Merhaba arkadaşlar. Biliyorum ikidie bölümler çok kısa oluyor ama yapmak istediğim bir şey var. Kitabın içinde bir seri yapmak istiyorum. 3 bölümlük bir Neşe serisi. Ve bu bölümde bu serinin 2. bölümü. İyi okumalar dilerim.
❤️🔥❤️🔥❤️🔥
Evin önüne gelince çantasından anahtarını çıkarıp kapıyı açtı.
" Anne! Ben geldim. Yanımda da bir misafir getirdim."
" Hoşgeldiniz oğlum."
" Annenin ismi ne?"
" Zeynep."
Annesi yanımıza geldi. Önce bana şaşkın bir şekilde baktı. Sonra Onur'a döndü.
" Manolya. Sana dün bahsettiğim sınıfa yeni gelen kız."
Annesi hatırlamış olacak ki bana gülümseyerek bakıp sarıldı. Bende ona sarıldım.
" Hoşgeldin güzel kızım."
" Hoşbuldum Zeynep Abla."
" Gel içeri geçelim."
Hep beraber içeri geçerken Onur kulağıma fısıldadı.
" Seni sevdi. Sevmediklerine asla böyle yaklaşmaz."
Gülümsedim.
İçeri geçince Onur annesine benim bu gece burada kalacağımı söyledi. Annesi de başını salladı ama kafası karışmıştı.
" Sen genelde haber verirsin oğlum. Hayırdır? Bir sorun yok dimi?"
Onur konuşacakken ben araya girdim.
" Abim poliste o görevde bu gece, annemlerde başka şehirdeler. Normalde evde kalacaktım ama Onur ısrar edince buraya geldik."
" Hoşgeldiniz yavrum. Aç mısınız? İstediğin bir yemek var mı? Varsa söyle yapayım. Normalde bizim haylaza Ali nazik yedirecektim ama şanslı günündeymiş."
Onur' a baktım. Bana ' lütfen başka bir yemek söyle' der gibi bakıyordu. Ama ben bugün annelerin yanındaydım.
" Hiç zahmet etme sen Zeynep Abla. Biz Ali nazik yeriz."
" Emin misin bak. İstediğin bir yemek varsa söyle yapayım hemen."
" Yok ben de zaten eve gidince Ali nazik yapacaktım. Denk geldi."
Onlar benim zahmet olmasın diye böyle dediğimi sanıp tamam deseler de gerçekti.
" Peki madem Onur geç sofrayı hazırla oğlum."
Onur'a döndüm hayal kırıklığıyla bana bakıyordu.
" Ayıp."
Ona gülüp kalktım.
" Hadi. Kalk. Yorma Zeynep Ablam'ı. Hazırlamicaksan da mutfağı göster ben hazırlarım."
Elinden çekiştirince kalktı. Beraber mutfağa girdik.
" Sen otur. Ben hallederim."
" Beni bir gün de elimi on kere kesmeme rağmen ailem bile mutfaktan uzaklaştıramadı. Sen nasıl bana ' otur ben hallederim.' dersin?"
" Yemek yapmayı sever misin?"
" Çocukken hayalim aşçı olmaktı."
" Şimdi?"
" Hâlâ hayalim ama bir yandan da imkansızlar içinde olduğunu farkettim diyebiliriz."
" Neden imkansız olsun ki? Hâlâ yapabilirsin."
" Nedeni, bölüm seçimim ya da yeteneğim değil. Yapamam işte. Şimdilik sadece bunu bilsen yeter. Belki ileride bir gün anlatırım."
" İddianın arkasındasın. Anladım."
" Hayır. Bunun iddiayla alakası yok. Sadece annem ve babamla ilgili bir mevzu."
" Ha. Tamam o zaman bir şey diyemem. İstediğin zaman anlatırsın. Ben hep burda olacağım."
Son cümlesini söylerken eliyle kalbimi işaret etmişti.
