İçeriğe geç

AYLA (Töre)

Bölüm 1 · 12 dk okuma

AYLA (Töre)

Bölüm 1

1.Bölüm

Hayata nasıl bakarsan geleceğini öyle kurarsın ama eksik olan tek şey hayatına nasıl yön vereceğini planlarken başkaları o planları yerle bir etmesiyle başlar....Alya, İstanbul'da yaşayan üniversite 2. sınıfı okuyan güzeller güzeli kızdı. Sakin, sabırlı fazla fevri olmayan neşeli bi kız. Ona bakan gıpta ile bakar güzelliğine hayran kalırlardı. Başı kapalı dini vecibelerine dikkat eden ve insanlara yardımcı olmada her zaman ön sıralarda olan genç bir kız... Ama hayatını ve planlarını bozan en yakını bildiği canından çok sevdiği abisi olacaktı.Abisi bi kaç gündür evde yoktu. muhtemelen işleri vardır diye düşünüp annesine sorduğunda düşüncesini doğrulamıştı zaten.İşleri olduğu için birkaç gün eve gelmeyeceğini annesine haber vermişti abisi. Yoksa çoktan annesi İstanbul'u ayağa kaldırmıştı.Alya , odasına çıkıp ders çalışmaya başlayacağı sırada kapının zili çalmış aşağıdan gelen sesle odasından çıkıp merdivenleri inmeye başlamıştı. Başına da bir yandan örtüsünü geçiyordu. Merdivenden inmiş abisinin yanında genç kızı görmesiyle şaşkınlıkla dona kalmıştı. Bu kız, Uçarlar ailesinin en küçük kızı Zilan'dı. Ailesi abisi için bir kez istemiş ama kızlarını böyle küçük bir aileye vermek istememişlerdi. Öyle ki abisi o günden sonra zorlamamıştı bile. Peki şimdi bu kızın burda ne işi vardı. Şaşkınlığını üzerinden atan Ayla babasıyla tartışan abisine yaklaşarak"abi! ne yaptın sen"demişti. Yanin da ki Zilan başı yerde olacakları bekliyordu. Mavi gözleri bir bir deniz misali uçsuz bucaksızdı. "Onun başkasıyla evlenmesine göz yumamazdım baba gerekirse onun için ölürümde bunu yapmak zorundaydım!" Babasının endişesi büyüktü Uçar aşireti ne yapar eder onları bulur infaz ederdi bunu iyi biliyordu.Oğluna olan öfkeside bunaydı. Çoktan peşlerine düşmüşlerdi belki de ne yapar eder ya bir can alınırdı yada canından çok sevdiği kızlarını. Töre belliydi.Annesi oturmuş göz yaşlarını döküp dizlerine vurup ağlarken zil çaldı. Herkes put kesilip dururken kapının ardından"Aç lan kapıyı!" sesi onları titretmeye yetmişti.Kapının ısrarla vurulmasıyla babası ayakları geri geri gitsede kapıyı açtı kaçışları yoktu.İçeri belinden silahını çıkarmış Baran ağa girince Ayla bir çığlık atmış silah abisi Fırat'a uzanmıştı"Ferit!!! Geberticem seni! nasıl kaçırırsın lan kardeşimi! töre bilmezmisiniz siz!!" Ferit Zilan'ı arkasına alıp "Töreyi iyi biliriz Baran ağa ama siz sevda ne bilmezsiniz. Bilmediğiniz sevdayı töreyle yok etmeye and içmişsiniz" dedi gözlerini karartıp. Baran ağa bu adamın üste çıkmasına daha fazla tahammül edemeyecekti."O zaman ailene son sözünü söyle Ferit bey bu son görüşün olacak! " Babası Baran ağanın önüne geçerek "Baran ağa çocuklar bi hata yapmış geç şöyle oturda büyükler bir konuşsun " Baran gözlerini kendi babasına çevirip babasının başıyla onaylamasından sonra öfkeyle silahı yerine koydu.Ferite ölüm bakışları atıyordu. Ayla korkudan annesinin yanına oturmuş ağlamaktan başka hiç birşey yapamıyordu. Felaket gün yününe en şiddetli şekilde göstermişti.Büyükler içeri odaya geçmiş konuşurken dışarda Annesi ,Ayla, Zilan ne olacağını bekliyorlardı endişeyliydi. Gözlerinde korku kalplerinde titreme vardi. Sonuç belliydi ama yine de insan ümid etmekten alı koyamıyordu kendini.Sonunda konuşmaları bitmiş ilk babası çıkmıştı odadan.Kızına hüzünlü gözlerle bakıyordu yaşlı adam"Hazırlan kızım!..." dudakları titriyordu adamın "Mardine gidiyorsun" Ayla şaşkınlıkla yerine çakılı kalmış korktuğu şeyin başına gelmiş olmamasını umarak korkuyla kalkmıştı yerinden"Neden" diye sordu babasına. Babası dolu gözleriyle cigerleri parçalanarak "Baran ağa...." dedi durdu diline bile söylemek zor geliyorken bunu yapmaya mecbur bırakılmıştı. Devam etti sesinde ki acıyla "Baran ağayla evleneceksin" Ayla duyduğu şeyle gözünden bi yaş akarken babasına doğru koşup kimseyi aldırmadan "Allah aşkına baba kendine gel ne evlenmesi unuttun mu okuyorum ben hem hangi devirde yaşıyoruz hallederiz bi şekilde kanun var nizam var"çırpınıyordu Ayla Babası kıpkırmızı olmuş gözlerini kızına dikerek "Kanunun gerçekleşmesi için birinin ölmesini beklemeliyiz kızım kanun biri ölmeden yerine gelsede, başka biri abini yine öldürür " Ayla hem ağlayıp hem gülerek "Yapma baba gözünü seveyim bana nasıl kıyarsın başka yolu yokmu bu töre illetinin para verelim he olmaz mı elimizde ne var ne yok satarız" Babası kafasını sallayarak olmayacağını söylemişti bile Ayla'nın özmü öz abisi hayallerini yıkmıştı.Annesinin yanına koşarak gidip "Anne sen bisey söylesene!" Annesi ağlamaktan başka birşey yapamıyordu.Hangi anne evladının ölmesine göz yumabilirdi ki. Ayla dönüp abisine baktı ağlayan gözleriyle. "Hiç bir çıkar yolu yokmu abi, bunu yaparken bi kenara mi attın beni' dedi acıylaAbisinin gözlerinden yaşlar akarken kardeşine doğru yürüyüp kollarını tuttu "Ayla yemin ederim buralardan kaçıp gidecektik ama olmadı. Kaçamadan takıldılar peşimize"Göz yaşlarını silip Baran ağaya doğru yürüdü Ferit "Beni öldür Baran ağa ama kimsenin kılına zarar gelmesin!" Gözleri kararmıştı Ferit'in kardeşini bilmeden uçuruma atmıştı. Ona nasıl da kıymıştı."Baran silahını çıkarıp feritin alnına dayadı" gözleri kapkara yüzünde bir duygu yoktu. Evden bi çığlık kopmuş.Ayla abisinin başına dayanan silahla koşarak tutmuştu silahı."Yapma..yapma..yapma" burnunu çekip "Tamam... Tamam evlenicem" Abisi kardeşinin bu sözünden sonra "Ayla"demiş. Ayla abisine bakarak "Senin ölmeni nasıl göze alırım abi" Yürek kendi kanından olana nasıl kıyabilirdi ki.~~~Ayla odasına son kez baktı oysa yarın önemli bi sınavı vardı. Ne kadar da çok çalışmıştı ama onun için sınav daha yeni başlıyordu bunu iyi biliyordu.Eline bavulunu alıp ailesiyle çıktılar evden. Son kez İstanbul'u ciğerlerine çekti. Ayla...evine son kez baktı her gün koşturarak gittiği yola baktı hüzünle . Bütün hasretini içine gömüp içinde kavrulan acıyla arabaya binmisti.~~~~Yeni bi şehir ve bambaşka bi hayata ayak basmışlardı. Ayla konağa ayağını basmasıyla içine kovica bir yumru oturmuş hiç bir zaman buraya kendini ait hissetmemiyeceğini tüm benliği ile hissetmişti.Ayla babannesinin evinde üzerine gelinligini giydi.(Ayla'nın gelinligi)Kendine ayna da son kez bakmıştı şaşayı sevmezdi Ayla sade bir kızdı.Kapının açılmasıyla kafasını o tarafa çevirdi annesiydi gelen gözleri dolu dolu güzeller güzeli kızını süzdü dudaklarından bi hıçkırık kaçmasıyla kızına sarılarak "Benim ay yüzlü kızım seni bu hayata nasıl bırakıp giderim nasıl alışırsın buralara, ben seni el bebek gül bebek büyüttüm güzel kızım. Ah benim yavrum" Ayla,annesinin aglamasına dayanamayarak "Şşş anne böyle söyleme hem kaderden ötesi varmı sen söylemezmiydin Allah sevdiği kullarını imtihan eder diye" Annesi kızının alnından öpüp "Çok masumsun kızım Anneyim ben senin eline diken batsa benim ciğerim yanar"Ayla annesinin ellerini tutup sımsıcak öptü "Güzel annem hem kaybolup uzaklara gitmedim ya geldikçe görürüz birbirimizi " Korna sesleri gelmesiyle Annesi kızını son kez öptü "Kendine dikkat et kızım kimseye ezdirme büyüklerine itaatsizlik etme sevmesen bile seviyor edasıyla hizmet et" Ayla başını sallayıp salona çıktılar abisi titreyen elleriyle kırmızı kuşağı üç kere cevirdikten sonra beline bağladı. Ay yüzlü kardeşine sarılıp göz yaşlarına hakim olamadan ağladılar son kez.Baran Ayla'yı almak için içeri girip kafasını kaldırmasıyla dondu kaldı. Kalbinin deli atışını hissede biliyordu. Sanki o evleneceği kadın değilde bulunması zor inci tanesiydi. Peri gördüm dese yalan olmazdı.Arkadan sırtına vurulmasıyla kendine geldi. Yoksa saatlerce dalıp gidecekti genç kıza.Aylayı alarak arabaya bindiler düğün konakta olacaktı. Ayla davul zurna sesiyle içeri geçip yerine oturmuştu.İçinde koca bi hüzün vardı . Acaba dedi içinden rüya olabilirmi yada bi şaka. Kafasını kaldırıp etrafa baktı Ayla ellerinde ki halkalı kınalara yanında ki tanımadığı adama baktı.Bu adamla evleniyormuydu gerçekten.Sert mizacı vardı duygusuzca etrafa bakiyordu oda. Oda zorunlu kalmıştı bu evliliğe kendi kadar oda acı çekiyor diye geçirdi içinden.Biran Baran'ın dönüp ona bakmasıyla kafasını çevirmedi. aksine ona bakan gözlerle genç kız"Hayatını çaldığım için üzgünüm ama insanlar sevdikleri için bencil oluyor " dedi Baran bakıp kalmıştı sadece Ayla çok farklı bi kızdı."Kendilerine bencil olanların hatalarını bizler cekiyoruz" diyip kafasını geri çevirdi Baran.Genç kız acıyla gülümseyip "haklısın " dedi parmaklarıyla oynayarak...... Hayatın sürprizleri küçükken izlediğimiz şakacı şirinin hediyesi gibi oluyordu, bazen paketi açtığımız da parçalayacak bir bomba gibi...Düğün bitmiş Ayla'yı odasına götürüyorlardı. O buranın kurallarını kulaktan duyma anca bilirken şimdi buraya mühürlenmişti.Konağın merdiveninden çıkarken hayalleri dökülüyordu sanki.Elini dahi uzatıp toplayamıyordu.Çaresizlik buydu iste tam iki göğsünün arasında o nefesini kesen yumrunun oturmasıydı. Çaresizliği şimdi çok daha iyi anlıyordu.Ayla'yı yatağa oturtup birşeyler anlatmaya başlamıştı koca kadınlar. Gülümsedi acıyla sanki buraya isteğiyle gelmiş gibi ne yapması gerektiğini anlatıyorlardı. Oda biliyordu bir kadının kocasına nasıl davranması gerektiğini ama tanımadığı sevmediği adama nasıl kadın olacaktı bilmiyordu.Sonunda kadınların konuşması bitmiş odadan çıkmışlardı.Onlar çıkana kadar yerinden bir milim kıpırdamamış parmaklarıyla oynayıp acısını bastırmaya çalışmıştı. Aldığı nefes bile çiğerlerine yetmiyordu sanki. Başında ki duvağı çıkarıp kenara savururken kapının arkasından gelen seslerle ayağa kalktı.Sessizdi yüzünde hiç bir duygu yoktu. Ama içi ..... İçi yangın yeriydi sanki volkanlar durdurak bilmeden patlıyor lavları ciğerlerini yakıyordu.Kapının açılmasıyla paldır kültür içeri girdi Baran ağa gözleri Ayla'yı bulduğunda o nur saçan yüzünde kaybolmak istedi bu kız çok fazla güzeldi. Derin bir nefes alıp kapıyı kapmış yavaş adımlarla Ayla'ya yaklaşmıştı. Baran'ın her bir adımında titremesi artmaya başlamıştı genç kızın avuçlarını sıkıp tırnaklarını etine bastırdı. Ne kadar sakin olmaya çalışsada içinde ki sancı kesik kesik nefes almasına sebep oluyordu.Duvağını kadınların gitmesiyle açmıştı Ayla. Buna tebessüm edip Baran duvağını tekrar örttü.Ayla put kesilmiş kendine hakim olmaya çalışıyordu ama titremeleri buna izin vermiyordu. Baran cebinden çıkardığı yüz görümlülüğününü eline alıp bu sefer duvağını Baran açtı. Ayla gözleri dolu dolu olacakları sessizce bekliyordu. Onu fazla korkutmadan yüz görümlülüğünü takmıştı Baran. Ayla'dan uzaklaşıp yatağın köşesine oturdu.Ellerini önünde birleştirip"Sen ve ben.." dedi genç adam gözleri yeri izlerken ve devam etti. " birbirimize yabancı iki insanız nasıl bi hayatın vardı bilmiyorum ama burda ki hayata ayak uydurmak zorundasın. Burası Mardin Ayla burda acı çok ölüm çok ağıt çoktur" tekrar duraksadı gözleri genç kıza dönerken "ama endişelenme sana dokunmayacağım"demişti.Ayla duyduğu şeyle derin bi nefes almış sıktığı ellerini çözmüştü.Buna sevinmişti. Kendini toparlayarak "Ben buranın kuralını bilmem, bildiğim kulaktan duyma ama eğer bir sorumluluk almışsam bunu da yerine getirmeye gayret ederim şüpheniz olmasın Baran bey"Baran aniden kafasını kaldırıp "Baran bey?" diye bi soru yöneltmişti içten içe gülüyordu bunu da gören iş arkadaşı sanacaktı. Ayla ellerini önünde birleştirip yüzünü eksitmişti.Kafasını kaldırıp tebessümle ki Ayla'nın en büyük özelliği buydu karşısında kim olursa olsun saygısızlık etmez yüzünden de tebessüm eksik olmazdı. "Yani Baran ağa " Baran kafasıyla onaylayıp "Başkalarının yanında sizli bizli konuşursan burda laf ederler Ayla bunlara da dikkat et" Ayla başını sallayıp buraya alışmak şimdiden zorluğunu göstermeye başlamıştı.Baran "Sen üzerini değiştir banyo şurası kıyafetlerinde bu dolapta"Ayla başını banyo tarafına çevirmiş nerde olduğunu onayladiktan sonra "Teşekkür ederim" diyerek dolaba yönelmişti.Baran şaşkınca ona bakıyordu. Neden teşekkür etmişti ki zorla evlenen o değilde sadece kendisiydi. Gülümsedi.Ayla uzun pijamalarını alıp üzerine de uzun bi hırka aldı her ne kadar yanın daki helali olsada hiç bi erkekle mecbur olmadıkça göz göze dahi gelmemişti.Banyoya girip başını çözmeye çalıştı. Çalıştı çünkü bi türlü çıkmıyordu. Annesi olsa ona yardımcı olur teker teker çıkartırdı iğneleri.Bu başörtüyü cikaramayacağını anlayınca banyodan çıktı Baran da banyoya girecekti onu da bekletemezdi.Baran elinde ki telefondan gözlerini kaldırıp Ayla'ya baktı kaşlarını bir an çatıp "Çok sevdin sanırım gelinligini" Ayla yerinde huzursuzca kıpırdanırken"Siz geçin ben sonra çıkartırım" Baran gözleri çekiştirilmiş başörtüsünü kayarken genç kızın derdini anlamıştı, bana da o kadar iğne taksalar bende bütün olurdum gelinlikle.. tebessüm etti."Gel " Ayla gözlerini kocaman açıp tutamadığı göz yaşları şimdi akıyordu. Baran gözlerinden damlayan yaşı görmesiyle "Bisey yapmayacağım anlaşılan çıkmak istediğin gelinlikten çıkamamışsın gel basında ki iğneleri çıkartacağım" Sanki Ayla'nın yanan içine biri bi kova su dökmüştü göz yaşlarını silip elleriyle gelinliğin yanlarından tutarak Baran'ın önüne arkası dönük oturdu ."Anlayışınız için teşekkür ederim çok uğraştım ama bi türlü çıkaramadım sanki çivilemişler"Baran gülümseyip iğneleri teker teker çıkartırken "Bana teşekkür etme ne yaşamış olursak olalım artık evliyiz Ayla " Genç kız bu gerçegi biliyordu ama bunu başkasının ağzından duymak onun gözlerinin dolmasina sebep olup gerceklestiremeyeceği hayalleri gözünün önüne seriyordu."Tamam" dedi sadece bu tamamın içinde üzerine benzin dökülmüş hayallerinin, sadece küçücük bir kipritin atılmasıyla yok oluşu vardı. Ve Ayla aleve alan hayallerini uzaktan seyretmek zorundaydı.Baran her bir iğneyi çıkartırken burnuna dolan kokuyla mest olmuştu. İçinden bu kadın cennet diyerek geçirdi. Belki bir gün Ayla'yla birbirlerini severlerdi. Beşki de dillere destan bir aileye sahip olabilirlerdi. Son iğneyi cikartmasıyla "Bitti" dedi genç adam.Ayla önünde birleştirdiği elleriyle oynamayı bırakıp "Teş..." demiş durmuştu. Teşekkür etmemesini söylemişti bu onda bi alışkanlıktı yine de dikkat etmeye calışmaliydi. "Yani sağol " diyerek kalktı.Baran Ayla'yı durdurup "Dur fermuarini açayım yoksa bunun içinden çıkamazsın" Ayla hiç birşey söylememiş gözleri kocaman sadece put gibi duruyordu. Baran kendine hakim olmaya çalışarak fermuarıni indirdi gözlerini sağa çevirip bakmamaya dikkat etmişti."Hadi git değiştir üstünü " "Arkanızı dönermisiniz" Biliyordu Ayla, hareket etmesiyle gelinligi açılacak utancından bi daha bakamayacakti yüzüne.Baran tebessüm edip "tamam hadi git " Ayla Baran'ın arkasını dönmesiyle banyoya girmişti. Banyoda üzerini giyinmiş ıslak saçlarına havlusunu sarmıştı,aynada kendine bakarak kendisiyle konuşmaya başladı. Kendini bu evliliğie ikna etmeye çalışıyordu ama onun ruhu hiç bir zaman buraya ait olmamıştı"Ayla bu kadar utangaç olma içerde ki adam artık senin eşin bunu kafana iyice yerleştir " Ayla'nın banyodan çıkmasıyla Baran girmişti . Ayla saçlarını kurutmaya başlamış uzun olduğu için kurutma işlemide hayliyle uzun sürmüştü. Tam kurutma makinesini kapatmıştı ki banyodan Belinde havlu Baran çıktı.Ayla yüzünü onun tersine çevirip yüzünü ekşitti bu duruma nasıl katlana bilirdi ki.Baran, Ayla'nın uzun kestane rengi saçlarının ara ara kızıllıkları dikkatini çekti. Bu kadına dokunmasada o sadece ona aitti. Bu güzelliğini kendinden başka kimsede göremezdi. Her haliyle bu kadar güzel olmayı nasıl becere bilirdi bi insan, bunun tek açıklaması Ayla onun karanlık dünyasına gelen güzeller güzeli bir periydi. Genç adam aşk sorhoşu oluyordu. . Utanmasa Fırat'a teşekkür edecekti kardeşini kaçırmasa Ayla'nın yüzünü bile göremezdi.Dolaba yaklaşıp üzerini giyindi. Ayla ona bakmıyor saçlarını topluyordu ,utancından yüzü kızarmaya çoktan başlamıştı.Sonun da işleri bitmiş Önce Baran yatağa yatmıştı Ayla ilk defa bi yabancı erkekle aynı odada kalmayı birak bu kadar uzun sure baş başa dahi kalmadı. Onun için oldukça zor bir başlangıç olacaktı. Baran Ayla'ya bakarak "Yatmayacakmısın " diye sorduğun da Ayla yüzü kızarmış parmaklarıyla oynayarak "Şey... Ben.. Ben" diye kekelerken Baran gülümsemiş "Işığı kapat uyuyalım sabah erken kalkacağız"Genç kız"tamam" diyerek ışığı kapatmıştı. Kendi kendine' farzetti odanda yalnızsın Ayla ve yanında kimse yok şimdi git yatağın en köşesinde uyu ' kendine ikaz vererek yatağa doğru yürüyüp en köşesine uzandı. Hemen uyumalıydı. Çok yorgundu Baran da yatağın köşesinde uyuyordu zaten. Yatağın en köşesine geçip uzanırken yorgunluktan gözleri karanlığa çoktan kapanmıştı... Sabah namazdan sonra tekrar uyumuştu kapıya hizmetlinin vurmasıyla gözlerini açtı.Neden gelmişti ki bunlar yoksa çok mu uyumuşlardı. Hızla yataktan kalkıp kapıyı açacağı sırada Baran kolunu tuttu. Hızla kolunu çekti Ayla bu durumlara alışık değildi. Baran bir an şaşırıp ona baksada yutkundu. Kendisinden iğreniyormuydu.Ayla "bi anlık refleks kusura bakmayın kapı çalınca da onun endişesiyle biraz ürktüm " Baran kaşlarını çatmış "tamam sen burda dur ben bakarım kapıya" demişti.Ayla kafasını sallayarak üzerindekileri değiştirmek için dolaptan uzun turkuaz elbisesini alıp banyoya girdi. Baran kimin ne için geldiğini biliyordu bu yüzden genç kızın açmasını istemedi. Kapıyı açıp annesini görmesiyle"Hayırdır ana" Annesi burnu dik"bilirsin oğul töreyi çarşafı almaya geldim" Baran temiz çarşafı annesine uzatmış "Zorla bana gelin olan kadına dokunacagımı mı düşündün ana"demiş elinde ki çarşafı annesine vererek "Al kendin bi yerden lekelermisin yoksa bunu babama verip ortalığı bir birine mi katarsın artık orasıda sana kalmış"Diyerek kapıyı kapamıştı .Annesi eğer bu çarşaf meselesi kocasına giderse kızı ölürdü. Ne olursa olsun onu da ateşe atamazdı. Hemen ahıra girip bi tavuk kesti onun kanını çarşafa sürmüştü . Derin bi nefes alıp alnında ki teri sildi. Avluya gidip haberi verdi. Bi kaç silah sesinden sonra herkes sofraya oturmuştu.Ayla hala aşağı inmemisti.Hızla odasını toplayıp Baran'dan sonra aşağı inmeye başladı. Avlunun merdivenlerinden inerken Baran kafasını kaldırıp onu görmesiyle güzelliğine baka kalmıştı.Incecik beli savrulan örtüsü niye bu kadar göze batıyordu.Kıskanmıştı karısını güzelliğini gülen yüzünü , kimse görmesin istedi. Her ne kadar kendine ait olsada sadece bana baksın gözleri istedi. Ama Ayla onu sevmiyordu bile... 28.ocak 2018 pazar 16.41

Bölüm sonu

1 yorum