İçeriğe geç

AYNI ÇATI ALTINDA

Bölüm 5 · 4 dk okuma

AYNI ÇATI ALTINDA

Bölüm 5

Bölüm 5 — O Gece

Bölüm 5 — O Gece

Gün normal başlamıştı.

Deniz bilgisayarının başında çalışıyor, Athel arada yanına gelip konuşuyor, Ahmet ise her zamanki gibi ona kahve getiriyordu.

Ata da birkaç masa ötede çalışıyordu.

Deniz zaman zaman ona bakıyordu.

Ata bunu fark ettiğinde ise gülümseyip tekrar bilgisayarına dönüyordu.

Öğle arasında Athel bir anda ayağa kalktı.

"Bu akşam parti."

Deniz şaşırdı.

"Yine mi?"

"Evet."

"Biz geçen hafta parti yapmadık mı?"

"Yeni evimize taşındın. Kutlamamız gerekiyor."

Deniz güldü.

"Tamam."

Ahmet de konuşmaya katıldı.

"Ben varım."

Ata sandalyesinden döndü.

"Ben de."

Athel ellerini çırptı.

"Harika. O zaman akşam herkes bizde."

Deniz başını salladı.

"Tamam."

O akşam Athel'in evinde parti vardı.

Deniz kapıyı açıp içeri girdiğinde renkli ışıklar ve müzikle karşılaştı. Salon oldukça kalabalıktı. Masanın üzerinde çeşitli yiyecekler ve içecekler vardı.

Athel onu görür görmez yanına koştu.

"Sonunda geldin!"

Deniz gülerek çantasını bıraktı.

"Daha yeni geldim."

'Seni bir saattir bekliyorum."

"On dakika olmuş bile değil."

Athel birkaç saniye düşündü.

"Tamam, belki biraz abarttım."

Deniz kahkaha attı.

"Biraz mı?"

Athel onun kolundan tuttu.

"Hadi, herkes içeride."

Deniz arkadaşlarının yanına geçti. Herkes oldukça neşeliydi. Müzik çalıyor, birileri fotoğraf çekiyor, birileri de sohbet ediyordu.

Deniz bir süre onlarla birlikte eğlendi.

Ata da arkadaşlarının yanındaydı. Arada Deniz'le göz göze geliyor, ikisi de gülümsüyordu.

Deniz onun yanında kendisini rahat hissediyordu.

Bir süre sonra kalabalıktan biraz uzaklaşıp boş bir koltuğa oturdu.

Yorgundu ama mutluydu.

Athel karşı taraftan ona el salladı.

Deniz de gülümseyerek karşılık verdi.

Tam o sırada Ahmet gelip Deniz'in yanına oturdu.

"Yoruldun mu?"

"Biraz."

"İstersen biraz dinlen."

"Zaten oturuyorum."

Ahmet güldü.

"Doğru."

Bir süre ikisi de sessizce etrafı izledi.

Sonra Ahmet ayağa kalktı.

"Ben arkadaşların yanına geçiyorum."

"Tamam."

Ahmet gittikten sonra Deniz tek başına oturmaya devam etti.

Birkaç dakika sonra arkadaşlarından biri yanına geldi.

Elinde bir içecek vardı.

"Deniz, bunu içmek ister misin?"

Deniz bardağa baktı.

"İçinde ne var?"

"Merak etme, güzel bir şey. İçebilirsin."

Deniz tereddüt etti.

"Ben alkol kullanmıyorum."

"İçinde olduğunu sanmıyorum, merak etme."

Deniz birkaç saniye düşündü.

Sonunda içeceği aldı.

O sırada kimse bunun gecenin geri kalanını değiştireceğini bilmiyordu.

Bir süre sonra Deniz kendisini garip hissetmeye başladı.

Önce başının döndüğünü düşündü.

"Herhalde çok yoruldum."

Ama birkaç dakika geçtikçe durum daha da belirginleşti.

Etrafındaki sesler birbirine karışıyor, ayağa kalktığında dengede durmakta zorlanıyordu.

Athel onu fark etti.

Deniz'in yanına geldi.

"Deniz, iyi misin?"

Deniz ona baktı.

"Sanırım biraz başım dönüyor."

Athel'in yüzündeki gülümseme kayboldu.

"Otur istersen."

Deniz koltuğa oturdu.

"Bilmiyorum neden böyle oldum."

Athel tam cevap verecekken Ata yanlarına geldi.

"Ne oldu?"

Athel ona döndü.

"Deniz iyi hissetmiyor."

Ata hemen Deniz'e baktı.

"İyi misin?"

Deniz başını salladı.

"Başım dönüyor."

Ata biraz eğilip onunla göz hizasına geldi.

"Tamam. Acele etme."

Deniz ayağa kalkmaya çalıştı.

"Ben eve gideyim."

Ata hemen yanında durdu.

"Ben götüreyim."

"Gerek yok. Evim üst katta."

"Yine de yalnız gitme."

Deniz birkaç saniye düşündü.

Sonunda başını salladı.

"Tamam."

Ata onunla birlikte koridora çıktı.

Deniz yürürken birkaç kez dengesini kaybetti.

Ata hemen kolundan destek oldu.

"Yavaş."

"İyiyim."

"Hiç öyle görünmüyorsun."

Deniz gülmeye çalıştı.

"Ben normalde böyle değilim."

"Biliyorum."

Kapısının önüne geldiklerinde Deniz çantasını açıp anahtarını çıkardı.

Ama elleri titrediği için anahtarı kilide yerleştirmekte zorlandı.

Bir kez denedi.

Olmadı.

Bir daha denedi.

Yine olmadı.

Ata ona baktı.

"Deniz."

"Ne?"

"Kapıyı açamıyorsun."

Deniz anahtara baktı.

"Fark ettim."

Ata hafifçe güldü.

"İstersen anahtarı bana ver böyle devam ederse kapıyı açmak için sabaha kadar beklemek zorunda kalacağız"

Deniz anahtarı ona verdi.

Ata kapıyı açtı anahtarı ayakkabılık takı vazonun yanına koydu.

Denizi içeri götürdü ve odasına götürdü.

Sonra dünkü fotoğrafları gördü o ve denizin birlikte üniversitede çektiği fotoğrafı yatağın yanındaki suyun yanına koymuş.

Bir an gülümsedi sonra denize döndü.

"İyimisin?"

DENİZ :

"Biraz"

Sonra deniz ayağa kalktı başı çatlayacak gibiydi ve düştü fotoğrafın yanındaki su yere düştü ve camlar elini kesti.

Deniz kalkmaya çalıştı kalkamadı.

Ata onu görünce hemen onu kaldırdı

Sonra Ata dediki:

"Deniz sen hiç iyi değilsin."

Ekledi:

"Tamam. O zaman bugün benim evimdesin."

Deniz şaşkınlıkla ona baktı.

"Ne?"

"Bu halde tek başına kalmanı istemiyorum. Sabah daha iyi olunca kendi evine geçersin."

Deniz birkaç saniye düşündü.

Sonra başını salladı.

"Tamam."

Ata kendi kapısını açtı.

Deniz içeri girdi.

Ata ışığı açtı ve onun koltuğa oturmasına yardım etti.

Deniz etrafına baktı.

"Evin güzelmiş."

"İlk defa görüyorsun sanki."

"Daha önce hiç bu kadar dikkatli bakmamıştım."

Ata güldü.

"Şu an her şeyi fazla dikkatli görüyor olabilirsin."

Deniz ona bakıp gülümsedi.

Bir süre sonra dışarıda yağmur başladı.

Gök gürledi.

Ardından şimşek çaktı.

Deniz bir anda irkildi.

"Ben şimşekten korkuyorum."

Ata pencereye gidip perdeyi kapattı.

"Tamam. Artık görmezsin."

Deniz battaniyeye sarıldı.

Bir süre sessiz kaldı.

Sonra tekrar gökyüzü aydınlandı.

Deniz korkuyla Ata'nın elini tuttu.

"Gitme."

Ata şaşırdı ama elini çekmedi.

"Tamam. Gitmiyorum."

Deniz biraz rahatladı.

Ata yatağın kenarına oturdu.

"Sen uyu. Ben buradayım."

Deniz gözlerini kapattı.

Elini hâlâ bırakmamıştı.

Ata da sessizce yanında kaldı.

O gece Deniz'in hayatında birçok şey değişmeye başlayacaktı.

Ama sabah olduğunda ikisinin de karşılaşacağı ilk şey, gecenin bıraktığı sorular olacaktı.

Bölüm sonu

1 yorum