İçeriğe geç

AYEB: SIFIRDAN SONSUZA

Bölüm 1 · 4 dk okuma

AYEB: SIFIRDAN SONSUZA

Bölüm 1

HERŞEYİN BAŞLANGICI

Dünyadaki herkes bir tekniğe sahiptir. Gerçekten de her insanın, en basitinden ateşi, suyu, buzu, elektriği ya da toprağı kontrol etmek gibi kendine has bir yeteneği vardır. Tabii dünyada 8 milyar insan yaşıyor ve her insanın tekniği benzersizdir. Yani, eğer bir ateş tekniğine sahip biri varsa, o ölene kadar ondan başka hiç kimse aynı ateş tekniğine sahip olamaz. Ancak bir başkası, o tekniğin alt dalına sahip olabilir; örneğin ateşten silah yapabilmek gibi...Ve bu arada, dünyada her 1000 yılda bir kopyalama tekniğine sahip birisi ve ona doğal düşman olarak bir manipülasyon tekniği kullanıcısı dünyaya gelir.

Bunların dışında, insanların kötü duygularıyla beslenerek oluşan anomaliler vardır. Bu anomalilerin hepsinin bir tekniği bulunur ve güçleri, insanların korkularıyla doğrudan bağlantılıdır. Mesela bir köyde 100 insan ateşten korkarsa, 100 insan gücünde ateş tekniğine sahip bir anomali oluşur; ancak korkan kişi sayısı az olduğu için bu anomalinin gücü de zayıf kalır. Öte yandan, bir şehirde 10.000 insan ateşten korkarsa, oluşan anomali çok ama çok daha güçlü olur.

Bir nevi anomalilerin oluşmasının temel nedeni, korku ve anomalilerin kralıdır. Şu anlık onun hakkında pek bir şey bilinmiyor.Neyse, gelelim bana... Benim adım Buğra. Tekniğime gelirsek, henüz ne olduğunu ben de bilmiyorum. Normalde aylar öncesinden tekniğime sahip olmam gerekirdi ama nedenini bilmediğim bir şekilde hâlâ ortaya çıkmadı. Şu anda Safe-co binasının hemen önündeyim. Eğer Safe birliğine katılabilirsem, anomalileri yok ederek gelir sağlayabilirim...

Buğra, Safe-co binasına giriş yapar. Binanın içerisi iyice aydınlatılmıştır ve çalışanların hepsi takım elbiselidir. Buğra, takım elbiseli resepsiyoniste yaklaşıp, "AYEB timine katılmak istiyorum," der.

RESEPSİYONİST: AYEB mi? Anlaşıldı. Kimliğinizi verin ve 3. kattaki 4 numaralı odaya girin. Rütbeli Ender Bey size yardımcı olacaktır.

BUĞRA: Teşekkürler.Buğra kimliğini resepsiyoniste verip Ender Bey'in yanına gider. Kapıyı sarı saçlı, biraz kaslı, gözlüklü ve yeşil kıyafetli birisi açar; bu kişi Ender'dir.

ENDER: Merhaba bayım, nasıl yardımcı olabilirim?

BUĞRA: AYEB'e katılmak için geldim. Resepsiyonist beni buraya yönlendirdi.

ENDER: Anlıyorum.

Bay Ender masasından bir dosya çıkartıp Buğra'ya verir.

ENDER: Bunları imzala, sonra senin kayıt işlemlerini tamamlayalım.

Buğra dosyaya göz gezdirir. Bu dosyayı imzalatma sebebi belliydi: Eğer bir anomali tarafından ya da görev esnasında ölürse, Safe-co şirketi bundan hiçbir şekilde sorumlu olmayacaktı. Gerçi bütün şirketler bunu imzalatıyor, yani yapılacak bir şey yok. Buğra dosyayı imzalayıp Ender'e verir. Ender dosyayı aldıktan sonra başka bir evrak çıkartır...

Ender: Adın ne?

Buğra: Adım Buğra.

Ender: SAFE-co şirketinin AYEB timinde neden çalışmak istiyorsun?

Buğra: Anomalileri yok etmek ve gelir sağlamak için.

Ender: Geldik en önemli soruya... Bu, senin rütbeni belirleyecek. Senin tekniğin ne?

Buğra: Şeyyy... Tekniğim daha belli değil.

Ender: Nasıl belli değil? Sen yürek mi yedin? Bir tekniğin olmadan bir anomaliyi yenebileceğini mi sanıyorsun? Bu yaptığın, resmen ölüme davetiye çıkarmaktır!

Buğra: Lütfen bana bir şans verin, bir anomaliyi yenebilirim.

Ender telefonundan bir numara arar ve beklerler.

Telefon: Alo?

Ender: Zihni Bey, burada küçük bir sorunumuz var.

Zihni ve Ender telefonda biraz konuşurlar; Ender olan biteni anlatır.

Zihni: Demek durum bu...

Ender: Evet.

Zihni: Çocuğun kaydını yap ve onu F- rütbeli bir göreve yolla. Eğer oradan sağ gelirse kaydını tamamlarsın.

Ender: Tamam efendim.

Ender telefonu kapatır ve Buğra'ya döner.

Ender: F- rütbeli görevini başarıyla tamamlarsan AYEB'e kabul edileceksin.

Buğra bu sert şartı hiç tereddüt etmeden kabul etti. Ender'in verdiği yönlendirmeyle asansöre binip üst katlara doğru çıktı. Koridorlar sessiz, zemin ise atılan her adımda hafifçe yankılanacak kadar pürüzsüzdü. Sonunda aradığı kapının önüne geldi: 4. kat, 2 numaralı oda. Derin bir nefes alıp kapıyı hafifçe tıkladı ve içeri girdi. Oda, teknolojik cihazlar ve görev haritalarıyla doluydu. Masanın arkasında, bilgisayar ekranına gömülmüş, evrakları inceleyen bir adam oturuyordu. Kapının açılma sesiyle birlikte adam başını kaldırdı. Gözlüğünün üzerinden doğrudan Buğra’ya baktı; yüzünde hem yorgun hem de meraklı bir ifade vardı. Sandalyesinde geriye doğru yaslanırken, sakin ama tok bir ses tonuyla konuştu:

"Demek gelen sensin... Ben Fikret."

Fikret: Sen Buğra'sın, değil mi? Ender daha yeni mesaj attı ve durumundan bahsetti.

Buğra: Evet, benim. F- rütbeli bir AYEB görevi talep ediyorum.

Fikret, önündeki ekranı birkaç kez kaydırıp Buğra'yı baştan aşağı süzdü. Tekniği olmayan birinin bu odaya kadar gelmesi buralarda pek sık karşılaşılan bir durum değildi. Hafifçe iç çekerek çekmecesinden kalın bir dosya çıkardı.

Fikret: Pekala, cesaretine hayran kaldım doğrusu. Tabii ki, buyurun işte ilk göreviniz. Ama dikkatli olun; anomaliler şakaya gelmez.

Buğra: Müteşekkirim.

Buğra tam dosyayı alıp arkasını dönecekken Fikret onu eliyle durdurdu. Masanın altındaki çelik kasadan küçük, özel bir kutu çıkarıp masanın üzerine bıraktı.

Fikret: Bir de şunu alın. Madem bir tekniğin yok, eli boş gitmeni istemem. Bu ekipmanla görevi daha kolay yaparsınız. En azından hayatta kalma şansın artar.

Bölüm sonu

3 yorum