Deniz manzarasını izlemek kadar mükemmel bir şey yok.Belki de kendi ismim de Deniz olduğu içindir.Ama ben o kadar mükemmel değilim.Neden mi? Ben çok küçükken yani annem beni doğar-doğmaz yetimhaneye vermiş.Müdire hanımın söylediğine göre kocası yani babam anneme şiddet uyguluyormuş.Banada şiddet uygular,hayatımı mahveder diye yetimhaneye vermiş.Sözde hayatım mahvolurmuş.Ya şimdi? Şimdi mükemmel sanki.Babam şiddet uygulamasa da başka birileri şiddet uyguladı.Yani üvey babam,yani öz babam.Dört yaşımdaykrn şimdiki üvey ailem beni evlat edindi.Tabii onlara aile demek ayıp olmazsa.Gittiğim günden beri şiddet uyguladılar,odaya kilitleyip günlerle yemek vermediler.On yaşıma gelene kadar tam altı yılım böyle geçti.Gerçek annemin suçunun bedelini ben ödedim.Açıkca özet geçersem gerçek annem babamı başka biriyle aldatmış.Babamda bunu öğrenip ona şiddet uygulamaya başlamış.Annemde o zamanlar bana hamileymiş.Beni doğurduğu gibi yetimhaneye vermiş,kendisi de kaçıp gitmiş.Babamda ondan hıncını çıkarmak için beni buldu,evlat edindi.Sonra da şiddet uygulamaya başladı.Evet.Beni kendi babam evlat edindi.Bu süreçte kendisi evlendi.Bir tane kızı oldu.Benimkinin aksine araları çok güzel.Ama şimdiki eşine ve kızana söz dedirtemem,çünki çok iyi biriler.Bu arada babamın ismi Dündar,eşinin ise Yasemin.Kızlarının ismi ise Dünya.Kendi isimlerini birleştirmişler.Babam beni odaya kilitlediğinde işe gittiği gibi Yasemin abla Dünyaya yemek verir,o da bana getirirdi.Hiç arkadaşım olmadığı için odada delirmemek için aynanın karşısında durur,kendi-kendime konuşurdum.Bütün hayatımı o aynaya anlatmışdım.Bir gün yine kendi-kendime konuşurken babam odaya girdi.Elimde Yasemin ablanın hazırladığı tostu görünce sinirlenip elini aynaya geçirdi.Aynanın her yeri paramparça oldu ve kırık parçaları üzerime döküldü.Her yerim çizik izleriyle doluydu.Bazı parçalar çok derine geçmişdi.Babam ben o haldeyken saçımdan tutup dışarı atmışdı.Yani kanlar içinde dışarıda kalmıştım.Hava o kadar soğuktu ki donmak üzereydimdim.Vücudumdaki ayna parçaları çıkardım ve kalmak için yer aramaya başladım.
'Lanet olsun.Her yerde köpek var.Bu gün ya bu köpeklerin diri-diri akşam yemeği olacağım,ya da soğuktan donup öldükten sonra bu köpeklerin yemeği olacağım' diye mırıldandım.
Yatım saat gibi gezdim.'Bu özgürlükten sayılırmı acaba' diye düşündüm.Burda bir ev var ama ürkütücü gözüküyor.'İyi düşün Deniz.Ya burda don ya da eve gir'. Ne kadar ürkülsem de açık kapıya yakınlaşdım.'kimse var mı?' dedim.ses gelmediği için içeriye girdim.çok karanlık ve korkutucuydu.duvarda tablolar vardı.Evdeki eşyaların üzeri beyaz örtüyle kapalıydı.Demek ki birisi burada yaşamış ama kapı neden açıktı ki?Belki de rüzgardan açılmışdır diye düşündüm.çok uykum geldiği için direk kanapenin üzerindeki örtüyü çıkarıp uzandım.örtü ne kadar kirli olsa da üzerime örttüm.Niyeyse burda kendimi güvende hissettim.Uzandığım gibi uykuya daldım.Her şey göründüğü gibi değildir.Umarım bu varsayım gerçek olmaz.
