Yarışma gününün sabahında Gece, içindeki o garip huzursuzluğu ve göğsünü sıkıştıran baskıyı hafifletmek için sahil şeridinde sakin bir yürüyüşe çıktı. Kulaklığını takıp listesindeki o şarkıyı başlattı: Mehrab - Gelayol...
Farsça melodi kulağına dolarken zihninde şarkının Türkçe karşılığı yankılanıyordu:
“Solup giden bir çiçek gibi kurudum senin yokluğunda... Hayat bana hep en ağır yüklerini yükledi, şimdi elimde kalan sadece kırık hayallerim ve suskunluğum...”
Gece hüzünlenerek elini boynuna götürdü. Boynundaki Ay ve Güneş figürlü kolyesini avucunun içine alıp sıkıca sıktı. O kolyeye her dokunduğunda, hem hayatının karanlık taraflarını hem de o karanlığın içinden nasıl kendi ışığıyla doğduğunu hatırlıyordu. Zihninden ailesinin şiddeti, vurulduğu o lanet gece ve Adana Garı’nda Rüzgar’ın arkasında bıraktığı o yıkım geçti.
Derin bir nefes alarak deniz kenarındaki ahşap banklardan birine oturdu. Telefonunu çıkarıp "Aura" kullanıcı adlı sosyal medya hesabına girdi. Yarışma öncesi gelen destek mesajlarına ve yorumlara öylesine göz gezdiriyordu. Fakat binlerce yorumun arasında duran bir kullanıcı adı ve altındaki cümleler, Gece’nin parmaklarını ekranda dondurdu.
Yorum Rüzgar’a aitti.
Rüzgar, paylaştığı son paten videosunun altına tam olarak şöyle yazmıştı:
"Pateni kayarken, o adımları atarken adeta yaşıyorsunuz. Her kimseniz... bu adımları atabilmek zor olmalı. Başarılar."
Gece şaşkın ve donuk bir halde birkaç dakika boyunca ekrana baktı. Rüzgar onun Gece olduğunu bilmiyordu, "Aura" adıyla ve mavi maskesiyle kayan bu kızın zorlu adımlarına, ruhuna dokunmuştu. Gece titreyen parmağıyla Rüzgar’ın profiline tıkladı.
Profilin en üstünde yeni çıkan bir beste duyurusu duruyordu. Rüzgar, gitarıyla yaptığı o son akustik parçayı dijital platformlarda yayınlamıştı ve şarkının ismi **"Gecem"**di.
Gece’nin gözleri doldu. Göğsünde o tanıdık, ağır sızı yeniden belirdi. Rüzgar’ın pișmanlığını, o şarkıya döktüğü acıyı ve kendi adını o besteye kazıdığını görebiliyordu. Fakat Gece, gözünden süzülen tek damla yaşı silip derin bir nefes aldı. Rüzgar ne yaparsa yapsın, kaç beste yaparsa yapsın; kırılan saygı ve yaşanan o büyük yıkım geri gelmeyecekti.
Her şey bitmişti. Gece, telefonun ekranını kapatıp cebine koydu. Ayağa kalktı, yüzündeki mavi maskesini düzeltti ve yarışma salonuna doğru adımlarını hızlandırdı.