Asya, bileğini kavrayan parmaklara baktı.
"Elimi bırak."
Karan birkaç saniye gözlerinin içine baktıktan sonra tutuşunu gevşetti.
"Sesini çıkarma. Burada yalnız değiliz."
Tam o sırada koridordan ayak sesleri geldi.
Karan hızla Asya'yı kitaplığın yanındaki karanlık bölmeye çekti.
Kapı açıldı.
İki adam içeri girdi.
"Dosya burada olmalı."
Asya nefesini tuttu. Adamlar kasayı kontrol ederken Karan onu sessizce arkasında sakladı. Birkaç dakika sonra adamlar odadan çıktı.
Asya hemen Karan'dan uzaklaştı.
"Onlar kimdi?"
"Senin düşündüğünden daha büyük bir sorun var."
"Babamla mı ilgili?"
Karan cevap vermeden masadaki kırmızı mühürlü dosyayı ceketine koydu.
"Buradan çıkıyoruz."
"Ben hiçbir yere gelmiyorum."
Aşağıdan bir silah sesi duyuldu.
Asya'nın yüzü bembeyaz oldu.
Karan ona baktı.
"Şimdi geliyorsun."
İkisi arka kapıdan bahçeye çıktı. Ancak siyah bir araç onları bekliyordu. İçinden iki adam indi.
Karan hemen Asya'nın önüne geçti.
"Burada kal."
Adamlar saldırınca Karan karşılık verdi. Asya korkuyla geriye çekilirken yerdeki metal feneri gördü. Feneri kaptığı gibi adamlardan birinin başına vurdu.
Karan şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen az önce ne yaptın?"
"Sanırım seni kurtardım."
Karan'ın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Demek düşündüğüm kadar masum değilsin."
Tam o sırada adamın telefonuna gelen mesajı gördü:
KIZI GETİRİN. CANLI.
Asya'nın yüzü düştü.
"Kız derken... beni mi?"
Karan telefonu kapattı.
"Artık bundan eminim."
Asya'nın gözleri büyüdü.
"Evet."
Asya çantasını açıp çocukluğundan beri taşıdığı küçük madalyonu çıkardı.
Karan madalyonu görünce dondu.
Üzerinde aynı sembol vardı.
Arkasında ise tek bir kelime yazıyordu:
VARANASI.
Karan'ın telefonu titredi.
Yeni bir mesaj gelmişti:
Dosya değişti. Kızı koruma altına al. Asıl hedef Asya'nın kendisi.
Asya mesajı okudu.
"Ben neden hedefim?"
Karan ona baktı.
"Henüz bilmiyorum."
"Yalan söylüyorsun."
"Hayır."
Karan bir adım yaklaştı.
"İlk başta seni suçlu sandım. Ama artık seni korumam gerektiğini biliyorum."
Asya gözlerini kaçırdı.
"Babamı bulacak mıyız?"
"Evet."
"Sonra?"
"Varanasi'ye gideceğiz."
Tam o sırada deponun dışından metal kapının açılma sesi geldi.
Karan silahını çıkardı.
"Asya, arkamda dur."
Kapı açıldı.
Karşılarında yaşlı bir adam duruyordu.
Raghu Malhotra.
Adam Asya'ya baktı ve gülümsedi.
"Sonunda seni buldum."
Asya'nın sesi titredi.
"Sen beni tanıyor musun?"
Raghu bir adım attı.
"Ben seni çok iyi tanıyorum."
Karan silahını doğrulttu.
"Bir adım daha atma."
Raghu'nun bakışları Karan'a kaydı.
"Sen hâlâ hiçbir şey bilmiyorsun."
Sonra yeniden Asya'ya döndü.
"Çünkü sen bir diplomatın kızı değilsin."
Asya'nın yüzü bembeyaz oldu.
Raghu son cümlesini söyledi:
"Sen, bu ağın kurulmasına sebep olan kadının kızısın."
Bölüm sonu...