İçeriğe geç

Bana Senden Nefret Etmeyi Öğret

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Bana Senden Nefret Etmeyi Öğret

Bölüm 3

3. Bölüm

Üstümü değiştirmek için izin alıp sınıftan çıktım.

Dolabımda her zaman yedek kıyafet bulunduruyordum. Artık her gün başıma bir şey geldiği için buna alışmıştım.

Keşke benim de bir klonum olsaydı.

Benim yerime bütün bunlara o katlansaydı.

Üstümü değiştirip sınıfa geri döndüğümde Ege'nin gözlerinin üzerimde olduğunu fark ettim.

Bu kez o alaycı gülüş yoktu.

Bakışlarını kaçırdı.

Yerime oturdum ve önümdeki defteri açtım. Ama aklım hâlâ az önce koridorda duyduklarımdaydı.

Berk'in söyledikleri...

Ege'nin sinirlenişi...

Ve şimdi bu garip sessizliği.

Ders boyunca arkamdan hiçbir ses gelmedi.

Ne laf attı.

Ne kalemimi aldı.

Ne de beni sinirlendirmeye çalıştı.

Bu, Ege için alışılmadık bir şeydi.

Zil çaldığında herkes dışarı çıkmaya başladı. Ben de çantamı kapatırken arkamdan bir ses duydum.

“Suçluymuşum gibi bakmayı bırak.”

Döndüm.

Ege sırada oturuyordu.

“Ne?”

Omuz silkti.

"Bir şey yok.”

Sonra ayağa kalkıp yanımdan geçti.

Tam kapıya giderken durdu.

Bana bakmadan,

“Gömleğin için...”

Bir an sustu.

“Abartılacak bir şey değildi.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Sen döktün.”

“Biliyorum.”

“Özür dilemeyecek misin?”

Ege birkaç saniye sustu.

Sonra bana baktı.

İlk kez gözlerinde o alıştığım küçümseyici ifadeyi göremedim.

“Özür dilerim.”

Şaşkınlıktan cevap veremedim.

Ege de daha fazla beklemeden sınıftan çıktı.

Arkasından bakakaldım.

Bu çocuk ne yaşıyordu?

Daha dün okul hayatımı çekilmez hâle getiren çocuk, bugün benden özür dilemişti.

Üstelik yüzünde en ufak bir alay bile yoktu.

~anlatıcı~

Ege sınıftan çıkar çıkmaz koridorun sonuna kadar yürüdü ve duvara yaslandı.

Ellerini yüzüne kapattı.

“Ben ne yapıyorum ya?”

Doruk yanına geldi.

“Sonunda fark ettin mi?”

Ege başını kaldırdı.

“Neyi?”

Doruk sırıttı.

“Hoşlandığın kıza her gün eziyet ettiğini.”

Ege'nin yüzü kızardı.

“Kes sesini.”

Doruk güldü.

“Lan oğlum, kız senden nefret edecek böyle gidersen.”

Ege cevap vermedi.

Çünkü ilk kez bunun gerçekten olabileceğini düşünüyordu.

Ve bu düşünce, sandığından çok daha fazla canını sıkmıştı.

"Ne yapmamı öneriyorsunuz peki doruk bey"

"Git konuş abi"

" Ne diyim kıza şey ben aslında seni sevdiğimden sana hayatı çekilmez bi hale getirdim benden daha çok nefret etme lütfen mi "

"Git kafandaki soru işaretini sor sonrası akar zaten"

Doruğun ne demek istediğini anlamıştım kafamda Berkin dedikleri vardı yok ayçayı ayartması iki gün sürmezmiş yok ayça onun olcakmış ha bide ben onu beceririm diye arkadaşları ile iddeaya giriyordu zil çalmasa şuan devirde ölü olurdu da.

Telefonumu çıkartıp sınıf grubundan ayçanın numarasını buldum çilli diye kaydetmiştim.

- 5 dakikaya çatıda ol.

Mesajı gördüğünde hiç bişey yazmadı telefonu cebime atıp koridorun sonuna yürürken önüme Berk çıktı.

-ooo Ege beylerde burdaymış bende tam müstakbel sevgilimin yanına gidiyodum ayçama.

Ayçama mı dedi o?

-oğlum o sahiplik eklerini bi tarafına geçiririm senin düzgün konuş.

- AA ayçam sana demedimi olsun ilk benden duymuş oldun.

Ama okkalı bi yumruğu haketin yani şimdi.

Berkin yüzüne yumruğumu geçirdikten sonra hafif sendeledi ama kızmışa benzemiyodu aksine keyifliydi.

-sen bir kelimeme bile bukadar ayar oluyosan ayçamı becerirken nasıl tepki verceğini çok merak edi...

Lafını bitirmeden yakasına yapışıp yere serdim herif ayçama diyodu becermek diyodu omuzlarımdan beni geri çektiler Doruk ve Alpin sesiydi.

-abi dur öldürcen çocuğu

-ege baban duyarsa ne olacağını biliyosun bi rahat dur be kardeşim.

Sanki herşeyin yeni farkına varıyomuşum gibi etrafa bakıyordum yerde ağzı burnu kan içinde kıvranan Berk ve elleri kanlı ben vardım Doruk ve Alpin ellerini omzumdan sertçe itip ayağa kalktım bunlar doğrumu bide ayçadan dinliyelim bakalım Berkin yanından geçerken karnına tekme attım.

Çatı kapısını tekme ile açtığımda çatının tam ortasında Durmuş olan ayçanın irkildiğini gördüm, kolundan tutup çatının en uç kısmına gittik ve bir basamak yükseğe çıkıp okulun bahçesini görür olduk.

-ege kolumu acıtıyosun

Kolunu bıraktım ama o üstünde durduğumuz mermerin en ucundaydı ve bi yere kaçamazdı.

-ege burası çok yüksek.

Bölüm sonu

3 yorum