İçeriğe geç

Bakışların Ardında..

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Bakışların Ardında..

Bölüm 2

Bölüm 2;ipin öteki tarafı

Gece 22:43Sokak sessiz, gökyüzü gri. Eren’in odasında loş bir ışık yanıyor. Deniz, pencere kenarındaki koltukta oturuyor, Eren karşısında. Hafif bir müzik çalıyor arkada. Her şey dışarıdan sakin görünüyor…Ta ki o kapı zili çalana kadar.DING-DONG.Eren başını kaldırıyor. Deniz hafifçe gülümsüyor. “Bakar mısın?”Eren kapıya yöneliyor.Ama kapıyı açtığında, karşısında Ali’yi görüyor.Yüzü kıpkırmızı, nefes alışları hızlı. Gözleri, içeriye doğru bir an bakıyor ve Deniz’in siluetiyle buluşuyor.“Ne yapıyorsun sen?” diyor Ali, sesi gergin. “Onunla mı? Gerçekten onunla mı Eren?”Eren şaşkın. “Ali… bu yaptığın saçma. Ne yapmaya geldin?”Ali bir adım yaklaşıyor. “Ben seni her gün düşündüm. Her gece. Kendimden kaçtım, tamam! Ama bu—”Parmağı Deniz’i işaret ediyor.“—Bu mu yani? Bu mu beni unutturdu?”Deniz içeri doğru sesleniyor, alaycı bir ses tonuyla:“Belki de unutmamışsındır, ama yeterince iyi saklamışsındır. Senin kaçtığın şeyin içine Eren'i çekemezsin artık.”Ali'nin öfkesi yükseliyor. “Sen... sen onu kandırıyorsun. Beni sevmiyor gibi yapıp izledin. Ne zamandır Eren'in etrafındasın, ha?”Deniz kalkıyor, kapıya geliyor. Gözlüğünü düzeltip gülümsüyor.“Ben onun yanındaydım, sen yokken. Ve hala buradayım. Fark bu.”Eren ikisinin arasında kalıyor. Elleriyle havayı bastırıyor. “Yeter! Bu ne saçmalık! Siz beni bir yarış gibi mi görüyorsunuz?”Ali gözlerini Eren’e dikiyor. Bu kez yumuşak, içten, yaralı bir sesle:“Hayır… ama ben seni başkasının yanında gördüğümde içim yandı. Ve artık... sessiz kalamıyorum.”Eren derin bir nefes alıyor. “Ama ben de yandım Ali. Beni herkesin önünde 'arkadaşız' diyerek inkar ettiğinde…”Sessizlik. Soğuk ve keskin.Ali başını eğiyor. Dudaklarını ısırıyor. İlk kez gözleri dolu.Deniz hafifçe fısıldıyor Eren’e:“Görüyor musun? Yine iş işten geçtikten sonra geliyor.”Ali o an bir şey fark ediyor. Eren'in elinin Deniz'in koluna ne kadar rahat değdiğini.Gözleri kararıyor. Kapıdan bir adım geriliyor.Ama bu kez gitmiyor.Sadece fısıldıyor:“Bunu ona bırakmayacağım. Seni kaybedemem.”Ve arkasını dönüp giderken, Deniz kapıyı kapatmadan önce arkasından ekliyor:“Sen zaten çoktan kaybettin, Ali.”Kapı kapanır.Ama gece yeni başlıyordur.---Bakışların Ardında – Bölüm: “Beni Aptal Yerine mi Koydunuz?”Son günlerde Deniz’in sesi Eren’in zihninden çıkmıyordu.“Ali seni sevmedi… sadece o an canı istedi diye yaklaştı.”“Koridorda çocuklara anlattı seni. ‘O çok kolaydı,’ demiş.”“Sen sadece onun oyuncağıydın Eren. Bunu kabul et.”Eren başlarda sadece güldü.“Ali öyle biri değil.”Ama her gün Deniz bir şey daha ekledi.Bir yerden duymuştu, görmüş gibiydi, hatta ses kaydı varmış gibi konuşuyordu.Eren istemeden, içten içe şüpheyle zehirlenmeye başladı.Ve tam o sırada, telefonuna mesaj geldi.Ali: “Konuşmamız gerek. Şimdi.”Eren’in kalbi güm güm atmaya başladı.Deniz’in sesi yeniden kafasında yankılandı.“Buluşup yine mi yalan söyleyecek sana?”Eren mesajı okudu, kısa bir cevap yazdı:“Tamam. Ama sana soracaklarım var.”---Buluşma yeri: okulun arka bahçesi, o loş köşe.Ali gelmişti. Heyecanlıydı, bir şeyler anlatmaya hazırdı.Ama Eren, geldiğinde bambaşkaydı.Gözleri dolmuştu. Dudakları titriyordu.Ve kalbinde tek bir cümle vardı:“Benimle dalga geçerken eğlendin mi?!”Ali neye uğradığını şaşırdı.“Ne? Eren ne diyorsun sen?”Eren bir adım attı, sesi titriyordu ama öfkeyle doluydu:“İnsanların içinde anlatmışsın her şeyi. ‘Kolaydı’ demişsin. Ben sana kalbimi açarken sen gülmüşsün!”Ali’nin yüzü düştü. “Hayır! Ben—Böyle bir şey söylemedim! Sana bunu kim—”Eren gözlerini kaçırdı.“Her şeyi Deniz anlattı. Senin ne kadar iki yüzlü olduğunu…”Ali'nin gözlerinde bir şey kıpırdadı.Farkındalık… ama sonra hızla yerini öfkeye bıraktı.“Deniz mi?” dedi, alçak sesle. “Cidden ona mı inandın? O çocuk seni hep istiyordu, farkında değil miydin?”Eren sessiz kaldı.Ali bir adım daha yaklaştı.“Eren… seni sevdiğim için senden kaçtım. Ama asla seni aşağıladığım bir an olmadı. Buna inanmıyorsan, zaten biz diye bir şey olmamış demektir.”Ve dönüp gitmeye çalıştı.Ama Eren’in eli, refleksle Ali’nin bileğine dokundu.Kısık sesle sordu:“Peki ya gerçekten doğruysa? Ya herkesle dalga geçildiysem?”Ali durdu.Geri döndü.Ve sadece şunu dedi:“Sen bana bunu sormak zorunda kalacak kadar yalnız kaldıysan… seni yalnız bırakan ben değilim. O çocuk senin aklına zehir serpmiş. Ama seni zehirleyenle dost kalırsan, sonunda kendin ölürsün.”---O anda Eren’in dünyası çatırdamaya başlar.Artık Deniz’in söylediklerini sorgular.Ve belki de ilk kez... Deniz’in gözlerine bakarken gerçek yüzünü görür.---Sıradaki hamle?---Bakışların Ardında — Bölüm: “Bir Yumruk Uzakta”Ali arkasını dönmüştü.Gidiyordu.Ama Eren’in içindeki öfke, birdenbire yılların suskunluğunu parçalayarak patladı.“Gitme!” diye bağırdı.Ali durdu. Döndü. “Eren…”Eren yaklaşarak haykırdı:“Gerçekten beni bu kadar kolay mı bırakacaksın?!”Ali tam bir şey söyleyecekken —Eren, yumruğunu kaldırdı… ve Ali'nin omzuna sertçe indirdi. GÜM Ani. Kontrolsüz. Titreyen bir el.Ali bir adım geri sendeledi, ama şaşkınlıktan çok donup kaldı.Eren’in gözleri kıpkırmızıydı, gözyaşları karışmıştı öfkesine.“Ben sana kalbimi açtım!” diye haykırdı Eren.“Bir tek sana… ve sen bunu da mahvettin. Sana güvenmek istedim ama... sen beni ortada bıraktın.Beni sevdin mi gerçekten?! Yoksa ben sadece ulaşabildiğin ilk sessizlik miydim?!”Ali’nin sesi çıkmadı.Sadece baktı.İlk defa, Eren’in bu kadar kırık, savunmasız ve öfkeli hâlini görüyordu...elinden birşey gelmediği için kendini acınası hissetti..Eren bir kez daha yumruğunu sıkıp titredi, sonra yavaşça omuzları düştü.Dizlerinin bağı çözüldü.Ve orada, Ali’nin karşısında… çöktü.Ağlamaya başladı.Gerçek bir ağlama.İçindeki her şeyin döküldüğü, kelimelerin tükendiği bir an.Ali, donmuştu.Bir saniye, belki bir ömür süren bir saniyede...Eren’e yaklaştı.Diz çöktü.Ve hiç beklenmeyen bir şey yaptı:Eren’in ellerini tuttu.Yavaşça alnını onun alnına yasladı.“Beni affet,” dedi, fısıltıyla.“Sana bu acıyı yaşattığım için… affet. Çünkü seni gerçekten sevdim. Hâlâ seviyorum.” ---O gece, ikisi de aynı anda sustular.Ama o sessizlik... artık bir mesafe değil,bir bağ olmuştu.Yumruk, bir kırılmaydı.Ama o kırılmanın altından bir bağışlanma filizlenmeye başladı.--- Ama unuttukları biri vardı…Deniz.Evinin odasında, elinde bir not defteri, pencerenin kenarında oturuyordu.Telefonundaki fotoğrafa baktı:Eren’in gözyaşları içinde yüzü, uzaktan çekilmişti.Ali’ye sarıldığı an.Bir gülümseme yayıldı dudaklarına.“Bu, daha başlangıç.”diye fısıldadı.---

okuduğunuz için teşekkür ederim ballarımmmm💞💞

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.