İçeriğe geç

Ay parçam

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Ay parçam

Bölüm 2

Ay parçam

Atlas'dan

"ay parçam, hadi geç kalacağız"

"geliyorum Ay'ım, bir dakika"

Bir dakika dese bile bir saat süreceğini bildiğim makyajını yapıyordu. Aslında makyaj yapmadan da güzel, bunu ay parçama her zaman söylüyorum ama kendi istediğini yapmakta özgür ve ben onu kısıtlayamam böyle bir hakkım yok. Yarım saat süren makyajın ardından yanıma geldi

"ben hazırım çıkabiliriz"

Önce onu süzdüm. Çok güzeldi. Kombini;

(Lavin'i üzerinde düşünün)

"her zamanki gibi mükemmelsin ay parçam"

"yaa beni utandırıyorsun Atlas"

Yanakları kıpkırmızı olmuştu. Dünya üzerindeki en güzel kadındı benim gözümde.

"ay'ım neyi bekliyoruz hadi çıkalım"

Bana genelde Ay'ım der bende ona Ay parçam derim çünkü o benim diğer yarım, beni tamamlayan kadın, bana kendimi, bu dünyayı, yaşamayı sevdiren kadın. Bazen Ay'ım diyerek bazense adımla seslenir. Ben Ay parçamın bana adımla seslenmesini ya da Ay'ım diyerek seslenmesini asla sorun etmem ama bu ay parçam için geçerli değil, ona adıyla seslenirsem öfke krizi geçirme olasılığı çok yüksek. Arabaya doğru ilerledik. Yarım saat yolculuktan sonra bize edilen davet yerine gelmiştik.

"hoş geldiniz Atlas bey, arkadaşlar size yerinizi göstersin"

Bu benim çalıştığım şirketin davetiydi. Bugün ise şirketin 10. Yılını kutluyorduk. Sevdiğim kadınla masamıza oturduk

"güzelim içecek filan istermisin?"

"gerek yok Ay'ım"

Güzelliği gözlerimi kamaştırırken iş arkadaşım Orkun'u yanımıza yaklaşırken gördüm. Orkun ile sadece iş arkadaşıydık aramızda ileri gitmeyecek kadar olan bir mesafe vardı

"dostum nasılsın"

Dostum mu? Bu adam ne saçmalıyor

"iyiyim Orkun bey siz?"

O korumasa da ben aramızdaki saygı çerçevesini koruyacaktım

"dostum saygıyı bir kenara bırakmalısın"

Bakışlarını ay parçama çevirdi

"beni bu güzel hanımefendi ile tanıştırmayacak mısın? Ne kadar ayıp. Bu arada hanımefendi sizde diğer kadınlar da görmediğim bir güzellik var"

Ay parçama yanaşıyordu. Buna daha fazla dayanamayacak söze atlayacaktım ki ay parçam benden önce davrandı

"o diğer kadınlar da görmediğiniz güzelliği bende asla göremezsiniz"

Orkun ay parçamın dediğini anlamamıştı

"neden?"

"çünki o güzelliği tek bir adama gösteririm ve o adamda yanımda, eğer izin verirseniz sevdiğim adamla yalnız kalmak istiyorum"

Ay parçam Orkun'u nazik bir şekilde kovmuştu, bana kalsa adamı yumruk manyağı yapardım, ama yanımda ay parçam vardı ve onun zarar görmesine ya da korkmasına izin veremem, onun gözünden tek bir damla gözyaşı bile akmaması için dünyaları verirdim.

"peki öyle olsun"

diyerek uzaklaştı yumruk manyağı yapmak istediğim adam. Bende ay parçamın belini tutup onu kendime çektim

"gördün mü adamın yüzü ne hale geldi"

"görmez olur muyum ay parçam. Ama adama da hak veriyorum, seninle rastlayarak en büyük hatayı yaptı"

"ne!?"

"ay parçam öyle demek iste-"

"Atlas ben senin içinde büyük bir hatamıyım?"

"ay parçam hayır tabikide, bu dediğim sadece onun için geçerliydi. Sen benim hatam değil en büyük şansımsın"

Bunu bilerek yaptığını biliyordum çünkü benim her gün ona açıklama yapmanı istiyordu, bunu beni sinirlendirmek için yapıyordu ama beni sinirlendirmeyi bırak ben ona iltifat ediyordum,bu da hoşuma gidiyordu tabi

"ya sen ne zaman bu kadar tatlı oldun?"

"seninle tanıştığım gün"

"Atlas burası çok sıcak oldu terasa çıkalı mı?"

"çıkalım güzelim"

Onu onayladıktan sonra terasa çıktık. Bugün dolunay vardı. Ay parçam beni dolunay olarak tanımlıyordu bende onu yarım ay olarak. Ayın halleri değişir değil mi? Bazen dolunay, bazen yarım ay, bazen hilal, bazense gözükmeyen gizli bir gölge...

Ay parçam ile beraber terasa çıktığımda derin bir nefes aldım. Her zaman yaptığım gibi ay parçam yanımda olduğu için içimden dualar ettim. Onu kendimden bile çok seviyordum, kendi canımdan bile çok... Ay parçam bana döndü

"ben bir lavaboya gidip geleceğim, makyajımı tazelemem lazım, sen sakın buradan ayrılma"

"tamam güzelim ben burada seni bekliyor olacağım"

Ay parçam gittiğinde terası daha dikkatli inceledim. Arkamda birinin olduğunu hissediyorum, ona doğru döndüm

"sonunda geldin bugün seni göremeyeceğim için çok korktum dostum"

Bu benim dostum, Baran'dı. Şakaları çok severdi ama şimdi çok ciddi görünüyor yüzüme düz bir ifade ile bakıyordu.

"Baran iyi misin?"

"senin yüzünden oldu"

Diyerek üzerime doğru geldi ve beklemediğim bir hareket yapıp beni aşağı itti. Peki benim yüzümden olan şey neydi? Sanırım bunu hiç bir zaman ögrenemeyecektim çünkü şuanda terasdan aşağı düşüyordum. Zaman durmuş gibiydi. Sanki Ay parçamın bana seslenişini duyuyordum.

Ay parçam ile yaşadığım anılar gözümün önünden su gibi akıp gitti. Tek bir duygu hissediyordum.

Endişe.

Kendim için değil, geride bırakacağım ay parçam için endişe duyuyordum. O bensiz nasıl dayanırdı. Ay gözükmeyen bir gölge olduğunda diğer yarısına ne olurdu? Ayın karanlığa gömülürdü. Umarım ay parçam karanlığıma gömülmez...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.