Dünyaya geldiğimden beridir resmen berbattım (daha 2 dk oldu gelleli hele hele) Odinin beni sürgün ettiği yerin oraya gelmiş Heimdallra sesleniyordum ama bir sonuç yoktu.
Tam ümidimi kesmiştimki birden yukarıdaki hava bozulduğunda gülmeye başlamıştım.
"Ah biliyordum nede olsa bana kıyamazsınız ayrıca bir suçumda yok." Ellerimle saçlarımı araya attıktan sonra tam oranın altına geçicek iken ortaya Thorun çıkmasıyla yerimde durmuştum.
"Hayırdır?"
"Galiba bende sürgün edildim ha" Bir anda bunu duymamla içimden 'siktir' demem bir olmuştu.
"Ne demek bende sürgün edildim? DELİRDİNMİ SEN BEŞ DAKİKA DÜZGÜN DURAMADINMI? NE YAPTIN?" Bağırmalarım yükselirken çatan kaşlarımla ona bakıyordum ama galiba sinirlenirken bile tatlı olduğumdan gülmeye devam ediyordu.
"Ya Buz devlerine gittim savaş gibi bişey oldu sonra sözüne karşı geldim diye sürgün edildim." Bunları güllere anlatırken ben ona ağızım açık şekilde bakıyordum.
"Başka bir şey duymak dahi istemiyorum ayrıca YÜZÜĞÜM YOK VE SENİNDE MJÖLNİRİN YOK!" Ellerimi başıma geçirerek yerimde dolanıyordum.
"Merak ettme halledeceğim ben ayrıca acıkmadınmı? Seni bir yere götürücem zaten tanıştırmamak istiyordum." Thorun rahatlığı azda olsa beni rahatlatsada aklım hala yüzükümde ve LOKİ'deydi.
Büyük bir binaya geldiğimizde göz devirip Thora baktım.
"Geçen sene sürgün edildiğinde boş durmayıp dünyalı arkadaşlar mı edindin?" Aslında ondan beklerdim aşırı arkadaş çanlısı biriydi.
"Sana anlatmıştım aslında bir ekibim var." Kocaman gülümsediğinde bende gülümsedim.
"Daha ne kadar burada durucağız?" Beni dikkate alarak kapıdan içeri girdiğinde bir şey konuşmaya başlamıştı her yere göz gezdiriyordum ama ortalıkta hiç bir şey yoktu.
"DOSTLARIM!" Thor bağırarak ortalıkta olan bir çok kişiyle selamlaştıktan sonra herkezin gözü bana dönmüştü. Böyle şeylerden aşırı rahatsız olurdum genelde istenmiyormuş gibi hissederim ve açıklamam gerekiyormuş gibi zaten o yüzden arkadaşım yoktu olsun yada olmasın her zaman Thor ve Loki bana yettiyordu veya ben öyle hissediyordum.
"Ah tanıştırayım bu Odinin kızı şafak tanrıçası Lidya Odinson benim küçük kız kardeşim" Thor sözünü bitirdiğinde ona dönerek konuştum.
"Bu kadar uzun tutmana gerek yoktu şu anlık sadece Lidya." Herkes kafasını salladıktan sonra kendilerini tanıtmıştılar.
"Normalde gelmezsin hangi şimşek attı seni buraya?" Tony gülerek konuya girdiğinde herkes pür dikkat bakıyordular.
"Yine sürgün edildim."
"Tanrım sen gerçek oğlu olduğundan emin misin? Çuval gibi seni ordan oraya atıyor." Sam ağızından büyük bir gülme patlatırken diğerleride bıyık altı gülüyordular.
"Tabikide oğluyum bu nasıl bit iftiradır." Thor kendi kendine şapşal bir gülüş atıyordu.
"Bu seferde kardeşinimi yanımda getirim dedin galiba" steve bana bakarak konuştuğunda mimik yapmadan gözlerinin içine bakarak ona cevap verdim.
"Benim yüzümden sürgün edildi. Başka bir sorunuz vaya dalga geçmeniz var mı?" Biraz sertim ama ilk defa gördüğüm kişilere nasıl davrana bilirimki? Üstlerinemi atlamalıyım? Aşırdı rahat davranıyordular.
"Senin yüzünden mi? Ne yaptınki?" Natasha kaşlarını çatarak bana bakmaya başlamıştı.
"Hiç bir şey."
"Ne yani hiç bir şey yapmadan mı sürgün edildiğini söylüyorsun?." Tony inanmayarak gülmüştü. İnanmamışlardı. Zaten yeni tanıştığım insanlardan bana inanmalarını beklemezdim.
"Loki yüzünden olmuşa benziyor." Thor olanları bir bir anlattığında herkes anlamışa benziyordu.
Bana bir oda verdiklerinde zaten Thorun bir odası vardı. Dünyaya benim için alışmak zordu ben daha Asgard'da doğru düzgün birileri ile konuşamıyordum yada benden korkup kaçıyordular galiba benimle konuşmak istemiyordular küçüklüğümden beridir hep böyleydi galiba böylede devam edicek.