İçeriğe geç

AY TAŞI

Bölüm 2 · 3 dk okuma

AY TAŞI

Bölüm 2

1.Bölüm:Tanışma mı ? Taşınma mı?

"Bir köprünün yanında duruyordum. Köprü çok sağlam gözükmüyordu fakat bana doğru gelen iki kişinin silüetini görüyordum. Başta kim olduklarını anlayamasam da bana doğru yaklaştıkça gelenlerin Asya ve Ceren olduklarını anladım. Önlerindeki tahtaların çoğu kırıktı. Bastıkları tahtalar aşağıya düşerken önlerindeki tahtalar yok denecek kadar azdı. "Durun!" diye bağırdım ama hala geliyorlardı. Durmayacaklarını anladığımda tüm gücümle onlara doğru koşmaya başladım. Son bir adım daha attıklarında aşağıya düşmeye başladılar. "Hayır!" diye bağırdım son kez.

"Açelya, hadi uyan!" diye seslenen kişinin Ceren olduğunu fark ettiğimde içim rahatlamıştı. "Ne gördün seni bu kadar korkutacak?" diye soran Ceren'e kısaca rüyamı anlattıktan sonra yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa gitmeden önce üzerime beyaz bir gömlek, altıma ise diz kapaklarımda biten bir etek giydim. Mutfağa gireceğim sırada çalan kapı ile adımlarımı kapıya yönlendirdim. Kapıyı açtığımda elindeki poşeti sallayarak, "Yeni komşumuz hayırlı olsun!" diye bağıran Asya'nın ardından kapıyı kapattım. "Ne komşusu, ne yenisi Asya, sabah sabah nereden geliyor bu enerji?" diye soran Ceren'e karşı Asya savunmaya geçti. "Dedi sabahın altısında spor yapmak için kalkan kadın." Ceren çatık kaşlarla kahvaltı hazırlamaya devam etti. "Peki, siz benim evimde ne yapıyorsunuz sabahın köründe?" diyerek sohbete dahil oldum. Hep birlikte sohbet eşliğinde kahvaltı yaptıktan sonra ceketimi alıp kapıya doğru yürümeye başladım. "Açelya, beni bekler misin?" diye seslenen Ceren'e onay verdikten sonra apartmanın camından dışarıya baktığımda, nakliye arabasının yanında duran kişiye baktığımda onun da benim olduğum cama baktığını fark ettim. Kısa bir süre bakıştıktan sonra başımı "Ne bakıyorsun?" anlamında salladıktan sonra, arkama döndüğümde ayakkabısını giyen Ceren ile karşılaştım.

"Asya, biz çıkıyoruz, çıkarken kapıyı kitlersin," diye seslenip merdivenlerden inen Ceren'e yetiştim. "Taşınan kişi erkekmiş, gördün mü?" diye sorduğumda Ceren alaycı bir tavır takınarak, "Ne güzel işte, bir koruyucu erkek meleğimiz eksikti, o da tam oldu," dedi. Okula doğru giderken bir yandan da sohbet ediyorduk. "O adamı çok tutmadı ama neyse," dedi Ceren. "Benim de gözüm tuttu, söylenemez," dedim.

Okula vardıktan sonra Begüm ve Taha'ya selam verdikten sonra dolabıma doğru yöneldim. Dolaptan ihtiyacım olan malzemeleri aldıktan sonra sınıfa doğru gitmeye başladım. Sınıfa girdikten sonra beni gören öğrenciler ayağa kalktılar, oturmaları için işaret ettim. "Öğretmenim, bu gün bedene çıkacak mıyız?" diye sordu Duru'ya, çıkacağımızı söyledim ve alkış sesleri yükselmeye başladı. 40 dakikalık dersin ardından öğretmenler odasına kapısını açtığımda, içeride çay içen Ceren'i gördüm. "Yok mu bana da çay?" diyerek içeriye girdim, sonra kağıt bardaklardan bir tane aldıktan sonra bardağıma çay doldurup, Ceren'in yanındaki boş sandalyeye oturdum. "Akşam oturmaya gelsenize, Asya'yla birlikte sohbet ederiz," diye sordum. "Geliriz tabii Açelya çiçeğim," dedi Ceren. "O zaman eve dönerken yiyecek bir şeyler alırız o zaman," diye teklif ettim. "Çok isterdim ama çıkışta işlerim var, üzgünüm, tek gitmek zorundasın," dedi Ceren. Ceren'in söyledikleri beni hayal kırıklığına uğratsalar da kulaklığımı almanın verdiği mutlulukla hayal kırıklığım çabuk geçti. Çalan zille beraber oturduğum sandalyeden kalkıp sınıfa doğru yöneldim.

Son dersin ardından öğretmenler odasından eşyalarımı alıp çıkışa doğru yürümeye başladım. Kulaklığımı kulağıma takıp en sevdiğim şarkılardan birini açtım. Yürümeye devam ederken yanımdan geçen araba aniden durdu. Arabanın içinde bana bakan kişi, üst katımıza yeni taşınan kişiydi. "Sanırım siz yeni komşumsunuz, eğer ev gidiyorsanız sizi de bırakabilirim," diye sordu fakat onu daha tanımıyordum bile, neden arabısına binecektim? "Hayır, eve gitmiyorum ama gidiyorsam da bundan size ne, ayrıca arabınıza binmem, şimdi gider misiniz?" diye tersledim adamı. "Adım Barlas, bir şeye ihtiyacınız olursa beni arayabilirsiniz," diye teklifte bulundu, sanki ona ihtiyacım olacakmış gibi. "Tebrikler, ihtiyacım olan insanlar listesinde sonunda bile yer alamadınız," diyip bir yandan alkışlamaya başladım. "Böyle bir listenin olduğunu bilsem hazırlık yapıp gelirdim," dedi dalga geçer gibi. "Şimdi buradan gidip karşıma çıkmazsanız bana en büyük iyiliği yapmış olursunuz, şimdi gider misiniz?" "Bu arada, isminiz neydi? Benimki Barlas," dedi. "Açelya be, ve tanıştığıma hiç de memnun olmadım, lütfen artık gider misiniz?" dediğimde nihayet arabasını çalıştırıp gitmişti. Sağımda kalan bakkala girip akşam için atıştırmalık bir şeyler alıp eve doğru yürümeye başladım. İçimden bir ses yeni gelen adamla çok anlaşamayacağımızı söylese de, çoğu aldırış etmedim. Eve vardığımda içeriye girip sıcak bir duş aldım. Duştan çıktıktan sonra dün akşamdan kalan yemekleri ısıtmaya başladım. Yemekleri tabağıma alıp içerideki koltuklardan birine kuruldum. Bir yandan yemeğimi yiyip, bir yandan da izleyebileceğim bir film açtım. Yemeğim bittikten sonra tabaklarımı koyduğum sırada başım dönmeye başladı ve gerisi bulanıktı.

Bölüm sonu

16 yorum