(✿☉。☉) Esil'den w(°o°)w
Kolyem sanki bir yeri işaret ediyor gibiydi.
Güneş ışığı yansıyordur dedim kendi kendime . Kütüphaneye gitmeye devam ettim.
Kütüphaneye vardığımda kimseye yok denecek kadar az insan vardı zaten okul saati olduğundan bir iki öğrenci vardı.
Kütüphane görevlisine kütüphane kartımı verdim.Oda girmeme izin verdi, kütüphane görevlisine sordum.
Esil : Burada Ayın Koruyucusu Kani hakkında bir kitap var mı?
Görevli kadın : Ayın Koruyucusu hakkında bir kitap var ama Ayın Koruyucusu Kani diye bir kitap var mı bilmiyorum isterseniz kütüphanenin kitap listesinden bakayım
Esil : Bakın lütfen
Görevli kadın yarım saat boyunca söylediğim kişi hakkında kitap varmı diye kütüphanenin kitap listesini araştırıyordu.
Sonra bana döndü ve şöyle dedi .
Görevli kadın : Söylediğiniz kişi hakkında bir kitap yok hanımefendi
Esil : Tamam, teşekkürler ederim , Ayın Koruyucusu hakkındaki kitaplar hangi tarafta gösterir misiniz ?
Görevli kadın kendisini takip etmemi istedi ve Ayın Koruyucusu hakkındaki kitapların olduğu tarafa götürdü beni, kitapların olduğu tarafa geldiğimde beni kitaplarla baş başa bıraktı.
Kitapları incelediğimde Çin Mitolojisinde Ay Tanrıçası Chan hakkında bilgiler vardı.
Kitaplarda Kani ismi bile geçmiyordu , belki aradığım kişi hakkında bilgi veren bir kştap vardır diye rafları araştırmaya başladım. Rafları ararken bir kitap ilgimi çekti .
Kitabı elime aldım Kitabın adı yazmıyordu , kitabın gören toprağın altından yeni çıkmış zannederdi. Kitap eski ve baya bi tozluydu, kitabı elimle biraz temizledim.
Kitabı elime aldığımda gözümün önünde bazı sahneler belirdi.
Siyah giyinimli biri karşısındaki kişiyi Yaralıyordu, yaralı adamın ağzından kan akıyordu. Adamın ağzından şu sözcükler döküldü.
Ay gökyüzünde parladığında aya bak ve gülümse buna ihtiyacım var. Sen gökyüzüne baktığında yaralarım iyileşiyor her gece balkonundan aya bak ve gülümse sana gülmek çok yakışıyor.
Burada bahsedilen balkon benim balkonun olmalı balkondan aya bakıp gülümseyen bendim.
Ama nasıl olur benim kimsem yok ben küçükken annem babam ölmüş , benim ne abim ,ne ablam ne de bir akrabam var benim balkona çıkıp aya bakarak gülümsediğimi nereden biliyor.
Bu sahnelerin benimle ne ilgisi var anlamıyorum, en iyisi kitaba bakmak belki kitapta bunula ilgili bir bilgi vardır.
Kitabın ilk sayfasında şöyle yazıyor
Bugün yine onu gördüm sanki her gün daha da güzelleşiyor.
Güzelleşiyor dediği kişi kim bunu ilk sayfanın devamını okuyarak belki anlarım ama burada olmaz evime gitmem gerek, kitabın adı ve sıra numarası olmadığına göre kütüphanede kayıtlı değil
Kütüphaneden çıktım evime doğru yol aldım.
Yolda biraz midem bulanıyor herhalde karnım açıktığı için sabahki yediğim sandviçle duruyorum saat 12'yi geçiyor . eve gidince bir şeyler yerim.
Midemin bulantısı şiddetlendi başımda dönüyordu , bir an gözlerim karardı.
Gözlerimi açtığımda karşımda 17 yaşımdaki okula giden ben duruyordu ve bir adam benim küçüklüğümü izliyordu .
Sanırsam bir anının içindeyim o adam benim küçüklüğümü izleyerek bir şeyler mırıldanıyordu duyduğum kadarıyla şunları söylüyordu.
Artık 17 yaşındasın nasıl bu kadar hızlı büyüdüğüne inanamıyorum , seni 2 senedir izliyorum bu iki sene içerisinde seninle çok dalga geçtiler seni çok ağlattılar ama sen hiç onlardan nefret etmedin onlara karşı bir öfke beslemedin onların sana söylediklerini umusamadın umursamamış gibi yaptın ama her gece ağlıyordun keşke yanında olsaydım.
Ben onu gizlice dinlerken o beni gördü ve yanıma geldi.
Sonrası karanlık gözlerimi açtığımda yatağımdaydım saate baktığımda 09:12 'ydi ne yani şimdi bu gördüklerim bir rüyaymıydı.
(つ≧▽≦)つ Yazardan (つ≧▽≦)つ
Esil bu yaşadıklarını rüya zannediyordu ama gerçekti . O kendini izleyen Esil'e platonik olarak aşıktı ve onu izliyordu , ama Esil onu daha önce görmedi ve kendisini izlediğinden haberi yoktu.
Bu görüntüyü gösteren onun kolyesiydi kolyesi gerçekten de o kütüphaneye giderken parlamıştı, yolda Esil'in platonik aşığı olan o sapığı görünce parlamıştı.
Esil güneş ışığının kolyeye yansıması sonucu kolyenin parlamış gibi gözüktüğünü zannettmişti.
Ama kolye gerçekten de parlamıştı.
Esil'in kütüphanede bulduğu
kitap kitap değildi o bir günlüktü Esil'i izleyen sapığın günlüğüydü.