İçeriğe geç

Ayaz Vakti

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Ayaz Vakti

Bölüm 6

6.Bölüm

Siyahın en kalıcı ve en canlı tonunda ki gözlerini benimkilere dikti. Son derece ciddi ve kendinden emindi.

"Hayır. Sana aşık değilim."

Ne bekliyordum ki? Koskoca suç makinesinin daha yüzünü yeni gördüğü bir kıza kapılmasını falan mı? Ama hareketleriyle sözleri çelişiyordu. Bence bunda da bir iş vardı.

"Her neyse", diyerek konuyu değiştirmeye çalıştım.

"Biz asıl konumuzu konuşalım. Güven olmalı aramızda sır olmamalı."

Poyraz bir anda ayağa kalkınca bende ağaya kalktım. Harelerini gözlerime sabitledi ve bana içli içli baktı.

"Bu gün saat akşam dokuz sularında sana bir mesaj gelecek. Konum atılan yere tek başına git. Örgütümle tanışacaksın. Asıl ondan sonra konumuz açılacak ve bir daha kapanmamak üzere tarihe yazılacak."

İç çekti.

"Ama ondan önce sana son bir şey söyleyeceğim."

Cümlesini bitirince bana doğru bir adım attı. Bende reflexle geriye bir adım attım. Bu hareketimle Poyraz, dudaklarına tehlikeli bir sırıtış kuşandı. Tekrar bir adım atınca bu sefer hareket etmedim. Son bir adım da atınca artık neredeyse burun buruna gelmiştik.

Geriye çekilmedim ve yüzleştim. Her zaman yaptığım gibi. Korkakça davranmak bana göre değildi. Hiç bir zaman da olmadı. Ama eğer mahremiyetimi suistimal etmeye çalışırsa ağzının ortasına okkalı bir yumruk yiyecekti.

Poyraz'ın nefesi her suratıma çarptıkça temas ettiği alanı yoğun bir sıcaklık kaplıyordu. Yakmayan bir sıcaklıktı bu. Sessizliğe daha fazla dayanamadım ve sordum.

"Neyi bekliyorsun? Ne söyleyeceksen söyle işte."

Sorumla birlikte önce çapkınca sırıttı ama sonra kafasını uzatıp ağzını kulaklarıma yaklaştırdı.

"Bu vazgeçmek için son şansın. Eğer vazgeçmezsen bu yolda sonuna kadar birlikte yürürüz. Eğer vazgeçersen de o, eski yaşantına geri dönersin."

Ama bu kadarı da fazlaydı. Aşırı boş konuşuyor, guguklu kuş gibi saat başı "Yakında öğrenirsin.", diye çemkiriyordu.

Poyraz cümlesini bitirince onu boğazından tuttum ve ileriye sert adımlara atarak bedenini duvarla benim arama aldım. Başını duvara sabitlemiştim. Elim hala boğazındayken ona en sert bakışlarımı gönderiyordum. O ise bana hayran hayran bakmakla meşguldu.

"Bıktım, anlıyor musun? Bıktım. Senin sırlarından, bilmecelerinden , 'Yakında öğrenirsin' naraları atmandan, bana alttan alttan ilgin olduğunu vurgulamandan."

Derin bir nefes çektim ciğerlerime. Elimle boğazına biraz daha baskı yaptım.

"Bana bak! Ben seninle iş yapacaksam aramızda güven olacak. Beni duydun mu BOŞBOĞAZ!"

Poyraz kaşlarını çattı.

"Son söylediğin kırıcıydı."

Elimi boğazından çekerken suratına bağırdım.

"Kırıl! Bana ne."

Sonra ne halt ettiğimi anlayınca içimden bir lanet savurdum ve endişe dolu gözlerle ona baktım.

"Sence duydular mı sesimi?"

Sadece omuz silkmekle yetindi.

"Sanmam."

"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?"

Dudak büktü.

"Beni hafife almaktan vazgeç ,İnci tanem."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.