mert’e güvenme. Anneni ondan korumaya çalışıyordu.”

Banu’nun gözleri ekranda kaldı.

Yavaşça Mert’e baktı.

Mert onun yüzündeki değişimi fark etti.

“Ne oldu?”

Banu telefonu kapattı.

“Hiç.”

Ama artık kafasında tek bir soru vardı:

Annesi gerçekten Mert’ten neden korkuyordu?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.