Hayat herkes için eşit değildir olamazda zaten. Zorlanır insan yaşamaya çalışır mutlu olmak ister dener dener en sonunda bu çabaların yersiz olduğunu düşünür ve hayattan vazgeçer zamanla yaşayan bir ölü olur
Bu evrelerden hangisindeyim bilmiyorum ama henüz yaşama sevincimi kaybetmediğime eminim
Kafamdaki düşünceler uyandığından beri susmuyor pastaneyi kapattıktan sonra biraz uyumuşum uymakta ne uyumak 5 saat uyumuşum bir kalktım saat gecenin 10 nu biraz daha uyusaydım keşke sabah kalkardım
"Ah Begüm ah hadi yatıyon bir alarm kur ki kalk salak mısın nesin ya"
Kendime söve söve yataktan kalkıp aceleyle telefonumu bulmaya çalışıyorum
Of nereye koydum ben bunu
"APRİL! telefonumu nereye koydum bul "
"Günaydın Begüm telefonun ceketinin cebinde. Ceketinide koltuğa fırlatın "
" Sağol April "
Bir yandan April'a konuşurken bir yandan odamdan dışarı çıkmaya çalışıyordum odam niye bu kadar karanlık
LAN O kafa kimin ?
ay gece lambasıymış
"AhH ANANI! SERÇE PARMAĞIM "
Masaya girmeyi nasıl başardım bilmiyorum kim bedua etti bana ya. Birinin bedduası kesin tuttu yoksa bu sakarlığın başka açıklaması olamaz
Birden kafama dank etti sahiden ben ışıkları neden açmıyorum. Malım galiba
"APRİL IŞIKLARI AÇ! Hadi ben malım da sen yapay zekasın koduna kurban olduğum acı çekmemden zevk falan mı alıyorsun ?
Anlamıyorum ki seni kim yazdı da sen böylesin "
Serzenişimle ışıklar açıldı oh be aydınlık yıllar önce bulmuşlar ben niye bu nimeti kullanmıyorum
"Begüm aslında beni sen yazdın"
"Sus April uyanamadım daha kafam yerinde değil "
April benim öğrencilik yıllarımda yazdığım mezun olduktan sonra geliştirdiğim yapay zekam evimde ofisimde,garajımda, telefonumda,akılı saatimde kısaca ben neredeysem orada
Olan dijital kankam Kanka diyorum çünkü o benim cidden kankam gibi beni çoğu kişinden daha iyi tanır ama bazen keşke daha akılı yazsaydım diyorum
"April yarışa ne kadar var "
Bir yandan konuşurken bir yandan da giyinme odama ulaşmaya çalışıyordum
"Bir buçuk saat"
Yere fırlattığım çantama takılırken serçe parmağımı bu sefer kapını kenarına çarptım
"AH BEN SENİN A…! Küfür etmicem hayır etmicem sakinim”
Parmağım kırıldı galiba kırılsa duramam
Tek ayak seke seke odaya ulaşmaya başardım. Bana altın sakarlık ödülünü vermeliler madalya takmalılar böyle hayatta kalmak kolay şey değil.
Şimdi asıl soru şu
Ben şimdi ne giyicem
"April vaktim az ne giyim"
"Begüm hem rahat hem uygun olduğu için bol kumaş pantolon. Pantolonun paçalarını toplaması için bot. Sıcaklık 23 derece olduğu ve sen sıcak sevmediğin için siyah crop ve motora bineceğin için deri ceket ,eldiven akıllıca bir seçim olabilir
"April sen bir Dahisin.Ah canım kendim ne güzel yazmışım seni.Teşekkür ederim "
"Rica ederim Begüm biraz daha oyalanırsan geç kalıcan "
"Doğru"
Aceleyle üstümü giydim ve eldivenlerimle Kaskımı alıp telefonumu bulamaya koyuldum Lanet olası B12 eksikliği aslında çoğu şeyi unutmam ama basit şeyleri çok çabuk unutuyorum
"April telefonum nerdeydi"
"Koltuğun üstünde ceketinin cebinde "
"Sağol April ben çıktım. Kapıyı kitle ve kameraları aç "
Alt kata Koltuğa fırlattığım kot ceketimin cebinden telefonumla kredi kartımı ve motorumun anahtarını kaptığım gibi kendimi dışarı atım
Bir elimde telefonumla kartım diğer elimde deri ceketim ve anahtarlar
Ceketimi omzuma atıp kredi kartımı telefonumun kılıfını arkasına sıkıştırdım
Şimdi daha rahat
Garaja doğru koşarken bir yandan da saate bakmaya çalışıyordum
Saati görünce şok geçirdim 50 dakikam var 40 dakikaya mı hazırlandım makyaj Bile yapmadım ama of !! ve yarış pisti şehrin diğer ucu
Mümkün değil yetişemem Emre beni geberticek
Ceketimi giyip motoruma atladım biraz hız sınırını aşıp kural ihlali yaparsam yetişebilirim gibi.Nede olsa battı fishing yan going
Garaj dan çıkıp ana yola geçince yolun boş olmasını fırsat bilip gaza yüklendim
Altımdaki bu bebek var ya
Bayılıyorum buna ya aşkım
Oha bu yol bu saatlerde boş olmaz n'oluyo
Ay yaşasın! Böyle yol boş sa yetişebilirim
Aklımdan bu düşünceleri geçirmemden çok geçmemişti ki ışıklardaki kuyruğu gördüm
Ben benim ağzımın ayarına neyse küfür etmiyorum etmiyorum sakinim sakinim
Neyse aralardan ölmeden geçersem kendime izin günü yapıcam
"Hadi Begüm Hadi Bal peteği sen yaparsın "
Kendime de gaz verdiğime göre şimdi gazlayabilirim
Arabalar durduğu için çok zor değil ama arkamdan baya sövüceklerine eminim
Tam gaz aralardan geçerken arkamdan birin trafik magandası diye bağırdığını duydum beni duymayacağını bile bile
"Sensin lan trafik magandası dangalak "
Diye bağırdım
Ya ama ben normalde böyle sürmüyorum ki sadece Acelem var
Sonunda arabaları ölmeden geçmeyi başardığıma göre yarın benim izin günüm
Yaklaşık bir buçuk saatlik yolu hız sınırlarını geçerek trafik kurallarını çiğneyerek ve kestirmeden giderek 50 dakika ya indirmeyi başardım ama yine de geç kaldım.
Yarış arazisinin yanında durunca derin bir nefes aldım Gelirken ölmemiştim ama Emre beni öldürmeyeceğinin garantisi yok
"Allahım sen bu kulunu koru "
Araziye giriş yaptığımda beni alışık olduğum Yüksek ses bir müzik karşıladı. dans eden insanların arasından motorcuların yanına gitmek baya zordu her an birine çarpıcam diye ödüm kopuyor
Sonunda motorcuların bulunduğu yere gelince gözlerim Emre yi aramaya başladı
Şimdi araki bulasın kim bilir nerede kiminle napıyor
Emre yi aramak için telefonumu çıkarmıştım ki Emre yi gördüm aramakla yanına gitmek arasında kalmıştım ki Emre kafasını kaldırdığı sırada beni gördü ve yanındaki kıza bir şeyler söyledi ve sırıtarak bana doğru gelmeye başladı siyah pantolon beyaz tişört le sıradan ama yakışıklı olmuştu
Emre Benim çoçukluk arkadaşım ne zaman düşsem ne zaman dibe vursam ben şimdi bittim desem Emre hep yanımdaydı anlatamasam da o hep beni desteklerdi bu yüzden O benim tek dosttum
Emre yanıma gelince
" Oo Bal Peteği teşrif etmiş .hoşgeldin de niye geç kaldın " dedi
"Emrem şimdi şöyleki pastanede işiler çok yoğundu bugün. o yüzden eve gidince biraz dinleneyim dedim sonra uyumuşum gerisini biliyorsun zaten "
" Ee tabi sonra koştur koştur buraya yarış için geldin"
"Evet. Ve nolur bana sıramın geçmediğini söyle"
"Sıran geçti ama senin bu muhteşem arkadaşın sana yeni bir yarış ayarladı"
"ŞAKA!! ay Emre teşekkür ederim söz pazar kahvaltın benden "
Emre ne kadar fit de olsa yemeğe karşı aşırı bir zaafı var yemeden duramaz
"Bak sözümü aldım bu pazar sendeyim "
" Tamam Emre peki kiminle yarışıcam inşallah Seren değildir "
"Yok merak etme o değil hadi tahmin et"
"Emre oynatma beni hadi . çarpıcam ağzını ortasına bi tane ne acun gibi uzatıyorsun "
"Tamam be of şakaya da gelmiyorsun
Neon la yarışıcan "
"NEE?"
"Evet yanlış duymadın "
Neon yani Karan Yılmaz hem ünlü bir iş adamı Hemde bu yarışları kurucusu
Adam zengin istemediği kadar parası var
Ne diye illegal işlerle uğraşıyor anlamıyorum
Buranın asıl olayı yarışlarda olsa Ayyaşı kumarbazı, uyuşturucu bağımlısı her türlü iş dolap döner eğlenmeye de insanlar gelir
İşte tam bu yüzden burada kaskımı hiç çıkarmam burda ben mahlasımla tanınırım Yarışlarada sürekli katıldığım için beni tanıyan çoktur .
Dedemin beni tekrar bulmasına izin veremem
"Emre benimle dalga geçme Neon 4 aydır yarışmıyor "
Karan Yılmaz duyduğuma göre yarışları bırakmıştı.
"Evet ama geri döndü ve sen onun bu gece yarışacağı 3. Kişisin biraz sinirli gibi "
Karan çok iyi yarışır kaybettiğini gören yok ve adam motoruyla doğmuş resmen
"Aman sinirli olması beni ilgilendirmez.
peki yarışa ne kadar var "
"40 dakika mı ne var "
"Ooo daha çok var Emrem canım "
"Ne istiyicen "
"Emre bana elma suyu buzlu "
"Tamam başımın belası tamam "
" Oy canım kankam motorcu arazisindeyim"
"Tamam"
Oy canım kankam beni de pek sever bakalım Karan bey benide yenebilecek mi yarışlarda kazanan kaybedenin motorunu alır şu ana kadar hiç motorumu vermedim
Bu yarıştan alıcağım motoru garajımın gözdesi yapıçağım
Ve Karan ın motoru içim sabırsızlanıyorum ...
Mevoliiden saygılarla Okuduğunuz için teşekkür ederim Lütfen oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın
Yazım hatalarım olabilir düzenlemden attıyom özür dilerimmm
Instagram balpeteği_oficall