İçeriğe geç

AY VE GÜNEŞ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

AY VE GÜNEŞ

Bölüm 1

EMANET

Dışarıda, güneyin o alışık olmadığımız ılık güz rüzgarı esiyor, şömineden sıçrayan kıvılcımlar odanın loş duvarlarında dans ediyordu. Kızım başını dizlerime koymuş, gözlerini kırpmadan bana bakıyordu. Saçlarının arasında parmaklarımı gezdirirken, masanın üzerinde duran, kenarları aşınmış, deri kaplı eski kitaba kaymıştı gözü.

Yıllar önceydi... Kapımız çalınmış ve karşımda kuzeyin o soğuk, fakir topraklarından geldiği her halinden belli olan, sarı saçlı uzun boylu hafif kirli sakalı gözlerinde dumanlı bir yas taşıyan bir adam belirmişti. Adı Levin'di. Bana bu kitabı uzatırken elleri titriyordu, "Karia’nın size sözüydü," demişti. O gün anlamıştım; rütbeler sökülmüş, fırtına dinmiş ama geriye silinmeyecek bir efsane kalmıştı.

Kızım saçlarını okşayan elimi tutup sordu: "Anne, o kitapta ne yazıyor?"

Derin bir nefes aldım. Kalbimin bir köşesinde yıllardır sakladığım o sızı yeniden uyandı.

"Bu kitapta, bir zamanlar bu ülkenin gördüğü en güçlü, en korkusuz kadınlardan birinin hikayesi yazıyor kızım," sesimi dik tutmaya çalışarak ve devam ettim. "Bu kadın senin teyzen Karia'nın... Üvey annemizin zulmünden, babamızın esaretinden kaçmak için daha gencecik bir kızken saçlarını kesip orduya sığınan o inatçı kız,

“Anne görünüş nasıl sana mı benziyor?”

“Hayır kızım ben daha çok babama benziyorum ama teyzen anneme beziyormuş karia’nın saçları simsiyahtı gözlerinin rengi saçlarına benziyordu teni bembeyazdı zamanla güneş tenini eskitmişti ona rağmen çok güzeldi o uzun ve gür saçları hayran bırakırdı işte bu kitap o masum kızın nasıl bizden ayrılıp komutan olduğunun hikayesi."

Kızım merakla doğruldu. "Peki sonra ne olmuş neden ayrıldı niye bizimle değil?"

Kızıma hikayeyi anlatmanın zamanı gelmişti ablam Karia unutulmamalıydı"Sonra..." dedim, merakın aynı teyzene benziyor gözlerimi şöminenin ateşine çevirmiştim. "O koca orduları dize getirdi, güneyin en zengin saraylarında rütbeler kazandı. Kral ona kendi ırkımızdan, asil ve güçlü Miran’ı layık gördü. Ama teyzen... O tüm rütbelerini, güneyin sıcak güneşi altında kar beyazı bir kölenin gözlerinde kaybetti. Levin'in aşkında..."

Masanın üzerindeki günlüğün ilk sayfasını yavaşça açtım. Sayfalar sararmıştı ama Karia’nın dik, mağrur el yazısı ilk günkü gibi netti.

"Şimdi beni iyi dinle kızım," dedim. "Hikaye, ablam Karia'nın ordudaki o askerleri görüp peşlerinden koştuğu o tozlu köy yolunda başlıyor bu hikayeyi unutma sende kendi çocuklarına anlatacaksın söz mü? “ Söz anne..."

Karia henüz on yedi yaşındaydı. Üvey annemizin bitmek bilmeyen eziyetleri evimizin duvarlarını bir zindana çevirmişti…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.