İkiside sakinleşmiş görünüyordu
Mert ve Bora tam yanıma gelecekken yeşim bana seslendi
"Geldim"
O sırada Mert ve Bora benden uzaklaşıyordu.
Yeşim onların arkasından bakarak,
"Ne oluyor bunlara neden senin yanındalardı."
"Yeşim bunları sonra konuşalım mı?"
"Tamam olur."
Lavaboya girdiğimizde yüzümü yıkayıp Yeşime döndüm,
"Yeşim, yardımına ihtiyacım var."
"Nasıl yani?"
"Bak konu Bora.."
"Peki dinliyorum.."
(Arya ile yeşim bora'yı uzaklaştırmak için plan yapar)
16.00 zil çalar
(Çıkış)
Eve gidip uyumak istiyorum, gerçekten çok yoruldum.
Yavaş yavaş eve doğru giderken yağmur yağmaya ve gök gürüldemeye başladı.
Bir anda kafamın üstünde bir şemsiye belirdi, kafamı çekip yanıma baktığımda Mert olduğunu fark ettim.
Gülümseyerek Mert'e baktığımda Mert de bana bakıyordu.
"Biraz daha iyi misin?"
Diye sordu, kafamı evet anlamında sallayarak,
"Yürüyelim mi?"
"Olur."
Hava bulutlu ve alacakaranlık dı yağmur daha da hızlanırken gök gürültüleri yapmurun şimşekler gök gürültüsünün sesini dindiriyordu.
Mert telefondan son Arzum şarkısını açmıştı.
Birlikte söylemeye başladık,
"Son Arzum nedir diye gelip de bana sorsalar gözlerime bakıp da herşeyi anlasalar. Lalala lala lalala lala lala la"
"Mert,"
"Efendim"
"İyi ki yanımdasın."
"Sen de..yanımda olmasan hayatım güzel olur muydu bilmiyorum..iyi ki varsın."
"Bizim eve gelmek istermisin zaten annem seni tanıyor."
"Bilmem ki."
"Hadi gel ya film falan izleriz, her zaman yapıyoruz zaten."
"Peki, olur."
Sohbet ederek eve doğru yürüdük..
Eve geldiğimde çantamdan anahtarları çıkarıp kapıyı açtım.
"Mert, ben iki dakika üstümü değiştirip geliyorum sen istediğin bir filmi aç."
"Tamam, film bende."
Odama girip dolabımı açtığımda üzerime bol bir tişört ve altıma bir eşofman giyip çıktım.
"İstersen sana da tişört verebilirim"
"Olur ya."
Tekrardan odama girip dolabımı açtığımda boş siyah bir tişört çıkardım. evin koridorundan köşeye dönerken birden Mert'in vücuduna çarptım, tabi normal ben 1.62 yim o ise 1.82.
Bana baktığında odamı işaret edip,
"Odamda giyinebilirsin."
Diyip tişörtü verdim. odaya doğru ilerlerken daha girmeden okul gömleğinin düğmelerini açmıştı bile.
Kaslı vücudunu gördüğümde,
"Spora mı gidiyorsun."
Diye şaşırarak sordum.
O ise bana dönüp gömleğini çıkararak,
"Neden?."
Diye sordu.
Vücudu baya iyiydi. Kafamı onun vücudundan başka bir yere çevirerek,
"Ö-öylesine sordum, hadi git tişörtünü giy de gel."
Bana yaklaşarak elleriyle saçlarını karıştırıp,
"Aslında giymesem de olur sonuçta ev çok sıcak"
"Hayır ya hadi giy giy sen."
"Yok yok boşver."
diyip bana gülümseyerek daha da yaklaştı. Ben geri çekildiğimde duvara çarpmıştım beni duvarla kendinin arasına alıp yanağımı sıkıp içeriye doğru gitti.
Arkasından baktığımda kalbim çıkacak gibiydi,
Karnımda kelebekler uçuşuyordu.
Kendime yavaşça tokat atıp
Aklından ne geçiyor arya hayır hayır olamaz Mert senin en yakın arkadaşın olmaz.
Kafamı sallayıp içeriye Mert'in yanına doğru gidiyordum. Mutfakta dolabı açıp cips, çikolata ve buzdolabından kola çıkarmıştım.
İçeriye götürdüğümde Mert çoktan filmi seçmişti.
"Ne açtın film olarak?"
"Titanik."
"Hayır, gerçekten Titanik mi izleyeceğiz."
"Evet ya ne var ki, bir kere ben bunu dört defa bitirdim."
"E dört defa bitirdiysen daha ne izliyoruz."
Diyip kumandayı hemen elinden alarak Harry Potter azkaban tutsağını açtım.
"Anlaştık mı HP izleyeceğiz."
"Üf tamam tamam."
Filmi izlerken sonuna doğru benim uykum gelmeye başladı ve kafam Mert'in omzundayken uyuya kaldım.
Mert'in ağzından;
Filmi izlerken omzumda uyuya kalmıştı, klasik Arya her seferinde uyuya kalır. Ve ben de yine her seferinde olduğu gibi kucağıma aldım.
Odasına götürdüğümde yatağına yatırıp, üzerini örttüm.
Çıkmadan önce odasındaki post it lerden birini alıp üzerine not yazdım ve alnına yapıştırdım. Umarım uyandığında kızmaz.
Odadan çıktım ve içeriye doğru gidip dağıttıklarımızı topladım ve tişörtü giyip çantamla beraber kapıdan çıkarak evime gittim.
