İçeriğe geç

Babasız bir dünya

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Babasız bir dünya

Bölüm 5

Kırık Hayatlar

Motor hızla şehrin karanlık sokaklarında ilerliyordu. Elif’in kalbi göğsünde çarpıyordu ama artık korkudan değil—bilinmezlikten.

Bu adam… Kuzey… Ona neden yardım ediyordu? Ve daha da önemlisi, o kimdi?

Elif, rüzgârın uğultusuna karşı bağırarak sordu: “Beni nereye götürüyorsun?”

Kuzey cevap vermedi, sadece motorun hızını biraz artırdı. Elif dişlerini sıktı. Ona güvenemezdi. Ama başka seçeneği de yoktu.

Yaklaşık yarım saat boyunca sessizce sürdüler. Sonunda, şehir ışıklarının uzağında terkedilmiş gibi görünen bir hangarın önünde durdular. Kuzey motoru kapattı ve indi.

“Geldik,” dedi kaskını çıkarırken.

Elif etrafına baktı. “Burası ne?”

Kuzey gözlerini ona çevirdi, ama cevap vermedi. Sadece kapıyı açtı ve içeri girdi. Elif kaşlarını çattı ama onu takip etti.

İçerisi beklediğinden daha farklıydı.

Küçük ama düzenli bir yaşam alanı vardı. Yerde eski halılar, köşede bir kanepe ve bir masanın üstüne dağılmış sigara paketleriyle birkaç eski kitap… Ve duvarda asılı birkaç silah.

Elif’in içi ürperdi.

Kuzey, ceketini çıkarıp sandalyeye attı. “Oturmak istersen, otur.”

Elif’in içi kıpır kıpırdı. Beni bir belaya mı sürüklüyorsun, Kuzey?

Ama ağzından çıkan kelimeler bambaşka oldu. Kendi hikâyesi döküldü dudaklarından.

“Babam öldüğünde beş yaşındaydım,” dedi aniden.

Kuzey’in kaşları hafifçe kalktı.

Elif devam etti. Duramayacağını biliyordu.

“Bir sabah evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Annem önce ‘bir işi çıktı’ dedi. Sonra ‘biraz uzaklara gitti’ dedi. Ama ben biliyordum. O artık gelmeyecekti.”

Kuzey ona bakıyordu ama hiçbir şey söylemiyordu.

Elif yutkundu. “Sonra annem… değişti. İçki, haplar… Ve sonunda tamamen kayboldu. Beni sokaklara bıraktı. Yaşamak için çalışmak zorundaydım. Ama nereye gidersem gideyim, hep birileri beni ezmeye çalıştı.”

Sessizlik.

Sonunda, Kuzey hafifçe başını salladı. “Biliyorum.”

Elif kaşlarını çattı. “Neyi biliyorsun?”

Kuzey sigara paketini aldı, içinden bir tane çıkarıp yakmadan parmaklarının arasında çevirdi. Sonra gözlerini ona dikti. Ve bir şey itiraf edecekmiş gibi bir havası vardı.

“Elif,” dedi sessizce. “Senin düşündüğünden daha çok benziyoruz.”

Elif’in kalbi sıkıştı.

Kuzey devam etti. “Benim de babam öldü. Ama benimki… benden nefret ediyordu.”

Elif’in nefesi kesildi. “Ne?”

Kuzey, dudaklarının kenarında acı bir gülümsemeyle devam etti. “Onun yüzünden neler yaşadığımı bilsen, belki kaçardın.”

Sessizlik çöktü.

Elif, ilk kez Kuzey’e başka bir gözle baktı. Acaba o da benim gibi mi?

Ama bir şey biliyordu. İlk kez, yalnız hissetmiyordu.

Ve belki de… Kuzey de ilk kez yalnız olmadığını fark ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.